Geçen Hafta Biz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geçen Hafta Biz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2016 Salı

evde oyun keyfi ...6 yaş oyunlari

mintiden sevgiler

Selamlar ve iyi aksamlar herkese....
Minik oglumun dunyaya gelmesiyle berkayima ilgimin birazcik azaldigini itiraf etmeliyim sanirim.
.Bunu telafi etmek adina son zamanlarda kendime ayirdigim zamandan calarak berkayimla biraz daha fazla zaman gecirmek isteiyorum.
Birlikte 6yas etkinlikleri yapiyor...oyunlar oynuyoruz.
Dun ise aldigim tubitak cocuk dergimizden cikan oyunla gecirdik zamanimizi...
Ari olup ciceklerden polenler topladik...


Kimi zaman oyunu kuralina gore oynadik...
Kimi zaman oyuna yepsssyeni kurallar ekledik...
Babamiz ise bu hafta Almanya-Hannover e oradaki ilac firmasinin ARGE sinin mevzuata uygunlugunu denetlemek uzere gidip geldi....Iki cocuklu hayat evet belki booool kosturmali lakin inanilmaz eglenceli...

10 Şubat 2016 Çarşamba

Oglumla Ev Keyfi...




Dörtduvar arasindayim...
Şikayet gibi oldu degil mi?
Evet dort duvar arasindayim ama dort duvar arasinda olmaktan bu kadar keyif alinamazdi sanirim

Minicik bir can daha eklendi mutlu yuvamiza Bin defa sukur Rabbime.Bebegim hakkinda baska bir post hazirlamak Istiyorum, ona özel.

iste dogum izninde olmamdan mutevellit iki kuzucugumla sicacik ve musmutlu yuvamda, iki minik canimla evde olmanin keyfini yasiyorum...

mutlu, musmutluyum elhamdulillah.
Bebegim uykusunda.
Disarda kar yagiyor.ellerimizde sicacik saleple oglumla yanyana, dizdize, siki fiki, mutlu mutlu saleplerimizi yudumluyoruz.

Icimiz sicacik....
Ellerimiz sicacik...
Yuregimiz sicacik...

1 Kasım 2014 Cumartesi

Geçen Haftalarda Biz.......India Gifts,Köfte Yağmuru-2, Dominos Keyfi,D&R Gezmemiz Ve Daha Fazlası...



Daha çok okumak...
Daha çok şey öğenmek...
Daha daha daha....
Elimden gelebildiği kadar daha çok yol katetmek istiyorum...
Bunları dile getirken boş bomboş geçen,en genç yıllarım geliyor aklıma.Ben diyorum,ben de diğer tüm gençler gibi vakt-i zamanında okumalıydım,okuyabilmeliydim.
çoluk çocuk-iş-hayat koşuşturmasının tam ortasında değil.

Eşim,"sendeki hırsın onda biri bende olsa yeter de artardı bana "diyor.
Gülüyorum...


Eşim;hayatımda rastladığım en donanımlı en zeki insan.
Abartmıyorum....
Ciddi ciddi öyle yani.
"Bay vikipedia" diyorum kendilerine..
Bunca bilgiye şaşıyor,şaşırıyorum...Gururlanıyor saygı dyuyorum...Bir eksiği de var hemen belirtiyorum ..Başarı için zekaya sahip olduğunuz kadar azim ve hırsa da sahip olmanız gerekmekte bence...
Nıck!
Dirhem hırs yok anacım!:)

Mesela!!!Bir Kimyager olarak önünde sadece TUS engeli var Biyokimya Uzmanı olabilmek için.
Ancaaaaak beyefendimiz sınava girmek yerine pc.de strateji oyunu oynamayı tercih ediyor,yada hobileriyle ilgilenmeyi:) Onun bu önemsemeyip boşvermeleri beni çıldırtıyor:)
Tamam prestijli bir işte ve iyi bir birimde çalışıyor,çok önemli işlerle uğraşıyorsürekli seyahatlerde,denetimlerde,gezmelerde ama ne var azıcık (bir sınavcık) dişini sıkıp Biyokimya Uzmanı olsa.? 
dimi?

Yok efendim,yok.malesef yok.
Ben şu çocuklu halimle Veterinerlik okuyup,sonrasında Tus'a hazırlanmaya niyetleniyorum (ama örgün olmasından mütevellit gözüm yemiyor açıkçası,o;ayrı!) ama,onun kılı kıpırdamıyor...

O bana "sendeki şu hırs ve azim bende olsaydı keşke"diyor.
Ben ise ona "sendeki şu zeka ve diploma bende olsaydı keşke" diyorum :))
Gülüşüyoruz...

Biliyoruz ki ikisi de tek başına bi anlam ifade etmiyor.İşte tam da bu noktada oğlumun zeki olması için dua ederken hırslı ve azimli olması için de dua ediyorum.Hırsını faydalı şeylere ilme kullanmasını diliyorum elbette...

