tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2014 Cumartesi

Fincanda Cevizli Tel Kadayıfı





Selamlar herkeslere...
Tatlılar konusunda hep eksik hissetmişimdir kendimi nedense...Belki çok sevmediğimdendir.Yada yaşadığım bir kaç kötü deneyimdendir bilemiyorum nedenini tatlının kendisini çok güzel yaparım yapmasına lakin şerbet kısmısııııı bir başka meziyet istemekte azizim...
Yani pek aramız iyi değildir zat-ı alileriyle...
Ama bu yapmadığım yada yapmayacağım anlamına gelmiyor elbette.Mutfaktaki en büyük sloganım 
"DENEMEKTEN BIKMA"" 

Evet evet! çok sabırlı değilimdir ama mutfakta birşeyi iyi yapamamışsam,sonuçtan kendim memnun kalamamışsam hırslanırım kendi kendime.Ta ki yapıp becerinceye kadar...

Ki yapmış olduğum tel kadayıfımda da bu noktatayım...
Gerçekten çıtır çıtır ve çoook leziz olmuştu kendileri.Normalde pek sevmem şerbetligilleri ama eşim çok sevdiğinden ehh! yakinen ilgilenmem gerekiyor kendileriyle.

Efendim eşimin uzunca bir süre  "Ahh ah şöyle çıtır çıtır bir kadayıf olsa da yesem"  şeklindeki konuşmaları şerbetlilerle aramdaki buzların erimesine neden olamasa bile kırılmasına neden oldu...

Bir nöbet çıkışı sıvadım kolları,hazırladım kadayıfları ve akşama yapıverdim sürprizimi...
Eh Rabbim de yüzümü kara çıkartmadı hani :) ...

Tarif için: Cahide Ablamı   ve  Tadına doyamadım arkadaşımı ziyaret edip fikir aldım ama harfi harfine değil elbette,kendimce yorumladım.

Geçelim isterseniz hemen yapılışına...



Malzemeler:
300 gr.tel kadayıf
150 gr eitilmiş tereyağı
1-1,5 s.b dövülmüş ceviz

Şerbeti için:
2,5 sb.su
2 sb. toz şeker
çeyrek limon

YAPILIŞI:
1-Erimiş tereyağını tel kadayıfına iyice yedirin.Her tarafı tereyağına bulanınca bir tutam alıp minik kahve fincanına bastırın.



2-  1 tatlı kaşığı cevizi ekleyip üzerine biraz  kadayıf koyarak parmaklarınızla iyice bastırıp tepsiye ters çevirin.. (bu aşamada zorlanırsanız elinizle de çıkartabilirsiniz..)


3-Kadayıfların tamamını bitirinceye kadar bu işlemi uygulayınız.Hafif aralık bırakarak  tepsiye yerleştirdiğiniz kadayıfları önceden ısıtılmış 220 derecelik fırında altı üstü iyice kızarana kadar pişiriniz.Dakika tutmadığım için veremiyorum.



4-Diğer tarafta şeker ve suyu tencereye alıp kaynatınız...Yaklaşık 7-8 dakika kaynattıktan sonra limonunu sıkıp 3-4 dakika daha kaynatıp ocaktan indiriniz.Soğumaya bırakınız.Tamamen soğuğa yakın bir hal alsın...


5-Fırından çıkan kızrmış kadayıfların üzerine ılık şerbeti dökünüz.


Mintinin Minik Notları:

*Sıcak şerbetle sıcak tatlıyı buluşturursanız hamurlaşır.
*Şerbeti kadayıfların üzerine kaşıkla ara ara gezdirin üzerinin kuru kalmaması için.

*Kadayıflar yeterince yağlandığı için tepsiyi yağlamanıza yada yağlı kağıt kullanmanıza gerek kalmıyor.

*Eğer soğuk bir havada yapacaksanız tatlınızı tereyağı donacağı için fincandan rahat çıkarmanız için fincanı ara ara ıslatabilirsiniz.Ancak seri olmanızı öneriyorum yine de.

*Ben yazın yaptığım için bir sıkıntı yaşamadım.
*Eşim daha minik porsiyonlar istedi,bir sonraki yapışımda tek atımlık toplar yapmayı düşünüyorum...
Tatlı çok sıcak şerbet çok soğuk olmamalı buna dikkat edin.Fırından çıkınca ilk sıcağının gitmesini bekleyin. Şerbetiniz de soğuğa yakın bir ılıklıkta olmalı...
*İsterseniz tereyağına birazcık sıvıyağ ekleyebilirsiniz.Ben çok az eklemiştim.


