30 Aralık 2010 Perşembe

Havuçlu Patatesli Pirinç Pilavı


 (Made İn Minti)

 Yağmurlu bir Ankara sabahından muhabbetlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum herkese.
Bebeğimin uyuduğu şu dakikaları değerlendirmek istiyorum son saniyesine kadar.yaklaşık 20 dakikalık pilatesimi yaptım:)Mutfağımda biraz gecikmişte olsa aşurem pişiyor.yaklaşık 5 senedir her aşure zamanı pişirmeye çalışıyorum.3 senelik bekar evimde bile pişirdim:)Aşure gününün hayrına ve aşurenin evlere getirdiği berekete inananlardanım.

Şimdi ise;yeşil çayım eşliğinde,sizlere leziz pilav tarifimi de vermek istiyorum.Eh taktir edersiniz ki bebeğim uyandığında,onun oyun arkadaşı olmaktan başka birşey yapamıyorum:)
(laf aramızda bundan hiç şikayetçi değilim) :)

Bu pilavı ilk kez denedim.Mutfağa giripte şööyle birşeyler ortaya çıkarmak istediğim zamanlarımdan birinde çıktı ortaya.yani tarif baştan sona bana ait:))

Bu nedenle BEN BULDUM! diyorum ve sevgili arkadaşım Hayattan azıcık isimli bloğun sahibesi Estergonyeşilin düzenlediği BEN BULDUM etkinliğine gönderiyorum.Kendisine kolaylıklar diliyorum...

Malzeme Listesi:
1 su bardağı pirinç
2 adet orta boy patates
1 adet orta boy havuç
2 su bardağı su
1 y.k tereyağ
2 y.k sıvıyağ
1 adet et buyyon
1 adet iri soğan

Yapılışı:
1-ilk olarak yemeklik doğradığınız soğanı sıvıyağda hafif rengi dönünceye kadar kavurunuz.üzerine yıkadığınız pirinci ekleyerek iyice kavurunuz.

2-kavrulan pirinçlerin üzerine et buyyonu ufalayarak,tereyağıyla birlikte ekleyiniz.pirinçlerle birlikte bir miktar daha kavurmaya devam ediniz..diğer taraftan havuç ve patateslerin kabuklarını soyarak halka halka doğrayınız.kızartma yaparken kullandığınız yağda,patates ve havuçları çok hafif kızartınız.ama çok az kızartmaya özen gösteriniz.dilerseniz hiç kızartmadan da koyabilirsiniz ki daha hafif olacaktır.ama bu şekilde lezzeti ikiye katlanıyor yaptığınız pilavın,belirtmek isterim:)

3-pilavı pişireceğiniz tencere yada tavanın dibine kızarttığınız patates ve havuçları,sıralaması gönlünüzce olacak şekilde diziniz.kavurduğunuz pirinçleri üzerine ekleyiniz ve kaşık yardımıyla düzleyiniz.

4-kaynamış suyun ilk önce bir bardağını koyunuz ve kısık ateşte pişmeye bırakınız.bir süre sonra kalan suyu da ilave ediniz.bir süre ağzı kapalı pişirdikten sonra tamamen suyunu çekmesi için kapağını açınız.piştikten sonra ağzına havlu kağıt sererek 15 dakika kadar kapağı kapalı halde dinlendiriniz.
ve servis yapacağınız tabağa ters çevirerek tabandaki sebzelerin üste gelmesini sağlayınız.afiyet olsun...



mintiden notlar:
***Bu tarif tamamen bana ait.internette benzer tarifler vardır illaki.ilk denemem olduğu için çok az miktarda yaptım ama tadına doyamadık.dilerseniz siz,yapacağınız kişi sayısına göre miktarı artırabilirsiniz.

***Yaptığım minik bir hatayı da belirtmeliyim ki;sebzeler dizdiğim şekliyle çıkmadı pilavın üstüne, içine karıştı pilavın.çünkü;suyun hepsini birden ve hızlı bir şekilde ekledim tencereye.siz aynı hataya düşmeyin diye belirtmek istiyorum.suyu mümkün olduğunca yavaş ilave edin ve kısık ateşte pişirmeye özen gösterin...