Bu arada Kimya ve Veterinerlik bölümü mezunlarının TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı)'a girmelerinin gerekliliğini altını çizerek belirtiyorum.Gerçi bu bölümleri bitirip,bu avantaj hakkında bilgi sahibi olmayan yoktur heralde,ancak ben yine de bilgilendirmek istedim.
Hoş!! önünde böylesine kek bir fırsatı eşimden başka,tepecek kimse olduğuna da inanmıyorum.:(

Daha önce büyük uğraşlara rağmen 63-64 puanla TUS u kazanamayanların yerine ,52-53 gibi düşük puanlarla asistanlığa yerleşti Kimya,Eczacılık ve Veterinerlik bölümü mezunları...Bu değerlendirilmesi gereken şahane bi fırsat bence.Ve değerlendirenleri tebrik ediyorum buradan...Tabiki bizim asistanlarımızı da:))

Neden fırsat olarak görüyoruz peki??
Sadece yan dallar giriyor sınava çünkü .Çünkü Biyologların önünü kapattılar TUSa.
Biyologlara TUS engelinin gelmesiyle, meydan Kimya,Eczacılık ve Veterinerlik mezunlarına kaldı.Sınavlar kolaylaştı atanma puanları düştü.Çünkü yarışanlar aynı seviyedeler.Yani 6yıl tıp okumuş doktorlarla aynı yarış içerisinde değiller....

...Ayyyyyy ne güzel bişiiiii bu ya.Düşünsenize önünüzde sadece tek bir sınav engeli var.TUSa hazırlanacak 52 gibi puan alacak hayatınızın geri kalan 4 yılını paranızı alarak asistan olarak devam edecek,4 yılın sonunda ise atandığınız bir Laboratuvara Uzman olarak gideceksiniz.Para kısmını hiiç konuşmuyorum bile...Bi düşünün.
Bu prestijli meslek beni mest ederken eşimin kılı bile kıpırdamıyor.Ben onu hırslandırmak adına Veterinerlik okuycam,sonra TUSa giricem sonra da Uzman olucam diyorum."TAMAM" diyor.:))))))Sadece "tamam,ne güzel"diyor.
:)))))
Off neyse işte benden bu kadar.İnşallah ikna olur.Yada inşallah bu kaymaklı fırsatın kendi farkına varır diyorum.Asistan arkadaşlar biz ikna edelim eşini diyorlar ama ne fayda.İşinde rahat olduğundan pek yanaşmaz biliyorum...
Neyse hakkımızda hayırlısı olsun diyorum.


Mutfağımın bu bölümünü çook seviyorum.
Mutfak masamızın bulunduğu alan..
Tablo;Evim.Net ten.
Ünlü Japon kalesi...


Arkadaşım Muradiyenin tarifine göre yaptığım ve Berkay_ın bayılarak yediği kolay tava pizza...
Gerçekten yapımı kolay kendisi lezzetli.Elbette diğer pizzalar gibi değil ama masrafsız ve hızlı olmasından dolayı tercih nedeni...Eksiği ise biraz kuru olması...

Dün ise Dominos'un Bol Malzemos+Extravaganza sı söylenilip ailece afiyetle mideye indirildi.Tavsiyem Dominosun Kayseri Ateşi ama bunlar da hoştu gerçekten.Ancak tercihiniz kesinlikle İnce Hamur olsun.Ve parmesan kenar tavsiye ederseniz tadından yenmez söyliyim :))


Küçük beyimizin en sevdiği şeyi yapıyoruz bu aralar.Evde "Köfte Yağmuru" keyfi....
İlkini sinema da izledikten sonra ikincisini evde izler olduk...Hemde bıksakta usansakta DEFALARCA :(
Eğlenceli bi animasyon ama fazlası bayıyor......


Berkayın eline konan uğurböcüğümüz :))
Epey bi elinde kolu nda gezdirdikten sonra kendi rızasıyla doğaya salmaya karar verdi.Vebalkonumuza kadar uzanan koca ayva ağacının bi yaprağına bırakıverdi...


Hindistan dönüşü bizleri bulan minik hediyelerimiz .Berkaya her dönüşünde bi oyuncak getirmeyi ihmal etmeyen babamız bu defa araba serisi yapmış :)
Nihayet ipek bir fularım oldu nar çiçeği desenli.Yuppi!
İnanılmaz mutluyum.
Yumuşacık vee %100 silk :)

Çiku isimli bi meyve geldi  bide :) tropikal meyveleri çook severimbu arada .Çiku da aromatik ve çok lezzetliydi.Görünümü patates,lezzeti ananas+portakal+mango karışımı bişey.Tam olmuşunu yemek makbulmüş diye koyuvermiştim bi kenara olgunlaşsın diye.Yemek nasip olmayacak ya ,2 günde tüm meyvelerim çürümüştü malesef.
Anlayacağınız sadece bi tane yiyebildim..:(


Arkadaşlarla epeydir yaptığımız haşhaşlı çörek polemiğine son noktayı koyuyorum
ve "Minty yapar"diyorum.
Üstat Elif hanım tarafından tadına bakıldı ve onaylandı :)
OLMUŞ OLMUŞ...PEK GÜZEL OLMUŞ...
Bu arada bu çöreği çok sevdiğimi bilen canım arkadaşım Ayşeciğimin annesi bana taa Amasyalardan dövülmüş haşhaş alıp getirmiş.Canım arkadaşıma bu ince jesti için çok teşekkür ettim tabiii.
Ve hemen yapıverdim.Gerçi bayram sabahı yememiz için veren Sevimser teyzemin çörekleri kadar olmadılar ama eh oldular işte benimkiler de.Yavaş yavaş geliştiricem daha da...