Afiyet olsun





24 Mayıs 2014 Cumartesi

Padişah Lokumu / Saray Sarması




Herkese yeniden selam ve sevgiler...
 Kızlara verdiğim çay davetinde yapmış olduğum bu sütlü tatlıyı herkes çok beğendi.Hem göze hem damağa hitap eden,özellikle yaz aylarında tercih edebileceğiniz,fazla soğutlduğunda donmurma tadında yenebilen bir lezzet...
Denemenizi tavsiye ediyorum

Bu arada yeni heyecanlar içerisndeyim./z...
Bilirsiniz geçtiğimiz zamanlarda bir Roma hezeyanı yaşamış,tüm hazırlıklarımızı tamamlamış ancak vize sorunundan gidememiştik.Şimdi ise Yeşil Pasaportumuz sayesinde elimizi kolumuzu sallayarak Allahım nasip eylerse gitmeyi planlıyoruz.
Evet bu sene tatil olarak İTALYA'YA gitmeyi planladık Allah izin verirse...
Bakalım Nasip...


Nasip diyorum;Çünkü yine herşeyimiz hazır bekliyoruz ...bakalım bu kez nasip olacak mı gitmek...

Ben Venedik'i,eşim ise Roma'yı görmeyi çok istiyor.Umarım gidebiliriz bir sıkıntı çıkmadan ve umarım burada gezip gördüğümüz yerleri paylaşmak kısmet olur...Şimdilik ben kaçıyorum ve sizi bu lezzetli tatlının tarifiyle başbaşa bırakıyorum...
 
İşte sizlere yapmış olduğum Padişah lokumunun tarifi...
padişah lokumu malzemeleri:
1 lt süt
1 su bardağı un
1 su bardağı şeker
2 adet damla sakızı
1 pk.vanilya
1yk.tereyağı

Yapılışı:
Bildiğiniz basit muhallebi tarifi...
*Un şeker ve sütü tencereye boşaltın çırpıcıyla soğuktan iyice çırpın ve ocağa alın.içine damla sakızını da atıp sürekli karıştırarak pişirin.Göz göz olup kaynayıncaya kadar bekletin ve ocaktan alıp içine vanilya ve tereyağını ekleyin.(30gr kadar.)mikser yardımıyla iyice çırpın.

*Püf noktası burada.en az 5 dakika,muhallebiniz göz göz oluncaya kadar mikserin en yüksek devrinde çırpın.

*Büyük boy fırın tepsisine 2 paket kadar hindistan cevizini serpin.Tepsinin yüzeyi tamamen hindistan cevizi ile kaplanmalı ve hiç boş yer kalmamalı.Muhallebiyi tepsinin kenarlarından başlayarak döküp kaşık yardımıyla heryerine yayın.

*Arada kaşığınızı suyla ıslatırsanız daha kolay yayabilirsiniz.Tepsiye incecik yayılmalı.Çok ince olacaktır tepside,bunun için sakın endişelenmeyin.

*Bu şekilde 1 saat kadar soğumaya bırakın.

*Bu arada 1 poşet kremşantiyi tarifine göre hazırlayın.Soğuyan muhallebinizin üzerine yine heryerini kaplayacak şekilde incecik yayın.Üzerini streçfilmle kaplayıp 1 gece buzdolabının alt kısmında beklemeye alın.

*Ertesi gün tepsiyi boyuna 2,enine 5 parça olacak şekilde bıçakla dilimleyin.Eğer evinizde varsa dövülmüş yeşil fıstıktan muhallebinizin heryerine serpiştirin.Kestiğiniz dilimlerin uç kısımlarına kestiğiniz boyda olacak şekilde muz dilimleri koyarak bir uçtan başlayarak sarın.

*Bir tur atmanız yeterli olacaktır.Sarma işleminde biraz zorlanabilirsiniz.Ben ilk sardıklarımı beğenmedim eve ayırdım.Sonraki sardıklarım daha güzel oldular.Sararken sarılmıyor diye endişelenmeyin.Spatulanızı ıslatıp sarma işlemini kolaylaştırabilirsiniz..


NOT:
*Sarma kısmı biraz el mahareti gerektirebilir.Tavsiyem;korkup endişelenmeden,panik olmadan ıslatılmış spatula ve elinizin yardımıyla muhallebinizi bir tur attıracak kadar sarabilmeniz.Kenar kısınları yada kestiğiniz parçanın boyu hoşunuza gitmediyse kenarlarından bıçak yardımıyla keserek düzeltebilirsiniz....
*Bol hindistan cevizi kullanmanızı tavsiye ediyorum....
*Sunumdan hemen önce dolaptan çıkarmalısınız.Soğuk servis edilmelidir....
*Damla sakızı olmadan da yapılabilir ancak damla sakızı muhteşem bir lezzet katıyor bilginize...

En kalb-i sevgilerimle...