***tabi bu pilavı kendimiz için yaptığımdan,sebzelerin dizili halde olmaması çok sorun olmadı benim için.ama davet sofraları için denediğim de daha dikkatli olacağım kesin:) 

***************
 
Yüreğimizden merhameti,şefkati,sevgiyi eksik etmeyelim emi dostlarım...
Kapımızı çalanı,bize el açanı asla geri çevirmeyelim....
En yakınımızdaki muhtaça sırtımızı dönmeyelim ne olur...
Bu gün Allah rızası için tüm yaratılanları,Yaradandan ötürü hoş görelim....
Bu davranışımızı hayat sklamız haline getirelim, 
yüreğimizi her sabah sevgiyle yıkayalım...
Bugün bir yetimin başını okşamayı,bir dostla hasbihal etmeyi unutmayalım....
Bugün sevdiğimize,yavrularımıza ana babalarımıza daha bi içten seni seviyorum diyelim...

yüreğimizde kötüye dair ne varsa,en güzelle değiştirelim ne olur:)
BUGÜN...
VE HERGÜN...

sevgi ve kardeşlik adına esen kalın...
mintiden sevgiler


28 Aralık 2010 Salı

Domatesli Biberli Patlıcan Ruloları


 Lezzet yolculuğumuz devam ediyor.
Daha evvel size çıtır patateslerimin yanında yaptığım,
hafif mi hafif,lakin çok lezzetli reçetemi paylaşacağımı söylemiştim.
işte...
Çıtırtılı lezzet patates kızartmasının yanında,
onun lezzetini gölgeye düşürecek enfes bir tat...
Patlıcanın,mangaldaki hafifliği ve lezzetiyle,hazırladığım harcın enfes aroması birleşince,böyle bir lezzet çıkıverdi ortaya.
İsim anneliği de,görsel lezzeti de bana ait:))
Gerçekten denemenizi istiyorum.

Malzeme listesi
3-4 adet patlıcan
1 adet kırmızı biber
2-3 adet yeşil biber
2 adet orta boy soğan
2-3 diş sarımsak
2-3 yemek kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı salça
tuz,karabiber
köri 
1 adet defne yağrağı

Yapılışı:
1-İlk olarak patlıcanları alaca olarak soyup ince kesitler halinde dilimleyiniz.Patlıcan dilimlerinin her iki tarafını da mangalda,eğer buna imkanınız yoksa da tost makinesinde pişiriniz.
2-Diğer taraftan bir tavaya birazcık sıvıyağ koyup,julyen doğradığınız biberleri ve soğanları ilave ederek çok hafif kavunuz.Üzerine doğradığınız sarımsakları ve soyulmuş domatesleri ekleyiniz.


3-Dilerseniz 1 tatlı kaşığı kadar da domates salçası ekleyebilirsiniz.Tuz ve baharatlarını ekleyerek çok az su ile pişmesini sağlayınız...

4-Patlıcan dilimlerinin arasına hazırladığınız bu harçtan bir miktar koyarak,rulo şeklinde sarınız.Dilerseniz bu aşamadan sonra üzerine kaşar dilimleyip fırına atabilirsiniz.Ya da salçalı sos yapıp,üzerine dökerek 10 dk. kadar fırında bekletebilirsiniz.
Lakin ben hiç bir işleme tabi tutmadım.Patlıcanlar da,içi de piştiği için,sadece rulo yapıp servis tabağına aldım.


5-Bu lezzetin yanında mutlaka,ama mutlaka sarımsaklı yoğurt öneriyorum.Sarılan ruloları sarımsaklı yoğurt eşliğinde afiyetle yiyiniz...



 Çıtır patates kızartması ve patlıcan ruloları...
Sarımsaklı yoğurt eşliğinde,bu iki lezzet şahane oldu inanın,birbirine çok yakıştılar.Yaz gelsin hemen yapacağım yeniden.taktir edersiniz ki kış patlıcanları lezzetten nasibini pek almıyorlar :))


Herkese mintiden sevgiler....
Kederleriniz uçup gitsin,
Mutluluklarınız XXXL olsun inşallah:))
Sevgi ve muhabbetle kalın efendim:)


26 Aralık 2010 Pazar

Mercimekli Çiğ Köfte (Malatya Yöresi)

 

 Mercimekli çiğ köfte bildiğim kadarıyla bir Malatya lezzetidir.bu konuda kesin bir bilgi elimde olmamasına rağmen,başvurduğum bir çok kaynak beni Malatya olarak bilgilendirdi.güzel vatanımın hemen her yerinde yapılıyordur elbette.ama biz Malatyalılar için neredeyse vazgeçilmezdir.bizim oralarda ikiden fazla hanım biraraya gelecekse,o ortamda mercimekli çiğköfte yada kısır muhakkak olur:)

benim ise sıklıkla yapmadığım lakin her yapışımda hasretle,özlemle yediğim bir lezzettir.öylesine çok özlemiştim ki geçenlerde eşime farklı bir yemek yapıp,kendime mercimekli köfte ziyafeti verdim.eh kendim için yapınca da haliyle az yaptım...yapmışken sizlere de sunayım istedim...