Veee bir kez daha yakından ipek fularım...
Çok şımardım tabisiiiii.....
Biraz görmemiş oldum ama eveet hiç ipek şalım olmamıştı yani görmemişliğim doğru :))))


Ve kendi beğendiği zarif el işçiliği Gümüş-Zirkonyum kolye setim...Bi şekilde yine ilerde hatılanmak üzere benim dünyamda yer aldılar kendileri...
Yaşlandığım zaman bu yazılarımı keyifle okumak istiyorum.Allahım sağlık sıhhat ve ömür verirse tabi...Anı yazmak anı biriktirmek inanılmaz güzel...

Bloga yazmadığım süre zarfında işi dolayısıyla Erciyes Üniversitesine gidip 2 gün kalıp işlerinin bitirp geldi eşim.Yarın da Ege Üniversitesine günübirlik gidip gelecek işi gereği yine.Akşam evde olacağı için bi sıkıntı yok benim için...

Yine bu süre zarfında kuzencanlar gelip bir hafta misafir oldular bizde.Berkayla inanılmaz tatlılardı,inanılmaz yaramazlardı.Çok eğlendik,çok çıldırdık...Ama oğlmun yaşıtı kuzeniyle birlikte zaman geçirmesi anı biriktirmesi inanılmaz güzeldi.Cemoş Cemoş diye geziyor şimdilerde....Kuzenlerimle büyüyen biri olarak bunun çok güzel olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim...Birlikte çok güzel zaman geçirir kız kıza dolu dolu sohbetler ederdik.Severdik birbirimizi...Şimdilerde Buki kuzencanla hala öyleyiz elbette.Umarım minik kuzenler de devam ettirirler sevgilerini...

Benden/bizden bu kadar...

En sevdiklerinize hep yakın kalabilmeniz dileğiyle...


25 Ekim 2014 Cumartesi

58 aylık oğlumun uğraşları etkinlikleri...Gelişimi...


Herkese selam ve sevgiler yeniden...
Oğlum şimdilerde 58.ayında.
5 yaşımıza 1,5-2  ay kaldı neredeyse...
Neler yapıyoruz 5.yaşımıza yaklaştığımız şu günlerde...


Eski kreşinden alıp evimize daha yakın ve özel eğitim veren 23 Nisan Anaokulu'na verdik.Eski okulunu hiiiç özlemiyor.Zaman zaman Ayşegül öğretmeninden,Özlem öğretmeninden,özellikle erkek arkadaşlarından Enes'ten bahsetse de genel anlamda pek aramıyor.Gittiği yerlere kolay adapte oluyor,ortamı çabuk kabulleniyor ve aşırı derecede bağlanmıyor...


Okulundan çok memnunuz...Bu okulun farkı açık ara ortada.Berkay hiç özel eğitim almamasına rağmen kolay alıştı diyor öğretmeni. İngilizceyi çok seviyor kolay öğreniyor.Şimdiden 20'ye yakın kelime öğrendi bile..Disiplinli bi okul bi kere.Herşeyi planlı programlı.Ayın başında verdikleri programa gün be gün hiç aksatmadan uyuyorlar.İngilizce öğretmeni hergün ders veriyor.
Bunun dışında;

Halk oyunu öğretmeni
Modern dans öğretmeni
Orf eğitimi ve müzik öğretmeni
Güzel santlar öğretmeni (seramik,ebru sanatı vs) var.

Haftanın farklı günlerinde her biri ayrı ayrı ders veriyor 1er saat.Her 15 günde bir bir dergi bitiyorlar...Günlük ödevler veriyorlar...Aile katılımına teşvik eden etkinlik ödevleri yapıyoruz ailece...

Sinema salonları var ve belirli saatlerde en güncel sinema filmlerini izliyorlar...
Dün "Keçiören Deniz Dünyası"na gezi düzenlemiş götürmüşlerdi.
Havaların daha sıcak olduğu zamanlarda Altınpark'a koccaman oyun alanı kurup,palyaço eşliğinde balonlu baloncuklu mirofonlu ödüllü yarışmalar tertip ediyorlardı.Şimdilerde havalar soğuk olduğundan daha ziyade sınıf etkinlikleri yapıyorlar...
Berkay "anneciğim bu okulda sürprizler hiiç bitmiyor"diyor.
Şimdilik severek gidiyor...
Öğretmenimiz Duygu hanım disiplinli ve kuralcı biri.Daha önceki öğretmenimiz de öyleydi ve biz veliler olarak "aaa bu yaşta kural mı olur canım? çocukların sevgiye ihtiyacı var kurala değil"demiştik o zamanlar.Meğerse Ayşegül hanımın yaptığı çook doğruymuş.Kural hayatımızın taa içinde,olmazsa olmazımızmış, bu nedenle çocuklarımız kurallarla yetiştirilmeli bence.Biraz geç olsa da öğretmenimize hak veriyorum.