15 Ocak 2012 Pazar

Aşure

   Güzel pazarlar herkese,
hastalıklardan uzak,sağlık sıhhat dolu güzel bir gün geçirmiş olmanızı diliyorum,hastalık kelimesinin bizleri üzdüğü şu günlerde...
Perşembe günü Aysel annemi (kayınvalidemi) şiddetli mide ve sırt ağrısıyla Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdük apar topar.
Akut Pankreatit teşhisiyle serviste yatıyor şuanda.Rabbimden acil şifalar diliyorum güzel anneme.
 Biran önce sağlığına kavuşup evine dönmesini diliyorum..İnanılmaz fedakar cefakar bir insandır kendisi,
hastanede yattığı şu günlerde bile kendinden önce bizleri düşünüp üzülür,"aman yavrum karda kışta perişan oldunuz,aman yavrum torunumu perişan ettim sizler işinize gidemiyorsunuz" diye üzülüp duruyor hasta haliyle bile.
Allahım sağlık sıhhat versin inşallah.

Bizleri hiiç üzmeyen,hiç kırmayan gerçek bir "anne"dir kendisi.Rabbim onu hiiç incitmesin inşaALLAH diyorum ve Ankaranın kara teslim olduğu şu güzel pazar akşamında sizlere sitemde olmayan,vakti haylidir geçen lakin sofralardan eksik olmaması için pek de zamana ihtiyaç duyulmayan bir lezzetin tarifini vemek istiyorum sizlere...
AŞURE...
Ben bayılıyorum bu lezzete.
Eşimin sevmemesine rağmen sadece kendim için bile pişirebilirim inanın bana.Aşure vakti; yapıp komşulara dağıttığım, hatta iş arkadaşlarıma bile götürdüğüm bu enfes lezzetin tarifini vermek ise bu güne kısmetmiş...
Buyrun lütfen tarife...

MALZEMELER                              ÜZERİ İÇİN
2 SU BARDAĞI AŞURELİK BUĞDAY       1FİNCAN FINDIK
1 SU BARDAĞI NOHUT                     1 FİNCAN BADEM
1 SU BARDAĞI KURUFASULYE            2 FİNCAN CEVİZ
2 SU BARDAĞI ŞEKER                      TARÇIN
1-1,5 ÇAY KAŞIĞI TUZ
8 ADET İNCİR
6 ADET KAYISI KURUSU
2 FİNCAN SARI ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM
1 FİNCAN KUŞÜZÜMÜ
SU,1/2 ÇAY KAŞIĞI TUZ
YARIM FİNCAN PİRİNÇ
                           

YAPILIŞI
1-Buğday,nohut ve fasulyeyi 8-10 saat evvelinden ıslatın...(Ben derin dondurucuya daha evvelden haşlayıp attığım nohut ve fasulyeleri kullandım.Buğdayı ise;üzerini geçecek kadar suyla doldurup,bir taşım kaynattıktan sonra altını kapatıp,kapağı kapalı şekilde akşamdan ıslanmaya bıraktım.

2-Haşladığınız nohut ve fasulyeleri ıslattığınız buğdayın içine ekleyerek pişirmeye başlayınız.Beraberinde pirinci de yıkayıp katınızve yaklaşık 1-1,5 çay kaşığı kadar tuz ilave ediniz.

3-Yaklaşık 10-15 dadika kaynamalarını sağlayarak özlenmelerini bekleyiniz.Kesinlikle buğdayınızı haşladığınız yada ıslattığınız suyunu dökmeyiniz.Buğdayın haşlanan suyu aşurenizin daha kıvamlı olmasını sağlayacaktır.

4-Yıkadığınız kayısı ve incir kurularını küçük küçük doğrayarak aşurenize ilave ediniz.Sıcak suda 

5 dakika beklettiğiniz sarı üzümlerive şekerini de de ilave ederek 10 dakika kadar daha kaynatınız.(şeker oranını damak tadınıza göre tadına bakarak daha az yada daha çok ekleyebilirsiiniz)

6-Aşurenizin kıvamını sıcak su ilavesiyle dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

7-Şeker oranı da istediğiniz gibiyse ocağı kapatıp,kaselere paylaştırarak üzerini arzu ettiğiniz çerez çeşitleriyle süsleyebilirsiniz..

 NOT:
a)Dilerseniz içine ocaktan indirmeden önce portakal kabuğu da rendeleyebilirsiniz.hoş bir aroması oluyor.
b)Dilerseniz çerezleri pişerken de ilave edebilirsiniz.ben pişmiş çerez tadını sevmediğimden sadece üzerine ilave ettim.
c)Cevizi pişerken katarsanız aşurenizin kararmasına neden olursunuz.
d)Daha beyaz aşure isteyenler suyuna 1 bardak kadar süt ilave edebilirler.Lain ben katmıyorum.
e)Ben hiç denemedim ama kıvamlı olmadığını düşünüyorsanız yada buğdayınız özleşmedi ise 1 fincan nişastayı suda çırpıp içine katarak kıvamını arttırabilirsiniz.ama genellikle buğdayın özü, kıvamı için yeterli oluyor.