Malatya'nın bu vazgeçilmez lezzeti için gerekli olan malzemeler:

1 su bardağı kırmızı mercimek
2,5 su bardağı orta bulgur                     

2 y.k. domates salçası
1 y.k. biber salçası

1 çay bardağı sıvıyağ
2-3 baş kuru soğan
5-6 dal yeşil soğan
çeyrek demet maydanoz
Karabiber kırmızı biber
kimyon-tuz 
  













       
 sunumunda;bir kısmını çiğ köfte gibi şekil verdikten sonra kalanına, bu şekilde elma görünümü kazandırmak istedim.çatalla enfes oldu yerken.eh servis yaptığım kişi kendim olunca nasıl tatmak istediysem o şekilde sunum yaptım haliyle.ama gerçekten ben bu köftenin damağımda bıraktığı o yumuşacık lezzete bayılıyorum...

 hazırlanışı:

1- 1 su bardağı kırmızı mercimeği yıkayıp,4 su bardağı  ile ateşe koyunuz ve pişiriniz.suyunu çekmeden altını kapatınız.



2-ince bulguru derin ve yayvan bir kaba alınız,üzerine sulu mercimeği ekleyerek karıştırınız.kabın üzerini iyice kapatarak,bulgurlar ıslanıp şişene kadar (15-20 dakika) bekletiniz.

3-bu arada 2 adet kuru soğanı yemeklik doğrayıp tavaya alınız. bir çay bardağı sıvıyağla soğanlar hafif renk değiştirinceye kadar kavurunuz.üzerine biber salçasını(bu tamamen arzuya bağlı,dilerseniz koymayabilirsiniz)  ve domates salçasını ekleyiniz.üzerine tuz ve baharatları da ekledikten sonra salçayı kavurup altını kapanız.

4. hazırladığınız harcı bulgur-mercimek karışımına ekleyiniz. tüm malzemeyi karıştırıp iyice yoğurunuz.

5. daha evvelden yıkayıp,doğradığınız yeşil soğan ve maydonozu da ekleyip yoğurma işlemine devam ediniz.çiğ köftenin yeşilliklerini ince kıymaya özen gösteriniz.


6. bu aşamada dilerseniz yeniden sıvıyağ ekleyebilirsiniz.yoğurduğunuz köftelerden ceviz iriliğinde parçalar alıp,avucunuzun içinde şekil vererek servis tabağına diziniz...


 mintiden notlar:


***eğer çiğ köfteniz şekil veremeyeceğiniz kadar yumuşak olduysa hemen paniğe kapılmayınız.ayrı bir yerde bir miktar ince bulguru sıcak suyla ıslatıp iyice suyunu çekip yumuşamasını bekleyiniz.ve ıslattığınız bu bulguru çiğ köftenize ekleyerek kıvam kazanmasını sağlayınız...

***bu köftenin olmazsa olmaz baharatı kimyondur.lütfen mahrum bırakmayınız.annemler memelekette kısır ve çiğköfteye çok az reyhan da eklerler.ama ben aromasını çok beğenmediğimden eklemiyorum.


***yine ben minti olarak biber salçası da kullanmıyorum.ama mercimekli köftenin orjinal tarifinde olduğundan malzeme listesine eklemek istedim...


afiyetler diliyorum...
yüreğinizden sevgiyi,kardeşliği dostluğu eksik etmeyin diyorum...
mintiden sevgiler

24 Aralık 2010 Cuma

Çıtır Patates Kızartması....


 Herkese hayırlı akşamlar diliyorum.
Bu kızartmayı hemen hepiniz,çökertme kebabından biliyor olmalısınız.
Ama ben bunu,çökertme kebabı yaparken değil de,patlıcanlı bir lezzetin yanında yapmayı tercih ettim ki şahane oldu gerçekten.Bildiğim kadarıyla patatesleri kibrit çöpü inceliğinde doğrayan aparatlar var,lakin ben bildiğiniz rendenin iri tarafını kullandım yaparken.



Yapımı oldukça basit,yemesi inanılmaz keyifli.
Üstelik tahmin edilenin aksine, aşırı yağ da çekmiyor.
Eğer denemediyseniz,mutlaka bir ara deneyin derim...
Biliyorum bol kalorili,lakin lezzeti için değer diyorum.

Dilerseniz üzerine sarımsaklı yoğurt dökerek de yiyebilirsiniz...biz öyle yaptık,lezzetini ikiye katladık :)

Ben bu lezzetin yanında değişik bir de patlıcan tarifi denedim.
kızartma biraz kalorili olduğundan,
Patlıcanı ızgarada pişirip şahane bir içle sardım.ilerleyen zamanlarda o,tarifimi de paylaşacağım sizlerle.

Çıtır kızartmanın yapılışına gelince:

**Arzu ettiğiniz miktarda patatesleri yıkayıp,soyup,rendenin iri tarafıyla iri iri rendeleyiniz.

**Genişçe bir kabın içine koydunuz patatesleri,nişastası tamamen akıncaya kadar yıkayınız.Ben kabı 3-4 kez suyla doldurup boşaltarak iyice yıkadım.
**Daha sonra üzerini geçecek kadar bollukta su koyup,yeteri miktarda tuz atarak yaklaşık 20 dakika bu suda bekletiniz.