Disiplin Berkay'a iyi geldi."Anneciğim artık yemek yerken hiiç konuşmuyoruz"diyor şimdilerde.Bir zamanlar Ayşegül öğretmenine yemek konusunda etmediği kalmıyordu...Ayşegül Öğretmenimiz" "Alev hanım Berkay yemekleri birbirine katıyor "diyordu bana.Belli ki kıaymıyordu miniğime :)) Hakkı geçti öğretmenlerimizin gerçekten.
***************************
Şimdi daha çok 1, sınıfa hazırlanır konumdalar okulunda.
5'e kadar rakamları yazmayı öğrendiler.Eğik ve yamuk çizgiler çiziyorlar ödev kağıdına.Sayıları 100e kadar sayabiliyor berkay.Toplamayı çıkarmayı yapabiliyor yardımla.İngilizcede ise sayıları,20'ye yakın kelimeyi ve belli başlı kalıpları öğrenmiş durumdalar.Yaşını,biriyle tanışmayı,ismini sormayı-söylemeyi öğrendi en azından...Bu arada bol bol şarkı şiir ve hikaye öğrendi.Akşamları Pofuduk Tavşan adlı hikayeyi kendisi anlatıyor bana.Hem de öğretmeni hangi vurgularla,hangi ses tonuyla anlatıyorsa aynen öyle :))

Anlayacağınız okulumuzdan çoook memnunum.
Eğitim öğretim yılının ilk günlerinde verdikleri ilk ders İstiklal marşı ve andımızdı.
Şuan Berkay istiklal marşını okuyabiliyor 2 kıta.Ve andımızı söyleyebiliyor.Atatürk'ün doğum yerini yılını ve gözlerini kapadığı yeri ve yılı öğretmişler mesela.Çok hoşuma gitti gerçekten...Çoook etkinlik yapıyorlar.Hayvanları koruma günü gibi özel günlerde o haftayla ilgili etkinlikler düzenleyip bilgilendirmeler yapıyorlar,ve ingilizce öğretmenimiz Şerife hanım da aynı hafta o konuyla ilgili ingilizce kelimeleri öğretiyor.Birbirleriyle bağlantılı ilerlemeleri inanılmaz güzel.

58. AYINDA NELER YAPIYOR BURAK BERKAY:

*Yemek konusunda hep şikayetçiydim.İnanın 55.ayına kadar problemliydi yemek yeme hususunda.Nasıl oldu bilmiyorum ama şuan ben yeme desem bile yemeklerini yiyip bitiriyor.Çok bıktığım bir anda "artık hiç karışmıycam sana oğlum,ister ye,ister açlıktan kal biyede"demiştim çok kızmıştım gerçekten.Ve "hadi şunu da ye,bunu da ye demeyi,yemeğini ye bitir demeyi bıraktım.Bu süre zarfında anneannemize ve babaannemize gittik ve yeni okulumuza başladık.Hangi durumdan etkilendi ya da nasıl oldu bilmiyorum ama sonuçtan inanılmaz memnunum.Şimdilerde biz ne yersek oğlum da onu yiyor.Genel anlamda yemeklerini bitiriyor.Ya da en azından iştahlı iştahlı karnını doyruncaya kadar yemeğini yiyor.Bu konuda rahatım artık...

* Oyuncaklarını KENDİSİ toparlıyor.

*Okul çantasını ve seyahat edeceğimizde valizini hazırlamayı çook seviyor.

*Sabah uyandığında yüzünü yıkamayı hiç sevmiyor...Özellikle soğuk olduğu zamanlarda hem uyanmakta zorluk yaşıyoruz hem el yüz yıkamada...

*Meyveyle arasındaki buzları eritemedim malesef. Çok meyve seven bi çocuk değil.Zorladığımda yiyor ama çok değil.

*Hemen hergün 1 bazen 2 bardak sütünü düzenli içiyor.

*Ekim ayı itibariyle balık yağı vermeye başladım sabahları 1 ölçek.

*Boşalan bir şurup şişesine koyduğum harnup pekmezini şurup niyetine hergün 2 ölçek şeklinde içiriyorum.Şurup içmeyi çok sevdiğinden bu durumu kullanıyorm açıkçası :)

*Ara sıra aklıma geldiğinde 1 ölçek zeytinyağı içiriyorum.

*Vücut direncinin düştüğünü düşündüğüm durumlarda yada bazen burnu falan akmaya başladığında vitamin kompleksi olan Sanasol'dan sabah akşam 1 ölçek veriyorum.

*Okulda kahvaltı yapmasına rağmen az yada çok evde muhakkak bişeyler yemesini sağlıyorum sabahları.Yani kahvaltı yapmak zorunlu bizim evde...