24 Kasım 2011 Perşembe

fırında kabak tatlısı


Bugün izinliyim,evimdeyim,ve inanılmaz mutluyum...
Bu akşam anacığımın yanına memleketime gideceğim inşallah.Aslında uçak olsaydı haftasonundan çıkacaktık yola lakin bayram öncesi ancak pazartesi akşamına ayarlayabilmiştik.22.40taki uçağımızla bu geceyi anneciğimde geçireceğiz hayırlısıyla.En çok bebeğimin anneannesiyle buluşmasına seviniyorum.Yollar uzak olduğundan geliş gidişler pek sık olmuyor taktir edersiniz ki.Anneanne-torun şöyle koklaşsınlar-hasret gidersinler istiyorum...


Sonra minik Cemremiz var Malatya'da,kuzen çocukları benim bebeğimle...Güzel zaman geçireceklerini kaynaşacaklarını düşünüyorum.
Cemoş Berkaydan 6-7 ay büyük bu arada ve inanılmaz şeker...

Eh!hazır bir miktar ayrı kalıcam bloğumdan,tatlı tatlı ayrılalaım istedim.
İşte bu nedenle de sizi,en sevdiğim tatlılardan biriyle Kabak tatlısıyla başbaşa bırakıyorum...Anneannemin enfes yaptığı bu tatlıyı her yapışımda tonton anannem gelir aklıma.Şimdilerde İstanbulda olan tontonlarım,Malatya'ya dönmeden evvel bize de uğrayacaklar inşallah.Sabırsızlıkla bekliyorum canlarımı diyorum ve tatlının tarifine geçmek istiyorum.
Kabak tatlısı,bana her zaman sonbaharın müjdecisi gibidir.Bir de kestane ve lahana manavdaki yerini aldı mı?tamam!kış gelmiş demektir:))
Bayıldığım bu lezzeti yapabilmek için;alim olmaya gerek yok aslına bakılırsa lakin 
usulen de olsa vermek gerek tarifini değil mi:)
Haydi buyrun Kabak Tatlısına...
Malzemeler
  • 1 kg.balkabağı
  • 1.5 su bardağı şeker
  • (yada 3 kg kabak+1 kg şeker şeklinde ayarlayabilirsiniz...)
  • 1 adet çubuk tarçın
Yapılışı:
  • Kabak dilimlerini  iri parçalar halinde doğrayıp,tepsiye yerleştiriniz.Ben kabağı kesip doğrayamıyorum açıkçası.İnanılmaz kuvvet gerektiren bir iş bence.Bu nedenle genellikle dışarda kesilip hazırlanmışı alıp bol suda iyice yıkayıp hazırlıyorum.
  • Üzerine şekeri her yerine gelecek şekilde serpiniz.Şekeri damak zevkinize göre azaltabilir yada artırabilirsiniz elbette.
  • Aralarına parça tarçınları da yerleştirdikten sonra tepsinizin üzerini folyoyla iyice kapatınız.
  • 10 dakika kadar sıcak fırında bekletiniz,bu işlem kabakların sulanmasını sağlayınız.Ben kabakların üzerine şekeri serpip üzerini kapatıp 1-2 saat kadar bekletiyorum açıkçası.Bu bekleme kabakların kendiliğinden suyunu salmasını sağlamakta.Sonrasında yine 10 dakika kadar folyoyla sarılı vaziyette pişiriniz.Folyoyu çıkardıktan sonra da saldığı suyu tekrar çekip yumşacık oluncaya kadar 170 derecede pişiriniz.
  • Fırndan çıkardığınız tatlınızı tabağa alıp bol ceviz yardımıyla süsleyerek servis edebilirsiniz.Ben bu tatlıyı soğuk seviyorum.Ilık yada soğuk servis yapabilir,dilerseniz tarçın serpebilirsiniz...
  • AFİYET OLSUN..
mintiden sevgiler

7 Eylül 2011 Çarşamba

Ev Baklavası


Selamlar herkese...
Tatil çoktan bitti,yine iş başındayız hatta yarıladık bile haftayı.
Nasıl geldi geçti anlamadık ,doyamadık tatile:)
Tatilde Minti çok görmek istediği Eskişehir'e gitti ve tüm gün eşi ve minik bebeğiyle bilikte doyasıya gezdi,eğlandi.Hızlı trenle gitmeyi düşünmüştük ama sağolsun babamız (eşimin babası) bize kıyamadığından arabayı verdi ve biz de tadını çıkardık fazlasıyla arabalı olmanın:)
Çektiğim fotolar arabanın içinde babamla birlikte Kırşehir'e gitmemiş olsaydı sıcağı sıcağına yayınlayacaktım çektiğim enfes Eskişehir pozlarını.Ama malesef fotoğraf makinemi arabada unutmuşum.