**Patateslerin suyunu tamamen süzdükten sonra,patates kızartmasında kullandığınız yağda kızartıp servis tabağına alınız....

**Dilerseniz havlu peçete üzerine alıp,yağını iyice çektikten sonra da servis tabağına alabilirsiniz.

Bana çok yağlı gelmedi.Cips tadında enfes bişey inanın bana..

 Şimdiden yapanlara,yiyenlere afiyet olsun diyorum...




Ayrıca sevgili güloanne beni bu güzel ödüle layık görmüş.Kendisi inanılmaz naif bir insan.Teşekkürlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum.tam da yeri gelmişken beni bir ara ödül ve mim yağmuruna tutan sevgili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.Bir çok kez mimlendim.Bir çok kez ödüle layık görüldüm lakin o dönem çok telaşeli olduğumdan tam olarak kimler gönderdi sonradan hatırlayamadım.Hatırladıklarımı eklemek istedim,lakin unuttuklarıma ayıp olur diye eklemekten vazgeçtim.Mintinin telaşeli hayatını hoşgermenizi ve gecikmiş teşekkürlerimi kabul etmenizi rica ediyorum.
sevgi ve saygılarımla...

22 Aralık 2010 Çarşamba

Kolay Su Böreği (Hazır Su Böreği Yufkasından)

 
Kim bir bardak taze demlenmiş çayın yanında,
şööööyle fırından yeni çıkmış su böreğine hayır diyebilir ki?
Sanırım neredeyse hiç kimse.
Şöyle naaar gibi kızarmış bir görüntü,
tepsiyi fırından ilk çıkardığınız anda ki o, cızır cızır kızarma sesi,
mutfağınıza yayılan misss gibi taze börek kokusu...
Sanırım gerçekten asla hayır diyemeyeceğim bir lezzet bu.
Su böreğini Ankara'da en çok "Aslı Börek'ten yemeyi seviyorum.
Aslı böreği ise,ilk kez nişanlı olduğum dönemde keşfetmiştik eşimle.Carrefour'dan alıp,eve götürmüş,sonra birlikte bir çay demleyip afiyetle yemiştik.gerçi o lezzeti bir daha hiç biryerde alamadım.Ama Sini'den de denemek lazım diye düşünüyorum.Yolumuz Sini'ye düşerse inşallah:)
**********
Neyse gelelim kolay böreğimize.Ne yalan söyliiim ben öyle incecik baklava yufkası açamıyorum.Hiç su böreği yufkası da açmadım üstelik.Ama eşimin ne çok sevdiğini bilirim bu böreği.
Hep hayalimdi; o,işten gelince miss gibi su böreği kokusuyla onu kapıda karşılamak.
Nihayet oldu.

Tabiki hazır su böreği yufkası sayesinde:)


Bebeğimle marketleri gezerken bir de ne göreyim;bingo!!
Aman Allah'ım hazır su böreği yufkası:)
Gözlerimde bir pırıltı,dudaklarımda HAİNCE bir gülümseme,aldım yufkayı eve geldim.Bebeğimi uyuttuktan sonra,sıvadım kolları,girdim mutfağa,hazırlayıp,yaptım su böreğini.Ve kaybettim tüm izleri ortadan.
Sonra eşim eve gelinceee...
TATATATAAM !!! :)
Eşimden,birbiri ardına gelen tepkiler ve ilk diyaloğumuz aynen şöyleydi;
-Aman Allahım sen su böreği mi yaptın?                     EVET   :)
-Komşularla birleşip su böreği günü mü yaptınız yoksa?HAYIR :(
-Kesin Gülay abla su böreği hamuru getirdi o zaman?     HAYIR:(
İhtimal bile vermiyor benim yapacağıma...
Bende de hazırlıklar tam tekmil tabii;laptop mutfak masasında,Uzman tv'de su böreği videosu açık,su böreği pişirdiğim tencere,soğuttuğum geniş kap mutfak tezgahında:)
Hepsi benim yaptığımı işaret etmekte.
"Ben yaptım diyorum kıs kıs gülerek:)Ama nasıl eğleniyorum:)"
"Nasıl yaptığını söyle" diye tutturunca,
"Tamam sen ye,beğenip beğenmeme durumuna göre söyleyeceğim" dedim.
(Sanki beğense de,beğenmese de sonuç değişecek de,
Hazır yufka işte,yalan mı söyleyeceğim:)))