*Gece uykuda altına kaçırmaları oluyor,ayda 1-2.Bu durumu oldukça normal karşılıyor,yatağı yorganı yıkıyor,"kazalar olabilir anneciğim önemli değil"diyorum.

*Hemen hergün okulu,arkadaşları,öğretmenleri ve neler yaptıkları hakkında konuşmaya konuşturmaya çalışıyorum.

*Ceviz yada kaju yemesini önemsiyorum.Bayılarak yiyor zaten...

*Balık yemeyi çok seviyor,ben (kokusundan dolayı)yapmak istemesem de zorla yaptırıyor ve silip süpürüyor...Ama sadece hamsi..
.
*Tam bir et canavarı babasına çekmiş sanırım.Hemen hergün et yiyebilir ,çok seviyor.

*Taze fasulyeyi yemiyor :(

*Yumurtayı bazen bayılarak yiyor bazen yemiycem diye diretiyor.Israr etmiyorum paşa gönlüne bırakıyorum...Özellikle anneannemize gittiğimizde her sabah haşlanmış yumurta yedi mesela hem de bayılarak.Gerçi bizim oralarda sıcak lavaş vardır missler gibi.Babam her sabah alıp getirir sağolsun.Lavaşın arasına dürüp yapıp yedik kaldığımız gün sayısınca... :)

*Balı eskiden sütüne katardım hergün 1 tatlı kaşığı.son aylarda sabahları ekmeğine sürüyorum sadece.Sütüne katınca sevmiyor.

*Kola yasak ama ketçap mayonez yasaktan çıktı malesef.Çok tüketmiyor ama yinede yasaklı değiller artık.

*Yatağına girdiğinde duasını etmeden uyumuyor.Maşallah.4 sureyi eksiksiz okuyabiliyor.

*Dişlerini her akşam fırçalıyor. Şimdilik dişlerinde hiç çürük yok.Hiç olmaz inşallah.Kuzenimiz cemoş'un tüm azı dişleri çürüdüğünden korkuyor,evhamlanıyorum.İnşallah çürükler oluşmaz.

*Bilgisayarda yok denecek kadar az zaman geçiriyor.Haftada belki toplamda 1 saat bile zaman geçirmiyor maşallah. TRTÇocuk izliyor.Haftasonu biraz fazla izliyor.İzlerken oynunu oynayıp ödevleriyle resimleriyle boyamalarıyla da uğraşıyor gerçi.:)

*Uyumayı çok sevmemesine rağmen 21:30 en geç 22:00de uyuyor.

*Pantolon ve çorap giyip çıkarabiliyordu.Bugün kazağını kendisi giydi ve çıkarabildi.Ama elbette sabahları hala ben giydiriyorum.elini ve yüzünü kendisi yıkayabiliyor.Tuvalet temizliğini hala ben yapıyorum temiz olması açısından.

*Satranç oynamayı seviyor,puzzle yapmayı pek sevmiyor ama uğraşınca yapıp bitirebiliyor.Boyamayı şahane yapamasa da (belli ki resmi annesi gibi berbat olacak) matematikle rakamlarla arası çok güzel.Etkinlik ve alıştırma yapmayı çok seviyor.Çocuk-sudoku çözebiliyor ve çok seviyor... Aklıma gelenler şimdilik bunlar...


Ne çok yazdım yine :)
Neyse genel anlamda oğlum büyüdü,büyüyor.
Zaman çok hızlı akıyor.Ara sıra "annecim ksrdeşim ne zaman olacak diyor" "kısmet"diyorum.Sanırım rahatlığa alışıyorum.

Bir çocuğun bir anneye külfeti en az 4 sene.4.senenin sonunda anne biraz biraz nefes almaya başlıyor.Gece uykusuzlukları,mızmızlanmaları,bitmek tükenmek bilmeyen soruları sona eriyor en azından.Daha çok kendi kendine zaman geçirmeyi öğreniyor çocuk.Annenin kendine ayırdığı zaman bi nebze artıyor.İşte bu nedenlerle yeniden bi 4 sene göze alınabilir mi?yada ne zaman alınabilir şimdilik bu sorulara cevap veremiyorum..
:)Bizden bu kadar...
Herkese en kalb-i sevgilerimi gönderiyorum...


23 Ekim 2014 Perşembe

Organik Yaşam




Bunalıp bıktığımız şehir yaşantısından kurtulup,kısa süreliğine de olsa organik yiyeceklerin olduğu bir yerde nefes almak şahane hissettiriyor gerçekten...Keşke yemyeşil bir yerde yaşasak.....

Bazen alıp başımızı gidesimiz geliyor Ankara'nın koşuşturmasından...Şöyle sakin bir deniz kenarında,yeşille mavinin kucaklaştığı,rüzgarında yüzümüzü yıkadığımız,güneşiyle aydınlandığımız şirin mi şirin bir yere işte...
Ama nerdeee???
Neyse,nasip diyorum...