Ahh ahh!!
Keşke unuttuğum tek şey arabada kalan makine olsaydı.
Minti malesef dereceli gözlüğünü de Eskişehir'de unuttu/düşürdü/yada kaybetti.
 Yani;750 lira sayıp aldığım, bir ay alışmaya çalıştığım,sonrasında ise silmeye bile kıyamadığım çok sevdiğim,kenarlarında parlak taşları olan,lila renginde Romanson marka gözlüğümü kaybettim.Ay! ilan verir gibi anlattım valla.Birde "HÜKÜMSÜZDÜR" diyeyim de tam olsun bari:))


Şaka biryana ne ara ve nasıl kaybettiğimi bile hatırlamıyorum.Benim gözlükle ilişiğim bilgisayar ve tv başında olur genelde.
Şimdi nasıl pc. başındasın diyeceksiniz?:)
Dediğim gibi idare ediyor ama uzun süre gözlüksüz bakamıyorum işte.


Neyse eşimin dediği gibi "CANIMIZ SAĞOLSUN"diyeyim ben de yapacak bişey yok.Eskişehir'de doyasıya bir gün geçirdim.İlerde anlatırım neler yaptığımızı.

Gelelim bu enfes el açması bayram baklavasına:)
Sakın baklavayı Minti açtı sanmayın!!!
Henüz öyle usta olduğumu iddea edemem.Ama bu;günün birinde yapıp da sizlerin huzuruna çıkarmayacağım anlamına gelmez.
Bu nedenle durumu şu şekilde düzeltiyorum.
HENÜZ BAKLAVA AÇMASINI BİLMİYORUM.
Ama ben deki bu hırs olduğu müddetçe merak etmeyin baklava açma işi yakındır.Hatırlarsanız ben şeker hamuru nasıl yapılır,nasıl düzenlenir deyip gezerdim bir zamanlar ama ne oldu?Bebeğimin doğumgününe şeker hamurundan pastayı yapıverdim.Bu nedenle neden baklava yapayayım ki, değil mi??

Resimdeki baklavayı soracak olursanız o,kayınvalideme ait bir baklavadır ki tadı yaklaşık bir senedir damağımda:))Hala gitmedi dermişim:))
Gerçekten ama kayınvalidem geçen sene kurban bayramında yapmıştı ben de afiyetle yemiş ve bir kaç poz da fotoğrafını çekmiştim.Biraz geç oldu ama nasip bu güneymiş yayınlayayım istedim:))
Tarifini de ilk ağızdan veriyorum hemencecik,çünkü baklavanın sahibesi şuan yanımda:)
Tarifini Aysel annemin anlattığı ve yaptığı şekilde anlatıyorum :
1 tepsi baklava için Malzeme Listesi:
1 su bardağı süt
1 adet yumurta
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
1 çay kaşığı dolusu  tuz
1 paket kabartma tozu
yarım limonun suyu
5 su bardağı un
Üzeri için yarım paket margarin 
yarım su bardağı sıvıyağ
Arasına serpmek için bolca ceviz.Her kata 1 su bardağı kadar dökünüz.

Şerbeti için
 2 su bardağı toz şeker
2,5 su bardağı su
çeyrek limon

Baklava Açma İşlemi:
1-Tüm malzemeleri bir kaba koyup karıştırınız.Üzerine yavaş yavaş unu ve kabartma tozunu ilave ederek yoğurmaya başlayınız.hamurunuz kulak memesi kıvamında yumuşak da olmayacak,açılamayacak kadar çok çok sert de olmayacak.Ama serte daha yakın bir kıvamda olacak.Yoğurma işlemine özen gösteriniz çünkü çok iyi yoğurulması gerekmekte.Eğer hamuru toparlama işinde zorlanırsanız ve size kuru gibi gelirse yaklaşık 1-2 yemek kaşığı kadar musluk suyu soğukluğunda sudan yardım alabilirsiniz.

2-İyice yoğurulan hamuru yaklaşık 1 hatta 1,5 saat kadar üzerini ıslak bezle kapatarak dinlenmeye bırakınız.Çok iyi dinlenmiş olması gerekiyor ki iyi açılabilsin.