Neyse demlenmiş çayın yanında,yaptım su böreği servisini,beğendi ama hala inanmıyor.Hazır mı bu? diye tutturdu bu kez.
Beğendiğini itiraf ettikten sonra,sakladığım hazır yufka poşetini gösterdim kendisine.
"Vay be!! Demek  bunun da hazırını çıkardılar sonunda, ama tadı enfes"dedi:))
Ben de muradıma ermiş oldum tabi.
*******
Eşimin,özellikle ilk kez yiyeceği yada hazır yapılan lezzetler konusunda müthiş bir önyargısı vardır.Hazır yufka deseydim burun kıvırarak yiyecekti.Açıklamayı sonunda yapmam işe yaradı anlayacağınız:))
Eşime;su böreğinin lezzetine varmak,bana da;bu durumun sonunda aldığım iltifatlarla,
KOCA BİR TEBESSÜM kaldı:)))
şimdi hazır su böreği için gerekli malzemelere geçelim:

şimdi hazır su böreği için gerekli malzemelere geçelim:

1 paket hazır su böreği
yufkası

(benim aldığımın markası ekin di.lakin farkedeceğini düşünmüyorum.tüm marketlerde
bulabilirsiniz.içerisinden 5 adet yufka çıkıyor)

250 gr.peynir
yarım demet maydonoz
1 su bardağı sıvıyağ
tuz

üzeri için:
2 adet yumurta
1 çay bardağı yoğurt
bir fiske karbonat
tuz

yapılışı:
1-Hazır su böreği paketinin içinden 5 adet yufka çıkmakta.bildiğiniz gibi su böreği biraz kalınca olduğu zaman,daha lezzetli olmakta.bu nedenle ben küçük bir borcam kullanmayı tercih ettim.şöyle söylemeliyim ki kullandığım borcam 26 cm.çapından daha küçüktü.

İşe borcamı yağlamakla başlayınız.bu arada da genişçe bir tencerede suyu kaynamaya bırakınız.içerisine birazcık sıvıyağ ve tuz atınız.
2-Paketten çıkan yufkalardan birini en üstü için ayırınız.Geriye kalan yufkalardan 2sini bıçakla parçalara bölerek tencerenize sığacak ebatlarda küçültünüz.

3-Parçaları kaynayan sıcak suyun içine atarak 2-3 sn. kadar kaynatınız.bu arada bir kaba da soğuk su koyunuz.Kaynattığınız yufkaları hemen soğuk su kabına atınız.soğuttuğunuz yufkanın suyunu,elinizle sıvazlayarak süzülmesini sağlayınız ve tepsiye diziniz.

4-Her katın arasını sıvayağla iyice yağlayınız.2 adet yufkaya bu işlemi uyguladıktan sonra,üzerine daha evvelden ezip,hazırladığınız ve ince kıyılmış maydonozla karıştırdığınız peynir karışımını seriniz.

5-Üzerine,kalan 2 yufkayı parçalara bölerek,yine aynı şekilde önce 2-3 sn. kaynatıp daha sonra soğutarak suyunu süzüp tepsiye diziniz.

6-En son 5. yufkayı,hiç bir işlem uygulamadan seriniz.üzerine yoğurt,yumurta,sıyağ,tuz ve kabartma tozunu karıştırıp dökünüz.

7-Daha evvelden ısıttığınız 180 derecelik fırında yaklaşık 30-35 dakika kadar pişiriniz.inanılmaz kabarıyor.tepsinin ortası kümbet şeklini alıyor.önemli olan iyi pişirmek ve üzerini iyi kızartmak.


Ben en üst kısım için yufka ayırmayı unutmuş onu da kaynatmıştım.hemen söylemeliyim ki test ettim onayladım,kaynatarak en üst kısmı sererseniz kızartmakta ve çıtır çıtır bir görünüm oluşturmakta zorlanırsınız.Ama dünyanın sonu değil elbette.Minti de çözümler bitmez.Üzeri kızarmakta gecikince,minti borcamı çıkardı başka bir tepsiye ters çevirdi ve alt kısmını,üst kısmını sırayla kızarttı.Böreğin yüzeyi suyunu çekince,haliyle kızarmaya balşladı.Pişme süresi biraz uzamış oldu.
Bu nedenle tavsiyem en üst kısmına kapatacağınız yufkayı haşlamayınız.



21 Aralık 2010 Salı

Zeytinyağlı Mantar Sote...


selamlar dostlarıma...
hava Ankarada oldukça güneşli.acele yazıyorum yazımı.çünkü bebeğimi alıp parka götürmek ve güneşin tadına varmak istiyorum birlikte.tabi uyanır uyanmaz anneciği karnını doyuracak evvela.
ona özel yaptığı balkabağı  çorbası ve ızgara somon lezzetleriyle.
sonra meyve püremizi hazırlayıp yanımıza alacak ve yola düşeceğiz minik oğlumla...


evet ben gezmedeyken size de mantar lezzeti sunayım istedim:))

işte size mintiden değişik bir mantar keyfi.
domates yada salça eklemiyorsunuz.
mantarın gerçek lezzetine doymanın verdiği hazzı yaşıyorsunuz.
ben ilk kez domatessiz yaptım ve çok beğendim.
beğeneceğinizi ümit ediyorum.
en güzel sevgi ve muhabbetlerimle
şimdiden afiyet olsun diyorum...