Bu arada Ankara benim ikinci memleketim ve ennn sevdiğim şehir.Burada buldum ben yol arkadaşımı-gönül yoldaşımı,burada aldım kucağıma ben minik yavrumu...
"Elimin ekmeğe eriştiği yerdir Ankara"...Bana binbir mutluluk verdi bu şehir...
Veren şüphesiz ki Rabbim,ve ben bunun için binlerce kez şükretmekteyim..Bunlara eriştiğim yer olan Ankara'nın da gönlümdeki yeri ayrıdır biline :))) Bir zamanlar yabancıydım,yabancısıydım bu şehrin...Şimdilerde ise sıcacık yuvam...Ah bir de bu denli beton yığınlarıyla dolu olmasa...Azıcık nefes alabilsek keşke...


Anneanemlerin bahçesi vardır köyde.Ramazan Bayramında oraya gitmiş annemlerle zaman geçirmiştik...Kuraktır belki benim köyüm.Yeşili az,kıracı çoktur ama burcu burcu memleket kokar.Bu yaz Ramazanda bir kaçgün de olsa,oraların havasını çektik içimize...
Kurban bayramında ise eşimin memleketindeydik...Müstakil evleri seviyorum ben.Tıpkı anneannemlerin evi gibi kayınvalidemlerin de evi müstakil.Ve bir ayağımız bahçede hep.Hele sabah kahvaltısında serin serin o bahçe keyfi...Şahane...


Bunlar da evin önünde yetişen meyveler...Dalından üzüm elma biber domates koparmanın keyfi harika...Bu arada bu yıl üzüm pekmezimizi eşimin babaannesi verdi sağolsun..Kendileri yapıyorlar,en doğalından hem de...


 Vee turşuluklar da dalında :)))



Dondurucuya atılalmayı bekleyen fasulyeler de öyle...

Bİzim de evimizin önünde bir bahçemiz olsun ilerde...Sebzelerimiz meyvelerimiz olsun...Eşimin hayallerini gerçekleştireceği bir hobi atölyesi olsun müstakil evimizin hemen yanında...Ve benim organik yemek ve yiyecekleri insanlara sunacağım yerel bir işletmem...
Olsun da olsun işte...
Banane ben de istiyorum ...Daha başka hayallerim de var elbette....Hele bitsin de bi,şu İşletme Fakültesi...
Bakılır duruma inşaAllah...


Fazla acı olmayan tazecik biberleri kahvaltı esnasında dalından koparıp yemek şahane oluyor söyliyim...


Veee Zeliha yengemlerin yetiştirdiği altın çilek meyvesi...Onların bahçesi altın çileklerle dolu maşallah.Hoş bahçelerin de yok yok...
Aklınıza ne geliyorsa var bahçelerinde.Saksılar dolusu böğürtlenler altın çilekler yeşillikler sebzeler meyveler...
Daha da güzeli akrabalık bağlarının güçlü olması.Dışarı çıkıyosun bir amcaya uğra çay iç,öbürüne uğra meyve ye,babanneye uğra ekmek al,diğerine uğra muhabbet et yada internete gir...Orada herkes böyle..Akşam olur dışarda semaverde çaylar pişer muahbbetler edilir...Gelen misafire o an ne varsa evde hemen ikram edilir...Kimse kimseden malını esirgemez...Kiiii bu arada gelin olarak tüüümmm amcalar ve yengeler tarafından da sevilirim haniii.Hepsi çok tatlı ,ben de hepsini severim anneciğimden aldığım terbiye gereği hepsine hürmet ederim...


Ve ne zaman gitsem,elmaları toplayıp getirmeden gelmem.Sağolsunlar onlar "daha çok al derler" de kim getirecek dimi? Böyle işte...Bağa bahçeye sahip olmak,bağda bahçede dolaşmak çok güzel...Toprakla haşır neşir büyüyen bir çocuk olarak çocuğumun da ayağının toprağa değiyor olması,dalından kopararak bişeyler tüketiyor olması inanılmaz mutlu ediyor beni.
Benden şimdilik bu kadar...
Kalın sağlıcakla...
Mintiden sevgiler...

1 Ekim 2014 Çarşamba

Geçen hafta biz...



Selamlar herkese...
Yine dopdolu,yine koşturmalı günler bizimle...Hayır anlam veremiyorum zaman mı koşuyor bu denli hızlı?Biz mi yetişemiyoruz onun hızına?Sanırım çözmek mümkün değil.Günler haftalar aylar nasıl gelip geçiyor neden bu acele????
Çözemiyorum...
Yetişemiyor,ayak uyduramıyorum...
:)



Neyse neler yaptık/yapıyoruz ?Berkayın en sevdiği ve babasıyla birlikte uzun uzun zaman geçirebildikleri bir etkinlik olan LEGO dan edindik.1500 parça lisanslı ürün.Bayıldılar bizimkiler.İkisi birbirinden küçük,ikisi birbirinden heyecanlı :)))

Oyuncak denizine muhakkak bi bakın diyorum.İnanılmaz güzel şeyler var.Oyuncaklar derya deniz anlayacağınız :))Güvenle teslim ediyorlar kapınıza ve inanılmaz süslü hediye paketleriyle...
Bilginize...