3-Dinlenen hamudan büyük ceviz iriliğinde bezeler koparınız.Yaklaşık 25-30 beze hazırlamanız gerekmektedir.Açma tahtasına yada tezgaha bir miktar buğday nişastası serperek her bezeyi yine nişastaya bulayarak merdane yardınıyla büyütmeye çalışınız.5 adet bezeyi aynı büyüklüğe getirip üst üste koyduktan ve aralarına yeteri miktarda nişasta buladıktan sonra oklava yardımıyla 5 bezeyi aynı anda büyütmeye çalışınız.Nişasta kaybolduğunda yeniden nişasta serpebilirsiniz.


not:Nişastayı iyi ayarlamak gerekmektedir.Aşırı derecede nişastaya bulanan baklava lezzetli olmayacak az nişastaya bulanan baklava hamuru ise açılmayıp yapışacak yada yırtılacaktır.Bu nedenle nişastayı üzerini ince bir tabaka oluştucak şekilde bulamalısınız.

4-Tepsinin tabanını sıvıyağla yağlayınız.Tepsi büyüklüğünde incelttiğiniz baklava yufkalarını tepsi büyüklüğünde kesip tepsye düzgünce yerleştiriniz.Arta kalan parçaları tekrardan üzerine,aralarını açarak ince ince serebilirsiniz.


Not:Eğer tepsi büyüklüğünde büyütmekte zorlanırsanız açtığınız 5 yufkayı tek tek oklavaya dolayarak aralarına tekrardan nişasta serpip elinizle iyice bulayınız.sonrasında da oklavaya sardığınız her yufkayı nişastalayarak tekrardan üstüste diziniz ve hepsini birlikte tekrardan sarıp büyütmeye çalışınız.Kenarları kıvrılırsa elinizle düzeltmeyi ihmal etmeyiniz.Baklava yufkası açmak fazlasıyla sabır gerektiriyor şimdiden söyleyeyim.Yırtmadan,kıvrılıp içe dönmesine izin vereden,yavaş hareketlerle ve sabırla inceltiniz.

İlk beşli bezeyi yeleştirdikten sonra bolca ceviz seriniz.sonraki 2. katta da araya ceviz seriniz.Lakin baklavanın iyi kabarmasını istiyorsanız son katına ceviz koymayınız.
Son bir kez toparlayacak olursak;

25 bezelik baklava yufkasının,
Birinci kat 5li yufkayı aç,incelt,tepsiye göre kes,arta kalanların katlarını açarak üstüne ser ve üzerine bolca ceviz serp.
İkinci kat 5li yufkayı aç,incelt,tepsiye göre kes,arta kalanların katlarını açarak üstüne ser ve üzerine bolca ceviz serp.
Üçüncü kat 5li yufkayı aç,incelt, tepsiye göre kes,arta kalanların katlarını açarak üstüne ser ve üzerine bolca ceviz serp.
Dördüncü kat 5li yufkayı aç,incelt, tepsiye göre kes,arta kalanların katlarını açarak üstüne ser,araya ceviz serpme.
Beşinci kat 5li yufkayı aç,incelt, tepsiye göre kes,arta kalanların katlarını açarak üstüne ser ve baklava açma işlemini burada bitir.
 


Baklava Dilimleme İşlemi:
Bu aşamadan sonra keskin bir bıçak yardımıyla baklavanızı istediğiniz şekilde dilimleyiniz.Lakin baklavayı keserken kesme işlemini bir baştan bir başa yaparsanız baklavanız dağılabilr yada düzgün kesilmeyebilir.Püf noktası şurada:Başladığınız noktadan tepsinin diğer tarafına kadar değilde azıcık kala kesme işlemini bırakınız.Ve tam tersi yöne çevirerek kaldığınız yerden kesme işlemine devam ediniz.
Baklavanın Yağını Dökme İşlemi:
Açıp hazırladığınız ve dilimlediğiniz baklavaya yarım paket margarini ve sıvıyağı bir tavada eritip ısıtarak heryerine gelecek şekilde yavaş yavaş dökünüz.Bol yağlı olması gevrek ve kıtır olmasını sağlayacaktır.Yağın sıcak ama yanmayıp erimiş olması gerekmektedir.

Baklavayı Pişirme İşlemi:
Yağını döktüğünüz baklavanın çok yüksek olmayan ve önceden ısıtılmış fırında yavaş yavaş içini çeke çeke pişmesi gerekmektedir.Dereceli olmayan fırınlarda açıp,kapatma işlemi yaparak yavaş yavaş pişirebilirsiniz.
Dereceli fırınlar için pişirme tekniğini Uzman Tv den aldım.Yaklaşık 180 derecelik önceden ısıtılmış fırında 40 dakika kadar alt-üst programında pişiriniz.Eğer üzeri çok kızarırsa yanmasını engellemek amacıyla alemünyum folyayla kapatınız.Pişen baklavayı fırından çıkarıp soğumaya bırakınız.