Malzemeler:
1 paket mantar (10-12 adet kadar)
2 adet orta boy kuru soğan
3-4  adet yeşil biber
1 diş sarımsak
3 yemek kaşığı zeytinyağı
karabiber
tuz,çok az şeker

hazırlanışı:
1-İyice yıkadığınız ve eğer soyulabiliyorsa,soyduğunuz mantarlarıiri iri iri doğrayınız.

2-teflon tavaya çok az su ve tuz eşliğinde mantarları ilave ediniz ve suyunu çekinceye dek pişiriniz.yemeklik doğranmış soğanları, sarımsak ve biberleri ilave ederek birlikte soteleyiniz.
3-tuzunu ve şekerini de ekleyip iyice suyunu çekinceye dek pişiriniz. ve ılık servis yapınız.

afiyet olsun...


mintiden notlar:
***manratları soyarken zorlanmamak için; bu işlemi  az akan ılık su altında kolaylıkla yapabilirsiniz. 

***mantarları işleme tabi tutmada zaman kaybedecekseniz,kararmaları için limonlu su içinde bekletmenizi öneriyorum.

***ben bu lezzeti,soğuğa yakın bir ısıda servis yapıyorum inanılmaz leziz oluyor.domatesi yanına dilimliyorum,farklı olarak salça da eklemiyorum.
 ***alternatif mantar önerisidir.sebzelerin aldante olması da yine bu lezzetin diğer bir ayırıcı özelliğidir.meze tadında bir lezzettir.


mintiden herkese sevgiler
afiyet olsun...

20 Aralık 2010 Pazartesi

Ispanaklı Peynili Saç Böreği


en derin sevgi ve muhabbetlerimle,

bu gün teyzemin saçda yaptığı enfes el açması ıspanaklı böreğiyle merhaba demek istedim.
yine memlekete gittiğimde bana özel yapmıştı teyzeciğim saç böreklerini.özlemişimdir diye ilk önce elleriyle yaptığı mayalı ekmekleri,halis muhlis Malatya tereyağıyla yağlayıp,hemen oracıkta kuzenimle birlikte hooop!! mideye indirmiştik.inanın o yağlı ekmeğin tadı da kokusu da hala damağımda,burnumda.
nefis olmuştu.sacdan alıp,sıcacıkken hafif tuzlu tereyağını sürüp yemek...
büyük ihtimalle tereyağı da anneannemin yaptığı tereyağıydı.

ah benim anne annem bir tereyağı yapar.hımmmm'' tadını doymak ne mümkün.
köydeyken anneannem saat 5 gibi hatta daha erken kalkar hayvanları yemler,inekleri sağar tazecik sütü eve getirmeden önce kediciklerin nasibini koyar dışardaki çanaklarına.sonra o miss gibi sütü toplar,mayalar,kaymaklı yoğurt yapar.biriken kaymakları,en yağlı yoğurtla billikte,yayık makinesinde tereyağı yapar erkenden.sabahleyin kalktığımda anneanemin kahvaltı tabaklarına;taze,tuzsuz,halis tereyağını paylaştırıyor olurken görürdüm genelde.

benim anneannem öyle bildiğiniz anneannelerden de değildir hani.asortiktir bi kere.belki ilkokul mezunudur ama ben onun kadar iyi tanıyamam yabancı sanatçıları,aktörleri yönetmenleri.:)bir de tontiş dedem vardır ki dünyadaki melektir onun diğer adı.ahh dedeciğim hiç incitmedin beni,rabbim de seni incitmesin.çok seviyorum seni.

ahhh ahh anneanneme dedeme ait anılarımı anlatsam kitap olur sanırım.


neyse dağıldım gittim dedemlerle köy maceralarıma.biz gelelim Leyla sultanın lezzetlerine.

malatya ya gittiğimde bebeğimi alıp, teyzemi ziyarete gittim,sağolsun 5. katın balkonunda en özlediğim lezzeti tattırdı bana.mayalı ev ekmeği ve şahane saç böreği.

büyükçe bir örtü,üzerine ekmek tahtası oklavası,hamuru,sacı,harcı derken otantik bir köşe oluşturdu hemencecik.
evvela çayın yanında,sıcak sıcak yememiz için mayalı ekmekleri pişirdi.
sonrasında ise,elbette sac börekleri.

içinin hazırlanışını tam olarak görmedim ama bildiğim kadarıyla veriyorum tarifini.
teyzem yanlışım olursa arayıp düzeltecektir beni:)




sac böreği için malzemeler;

hamuru için
su
un tuz
yaşmaya

içi için:
yarım kg. ıspanak.
200 gram beyaz peynir.
2 adet yumurta
1 tatlı kaşığı pulbiber
tuz






 hazırlanışı.