Birlikte geçirdikleri zamanın kalitesi arttı.Tüm ebeveynlere öneriyorum şiddetle.

 

Yaz günlerinin sonlarında her sıcak gün değerlendirilmekte elbette.Bir piknik sonrası midilli heyecanı :))


Beyimiz oyuncak raflarında kendini kaybediyor resmen...En çok istediği son zamanlarda oyun hamuru makinleri...Onlarla değişik şekiller elde etmek istiyor...



Ay şuan adını unuttuğum ünlü şeker dünyasının cama yapışma hissi uyandıran görüntüsü...Şahane bence...İnsan almayacaksa bile alası geliyor resmen...


3 boyutlu gözlük deneyişleri babalı oğullu...Evdeki kullanılıyor da sanki...Aslına bakarsanız ben pek istemiyorum Berkay'ın üç boyutlu gözlükle bakıp dakikalarca saatlerce bişey izlemesini.Zararlı nihayetinde.Bu nedenle evde izin vermiyorum açıkçası...


Samsung'un en son kumandası.neden ilgimizi çekti??Bununla TV'den internete girmek artık daha kolay...
Bir önceki modelle resmen işkence idi..Elektronik devi markanın bu eksiğini gidermiş olması güzel bence...


Yine gömlekler bakıldı.Alındı denendi ...Beğenilmedi :(
Hedef: Dockers...Bir sürpriz düşünülebilir bence:)
 ???? 
Dockers San Francisco..
:)


Mantılar yapıldı,kapatıldı...

Home Sweet Home...
Korunağım,sığınağım...En huzur aldığım,rahatladığım yer...
Huzurlu Limanım...


Herkes evini sever elbet biliyorum.Kim evini sevmez ki dimi??
Ev sevilmez mi??
Her bir eşyasını her bir köşesini çoook çook seviyorum.

Yorgun günün ardından aldığın nefes...Çıplak ayaklarının halıda dolaşması,sıcacık aşın,ağrısız başın,sevenlerin,sevdiklerin...

Ve biriktirdiklerin.........

Yeni ev alıp taşınmadan önce kiradaydık...Taşınıp şuandaki evimize geldiğimizde üzülmüştüm buz gibi gelmişti bana.Yakın olduğundan gidip gidip eski evime apartmanıma bakıyordum.Boş ve anlamsız geliyordu yeni taşındığımız ev..Anılarım mutluluklarım eski evimde kalmıştı.Onları taşıyamamıştım adeta...Üzülmüştüm...

Şimdilerde  üçüncü senemizdeyiz bu evimizde...Geçen gün eski apartmanıma gittiğimde bu kez orası boş ve anlamsız geldi .

Anladım ki.:

Aslında yaşadığımız yeri yaşanılan kılan;eşyalar mekanlar değil,yaşadıklarımızmış..
Anılarımızmış....
Meğer sevdiklerimiz yanımızda olduktan sonra mekanın bir anlamı yokmuş...
Meğer evi ev yapan;paylaşılan tatlı anlar,biriktirilen anılarmış...

Bu nedenle;
Huzurla açıyorsanız kapınızı...
Dışarda kalıyorsa tüm sıkıntılar,kapattığınızda kapınızı...
Yada hasretle ÖZLEMLE bekleyen,yolunuzu gözleyen varsa,
Neşeyle aşkla heyecanla çalan varsa kapınızı...
Ve karşılanıyorsanız tebessümle kapıda :) En mutlu sizsiniz demektir...




EVDEKİ HUZUUUR...MUTLULUK BUDUURRR!!!!
:))))



Ve jenga keyfi...Değişik mühendislik harikalarımız minik beyimizden :))))
Ailece jenga keyfi de şahane...Kesinlikle yine tavsiye ediyorum.Tv kapalı iken birlikte olma hazzı...Kısa sürse de......



Ve elbette O'lala keyfi...
Keyfi dediğime bakmayın siz.Hocanın dediğini yapın ama yaptığını yapmayın derler...Bi heyecan aldım...
Mikrodalgaya attım...
Tam bi fiyasko...
En azından mikrodalgaya atmadan deneyin...
Akışkan çikolata mı???
Yalancılar içinde çikolata yok bi kere...
Amaaan bilenler bilir bizde her yeni çıkan aburcuburu takip etme ve mutlaka alıp tatma hastalığı var karı koca...

Her güzel denilene kanmayın...
Ve o'lala almayııın.

Hadi benden bu kadar yeter...Ben kaçar artık.Mesai dolmak üzere...Eşim Hacettepe de denetimdeydi.İşini bitirince bugün erkenden,benden önce eve geçmiş bile...Ben halaaaa işte :(((
Kendinize iyi bakın...
Sevdiklerinize yakın,evdeki huzurunuzla mutlu kalın...

12 Eylül 2014 Cuma

Geçen Hafta Biz... (Konser-Lunapark-Animasyon,Parise gitme sevinci-Okul heyecanı ve çok daha fazlasıyla;Biz...)