Baklavayı Şerbetleme İşlemi:
Bunun için suyla şekeri ocağa koyup yaklaşık 15 dakika kaynatınız.en son limonun ekleyerek biraz daha kaynatınız.İki parmağınız arasında yağ varmış hissi yada eliniz yağlanmış hissi olmalıdır.Yada şerbetin hazır olduğunu anlamak için bir başka yönteme başvurup;kaşıkla porselen bir tabak yüzeyinde şerbetin akışkanlığına bakmak gerekmektedir.Eğer su porselen yüzeyde daha ağırdan akıyorsa şerbetiniz olmuş demektir.Soğuyan baklavanızın üzerine şerbetin ilk sıcağı gittikten sonra yavaş yavaş dökünüz.Birden boca edince hamur olabilir.Yüzeyine çıkacak kadar bol değil,dibinde görünecek miktarda olmalıdır baklavanın şerbeti.Akabinde ağzı açık vaziyetteki fırınınızın içine koyarak ertesi gün için yemek üzere beklemeye alabilirsiniz.
EV BAKLAVANIZ HAZIR AFİYET OLSUN...
 

Maşallah kayınvalidem ev baklavası hususunda pek yetenekli.Bu enfes lezzet için kayınvalidemin ellerine sağlık diyorum.
Tam bu noktada;yıllar yılı afiyetle yediğim anneannemin enfes el yapımı baklavalarını da anmadan geçmek istemedim.Şimdi Malatyadan çook uzaklardayım haliyle anneanemin baklavasından yiyemiyorum.Ama çok özlediğimi itiraf ediyorum:)Canım anneannem benim seni çok seviyorum.Kulakların çınlasın anneanneciğim bayıla bayıla yerdim yaptığın baklavaları,kömbeleri..Çocukluk anılarım senin baklavalarınla süslü.Şimdilerde Aysel annemin baklavalarını löp löp yutuyoruz,gün gelir inşalah yavrucuklarım da benim baklavalarımdan yer diyorum.Ha Leyloşumun baklavalarını da atlayamam.
Maşallah anasının kızıdır teyzem,pek güzel yapar baklavayı.



Eh MİNTİ hanım da,ilerde bu üç baklava üstadı gibi olur inşalah diyorum. 
ve baklavaya son noktayı koyuyorum.
Baklavanın akibeti ne oldu diyenlere de bu tabağı göstermek istiyorum.
Sanırım ertesi güne bile kalmadan bitmişti ki Allahtan kayınvalidem çifte tepsi yapar...

Minti hanımın baklava macerası bu kadar.Haydi kalın sağlıcakla inşalalah.
Allah yar veyardımcınız olsun...
Sevgilerimle...

7 Temmuz 2011 Perşembe

Narlı İrmik Tatlısı



 Selam ve sevgiler gönderiyorum herkese..
Bu gün yine görevim dolayısıyla nöbetteyim ve bebeğime gidemeyeceğim malesef ama yine de çok mutlu çok huzurluyum.Bunun için sayamayacağım kadar çok neden var biliyorum...Sağlığım yerinde olduğu için mutluyum,bebeğimin ateşi düşüp iyileştiği için mutluyum,bebeğim emin ellerde olduğu için mutluyum,çalışıyor ve sevdiğim işi kendi işimi yapıyor olduğum için mutluyum,aşık olduğum adamla evli olduğum için mutluyum,hala yüreğimde aşk olduğu için hala sıcacık aşık olunduğum için mutluyum,dedemin patoloji sonucu iyi çıktığı için mutluyum,biricik kuzenim iş bulup çalışıyor olduğu için mutluyum,canımın içi anneciğimle huzurumuz mutluluğumuz yerinde olduğu için mutluyum,bebeğim artık tekli kelimeleri bırakıp cümle kurmaya geçtiği için mutluyum,KADROLU DEVLET MEMURU OLACAĞIM için,Ankarada olduğum için...................................

biliyorum uzar gider bu sayfa
....
Bu nedenle ben SADECE MUTLUYUM diyeyim en iyisi...çüNKÜ BUNUN İÇİN;NEDEN GEÇEKTEN ÇOK...
Bu günki tatlı tarifim de böylesi mutlu olduğum günlerden birinde çıkıvermiş olmalı ki hala tadı damağımda.
Eğer narı seviyorsanız deneyin derim...
İşte size tarifi...
Malzemeler:
1 Lt. Süt
7 Yemek Kaşığı İrmik
8 Yemek Kaşığı Toz Şeker
1 Yemek Kaşığı Buğday Nişastası
1 Paket Vanilya
 
Narlı jöle için:
2 su bardağı nar
1 su bardağı su

1 yemek kaşığı nişasta
1 paket vanilya

5 yemek kaşığı şeker
Yapılışı:
1-Vanilya hariç tüm irmik tatlısı malzemelerini bir tencerede buluşturup karıştırınız.Ocağa koyduktan sonra sürekli karıştırarak pişiriniz.Kıvam kazanan tatlınızın altını kapatarak içerisine vanilya ilave ederek karıştırınız.