1-un tuz ve yaşmaya yeteri miktarda suyla karıştırılarak hamur yoğurulur
.normal mayalı ekmek hamuru hazırlanarak mayalanmaya bırakılır.


2-ıspanaklar doğranır bir kaba.içine beyaz peynir iyice rendelenerek ezilir ve ilave edilir.yumurta kırılır,tuz ve baharatta eklendikten sonra karıştırılarak hazır konuma getirilir.tabi sizler istediğiniz değişik iç malzemeleri de kullanabilirsiniz.bence sadece peynirli maydonozlıu da çok leziz olur.


3-hamur mayalandıktan sonra bir miktar kaşıkla alınarak tahtanın ortasına konur.un yardımıyla çok ince olmayacak şekilde orta büyüklükte açılır.


4-açılan hamurun bir kenarına yarım ay şeklinde, arzu edilen miktarda ıspanaklı harçtan konulur.harç konulmayan taraf harcın üzerine poğaça gibi kapatılır.açılmayı önlemek amacıyla kenarlarına parmak yardımıyla bastırılır. ve sacın üzerine konulur.



5-bir tarafı piştikten sonra diğer tarfı çevrilerek pişrilir.dilenirse üzeri tereyağıyla yağlanabilir.sıcak sıcak çayın yanında nefis oluyor inanın bana...

***teyzem sacı,tüpün üzerine koyarak pişirdi.köye gittiğimde ise anneannem dışarda,odunla yaktığı ateşin üzerinde pişirdi ekmekleri ve katmerleri...




bizler çayımızın yanında afiyetle böreklerimizi yerken minikler de oyuncak kavgasındalardı.biri 10 aylık,biri 14 aylık iki minik yavrucak uzun zaman sonra biraraya gelmenin keyfini istediğimiz şekilde çıkaramadılar haliyle minik olduklarından.neyse büyüdüklerinde sevecekler birbirini ve  daha iyi anlaşacaklar kuzen olarak inşallah...


 

herkese sevgi ve muhabbetler gönderiyorum.
yüreğinizden;affı,şefkati,sevinci,heyecanı ve inancı eksik etmeyin diyorum.
sevgilerimle...

19 Aralık 2010 Pazar

kemikli bulgur pilavı


en sevdiğim lezzetlerden biridir kemik etiyle yapılan bulgur pilavı.eşimler normalde kurban kestiklerinde eve kesinlikle kemikli et ayırmıyorlarmış eskiden.bu gelenek 2 senedir bozulmuş durumda:)eşimin serzenişlerine rağmen,bu sene de kemikli etler,porsiyonlar halinde dondurucudaki yerini aldı bile:))

geçen sene kurban bayramı,bebeğimin gelişine yakın bir zamana denk geldiğinden, kurban işlerimizi  kayınvalidem sağolsun,yalnız başına haletmek zorunda kalmıştı.işte o son zamanlarımda canım öylesine bu pilavdan istemişti ki ,kayınvalidem hazırladığı kurban payımızın yanına kemikli et de koymuştu.bana destek olmak için yanımda bulunan annem elleriyle pişirmişti pilavı ve inanın hastaneye doğuma gideceğim gün evde bu yemek vardı geçen sene.inanılmaz da lezzetli yapmıştı annem.

eşim ise kemikli eti yada evde et haşlamayı kesinlikle sevmez,yemez..hatta kokusundan bile rahatsız olur.işte bu nedenle ki,bu pilavı eşim Hindistan'dayken yapmıştım ve  bana kalmaya gelen sevgili arkadaşım,biricik dostum Deniz'imle birlikte yemiştik:)akabinde ki çay soframız,pasta sefamız,çekirdek çitlememizi ve çoook eskilerden bir film olan,Mavi Gölü,gecenin üçüne kadar keyifle izlememizi söylemiyorum bile :)
beni yalnız bırakmayan can dostuma teşekkürler buradan:))
eveeet gelelim pilavımıza....


malzemeler:
yarım kg.kemikli et
2 su bardağı bulgur
yarım çay bardağı sıvıyağ
tuz
karabiber


hazırlanışı:
1-kemikli etleri yıkadıktan sonra düdüklü tencereye koyup, iyice haşlayınız.