 Selamlar herkese,
çok sık yazamıyorum,yaşadıklarımızın hemen her anını elbette paylaşamıyorum.
Blogunu şöyle etkili kullanan,günlük güncelleyebilen arkadaşlarımı tebrik ediyorum.Gerçekten emek isteyen bir iş...Şimdi biraz gezindim de bloğumda o kadar çok eklerim deyip eklemediğim post var ki anlatamam.Mesela 2013 İstanbul gezimize ait sadece 2 post paylaşmışım,bir sonraki post Yerebatan sarnıcı demiş,öööylece kalmışım,üstünden 1 yıl geçmiş düşünün artık...En azından gezdiğimiz yerleri ekleyip,ilerde hatırlamak adına saklamış olmak istiyorum.Ama onu bile yapamıyorum.Tarif yayınlamam ise namümkün sanırım :) 


Neyse efendim neler yaptık geçtiğimiz günlerde Berkay'ın "Canım Kardeşim" çizgifilm kahramanlarına bayıldığını bildiğimden,bir alışveriş merkezine geldiğini duyar duymaz oraya götürdüm.Birlikte güzel zaman geçirdiler.Berkay çok eğlendi çook mutlu oldu.Özellikle "mıncır" a bayıldı :)
O mutlu olunca ben zaten mutluyum demektir :)


Epeydir gitmediğim Defactoya uğrama fırsatı buldum...Yeni cicilere özellikle çiçekli gömleklere gözgezdirdim...Bayıldım...
Etekleri ise tavsiyemdir...Ben bordo bi tane aldım bile :)

 Elbette yolumuz yine Mudo Konseptti...Burada ne var bilmiyorum ama çekiyo beni...Bişey almasam bile uğruyorum muhakkak...
Özellikle home dekorasyon bölümüne...


Bakar mısınız şunlara...İnsanın içi kalıyor resmen...Koltuktaki dekoratif yastıklara ne demeli...şahane bence...


Yok yok ben seviyorum Mudo'yu...Reklam aldım falan sanmayın bu tamamen kişisel tercihim yahu :) Bir de olmazsa olmazım English Home ve Son zamanların trend Home Collection marka ve mekanı olan Madam Coco elbette...English Home kokusuyla,dokusuyla minik çiçekleriyle Madam coco ise cazip fiyatları ve farklı sunum trendleriyle gerçekten bağlıyor kendine.Ben dayanamayıp aldım mesela English Home'un Jasmıne isimli oda kokusunu.100 cc kokulu çubukları olan büyüleneceğiniz bir koku...Şiddetle tavsiye ederim.Lakin çok çabuk bitiyo söyliyim.Buharlaşma ile uçuuup gidiyo.Ama eviniz yasemin ferahlığında kalıyor...



Geçtiğimiz günlerde yine berkaya söz verdiğim üzre luna parka götürdüm.hepsine değil elbette ama kendi seçimi olan bir kaç tanesine bindirince dünyalar onun oldu...

Bu da benim ağzım bi karış açık kalarak izlediğim,binenlerdeki cesareti tebrik ettiğim lakin asssla binemeyeceğim hayaloyuncağım :( 
Ben de o kadar cesaret olsa parasailing yapardım :))) Nerde o cesaret???...


Ve elbette Demet Akalın Konseri...Hani şu 7 deyip 9'da çıktığı konser :)
Ankara Shopping Fest kapsamında düzenlenen eğlenceler.vs vs... Berkayın balonlarla kovalamacası,elinde dürümle beklemeceleri,bakıcam,görücem diye kucaktan inmemeleri :))))))


 Boyama çalışmalarımız...Babamızın İstanbul Mehmet Akif Ersoy Üniversitesindeki denetimini bitirip dönüşünü bekleyişimiz..27 Kasımda Pariste düzenlenecek olan eğitime katılacaklar arasında olduğunu öğrenip onun adına çoook sevinmemiz...Ve zamanın hızla koşuşuna yetişmeye çalışmamız,kış hazırlıklarımız,balkonumuza nane ve soğan ekişimiz,yepyeni cipcici okulumuza başlayışımız ve kolay alışıyor oluşumuz,işlerimiz,nöbetlerimiz,misafir ağırlayışlarımız,uğurlayışlarımız,yaza vedalarımız vs vs.......

Yok yok! yaz yaz bitmez! en iyisi kısa kesmek...Bizden/benden/ailemden şimdilik bu kadar...
Biz çook mutluyuz dilerim burayı okuyan herkesler mutludur.Allahım herkeslere mutluluk ve aile huzuru nasip etsin.Sevdiklerimizi bizden hiiiç uzak etmesin.Herkesin kalbisinde hep aşk olsun...Eşe hürmet olsun...Yuvaya saygı olsun... 
sevgilerimle diyorum...Bu arada Halle Berry 'nin yeni dizisi EXTANT'ı herkese tavsiye ediyorum.Eşimle sıkı takipçisi olduk...By by...

mintiden sevgiler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...