2-bu arada bir tencereye sıvıyağı koyarak,ilave ettiğiniz bulguru ara ara çevirerek karıştırınız.üzerine düdüklü de haşladığınız etleri koyunuz ve etsuyunu bir süzgeçten süzerek ilave ediniz. tuz ve karabiberini de serptikten sonra kısık ateşte ağzı kapalı pişmeye bırakınız.(eğer suyu yeterli gelmezse yeniden kaynamış su ilave edebilirsiniz.ben et suyunu biraz fazla yapmıştım.artanını bebeğimin çorbalarına katmak amacıyla mini poşetlere koyararak dondurucuya kaldırdım.iannaılmaz şifa kaynağı bebekler için.)

3-suyunu çeken pilavı ocaktan indirin.servis öncesi yarım saat dinlendirdikten sonra,servis yapabilirsiniz.
afiyet olsun.yanında bol köpüklü bir ayran mutlaka olmalı derim:)


mintiden herkese
sevgiler....

17 Aralık 2010 Cuma

Tavuk Çöp Şiş ( pirinç pilavı ve patates kızartması eşliğinde )



selamlar gönderiyorum güzel yüreklerinize,
yüzünüzden tebessümün,yüreğinizden mutluluğun,sevincin,tatlı heyecanların eksik olmadığı bir gün diliyorum.
içinizden ne geçiriyorsanız o,olsun hayatınızda inşallah.
herkese hayırlı cumalar...



bildiğiniz gibi minti:) yemek yapmayı,yemeyi,yedirmeyi çoook seviyor...mutfak benim için terapi merkezi gibi adeta.inanılmaz rahatlıyorum;menüler oluşturduğumda,yeni lezzetler denediğimde,yada klasik lezzetleri sevdiklerimle paylaştığımda.
durum ne olursa olsun boş zamanlarımın büyük bir kısmı mutfağımda geçer genelde.
kahvem bardağımda,müziğim kulağımı okşayacak nitelik ve kalitede,mutfak pencerem yeşilin kucağına doğru,perdem her daim açık,yüzümde inanılmaz bir keyifle terapi merkezimin verdiği hazzın tadını çıkarırım,arada sevdiceğimi de gözucuyla yoklayıp muhabbetlerimi sunarak:)
işte böyle gönül yoldaşlarım,mintide lezzetler bitmez anlayacağınız.

 


o halde ne yapıyoruz,mintili lezzetlere ara vermeden devam ediyoruz.
tavuk çöp şişe kimse hayır diyemez sanıyorum.yanında patates kızartması ve pirinç pilavı da varsa hele:)
şahane olmaz mı sizce?
eşimle başbaşa yediğimiz bir akşam yemeğimizde,soframızın tacı oluvermişti bu enfes kebaplar.
yapımı inanılmaz pratik ve  lezzeti şahane...

***tavuk çöp şiş lezzetini etkinliği devam eden arkadaşım özlem'e gönderiyor kolaylıklar diliyorum...
malzemeler:
500 gr. tavuk kalça
4-5 adet yeşil biber
2 adet domates

marinesi için:

yarım çay bardağı yoğurt
yarım çay bardağı sıvıyağ 
1 adet soğan
2 adet sarımsak
1 tatlı kaşığı pulbiber
1 tatlı kaşığı kekik
yarım çay kaşığı nane
1 çay kaşığı köri
1 çay kaşığı karabiber
tuz

 hazırlanışı:
1- ilk olarak soğan ve sarımsağı rendeleyiniz.suyunu bir kaba sıkarak posasısını atınız.içerisine yoğurt ve tüm baharatları ekleyerek,şişe takılacak boyutta doğradığınz tavuk kalça etlerini bu soso ekleyerek iyice harmanlayınız,tuz ilavesinin ardından  kabın ağzını sıkıca sararak,bir gece dolapta bekletiniz.aceleniz olduğu durumlarda bir gece evvelinden olmasa bile,en az 1 saat kadar bu sosun içinde beklemesini sağlayınız

2-bu arada domates ve biberleri halkalar halinde doğrayınız.marine olan tavuğu,çöp şişlere;bir sıra tavuk,bir sıra domates ,bir sıra biber olacak şekilde diziniz.bu sıralamayı kendi arzunuza göre tabiki değiştirebilirsiniz
3-hazırladığınız çöp şişleri çok az sıvıyağ koyduğunuz teflon tavada kısık ateşte çevire çevire pişiriniz.imkanınınız varsa elbette mangal tercihimdir,lezzetine lezzet katacağı tartışılmaz bir gerçek.ama imkanınız yoksa inanın tavada da şahane oluyor.dilerseniz tost makinesinde ya da fırında da pişirebilirsiniz.

4-ben yanında pirinç pilavı ve patates kızartması tercih ettim.siz elbetteki çok değişik garnitürlerle de servis yapabilirsiniz.

***şahane bir meyhane pilavı,bol yeşil bir salata ve köpüklü bir ayranla da leziz olabilir elbette.

afiyetler diliyorum yapan,deneyen,yiyen,yiyemeyen herkese...




mintiden kucak dolusu sevgiler...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...