2-Bu arada ayıkladığınız nar tanelerini sos tenceresine alarak üzerine suyunu,şekerini ve nişastasını katarak karıştırınız ve ocağa alınız.Ocakta tamamen kıvam kazanıncaya kadar pişiriniz.Eğer bu süreçte kıvam kazandırmakta zorlanırsanız çok az suya,bir miktar daha nişasta katarak karıştırıp pişmekte olan sosa ilave edebilirsiniz.Jöle kıvamına geldiğinde altını kapatınız.Yine,şeker miktarını damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.En son 1 tatlı kaşığı kadar vanilya ekleyip karıştırıp işlemi sonlandırabilirsiniz.

2-İrmiğinizi ve narlı jölenizi hazırladıktan sonra türk kahvesi fincanlarınızın içini çok hafif sudan geçiriniz(bu işlem irmiğin fincana yapışmasını önleyecektir)Hazırladığınız narlı jöleden 1-2 yemek kaşığı kadar fincanın tabanına koyunuz.Üzerine yine 1-2 yemek kaşığı kadar hazırladığınız irmik tatlınızdan koyup fincanın kalan kısmını narlı jöle ile tamamlayınız.Tüm fincanları aynı işleme tabi tutunuz.Ben bu miktarlarla yaptığım tatlımdan 8-10 fincan doldurup geri kalanını elimde mevcut olan başka bir kalıbıma dökerek dondurdum.Siz de aynı işlemi yapabilirsiniz.

4-Hazırladığınız tatlınızı buzdolabında en az 2-3 saat dinlendiriniz.Ve servis yapacağınız zaman;servis tabağına fincanı ters döndürerek tatlınızı çıkarınız.Nar taneleriyle süsleyebilirsiniz. 
AFİYET OLSUN...

 


mintiden sevgiler

14 Şubat 2011 Pazartesi

Havuç Jöleli-Ballı İrmik Tatlısı



Herkese gönlünce geçireceği güzel bir hafta diliyorum.
Bugün mübarek bir gün,mübarek bir gece.Sevgililer sevgilisinin,dünyaya teşrif ettiği,dünyamızı aydınlattığı gündür bugün.Rabbim onun sevgisine erişebilmeyi,onun yolundan gidenlerden olmayı nasip eder inşallah.Bu mübarek günde  dualarımız,Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) Efendimizin yüzü suyu hürmetine kabul olur inşallah...Hayırlı kandiller diliyorum...
Bugünün 14 şubat sevgililer günü oluşu beni çok da bağlamıyor,hemencecik bunu da belirtmek istiyorum.Nedenleri hususunu uzun uzadıya paylaşıp,sizleri sıkmak istemiyorum,kutlayanları büyük bir saygıyla karşılıyorum.Hoşgörülerimi sunuyorum.

Velhasıl,sözü çok uzatmadan;sevgililer gününün eşim ve bana göre bir anlamı olmadığını söylemek istiyorum.Lakiiiiin 14 şubatın anlamı bizim için paha biçilemez.Eşim 2008 yılının 14 şubatında yapmıştı unutulmaz bir şekilde evlilik teklifini bana.İşte bu nedenle evet 14 şubat bizim için çok çok özel.Ama tek nedeni bizim için bu.İnsanlar 14 şubatta ne kutluyorlar bilmiyorum ama biz;unutamadığımız 2008 şubatını,yadetmek amacıyla bugünü özel kılıyoruz birbirimize.
İşte bu nedenle hemen postumu hazırlayıp yayınladıkladıktan sonra,eşimin daveti için hazırlanmam gerekecek sanırım.Yer mekan sormayın.henüz ben de bilmiyorum.Bana sadece süslenip hazırlanmam söylendi:))
Hadi biran önce tarifime geçeyim.

Bu tarifimi Porselen Demlik Çay Saati Etkinliğine evsahipliği yapan sevgili Cafemis'e
 gönderiyorum ve kendisine bol katılımlı bir etkinlik diliyorum...


İrmik tatlısı mutfağımın kurtarıcılarındandır.Hem pratik olduğundan Hem de acil misafirleri şık birşekilde uğurlayabildiğinden dolayı seviyorum bu tatlıyı.Bu defa havuç peltelisini denemek istedim.Herzamanki aynı sunum olmasını istemediğimden,bu defa değişik bir sunum kullanmayı tercih ettim.Bana göre çok değişik oldu.Umarım sizler de beğenirsiniz.


Malzemeler:
-4 su bardağı süt
-6 çorba kaşığı irmik
-7 çorba kaşığı şeker
-1 paket vanilin
-40-50gr. tereyağı(2 yemek kaşığı kadar yeter)
çay kaşığının ucuyla tarçın(tamamaen opsiyonel)
 
Havuç Jölesi İçin Malzemeler:
-1 su bardağı havuç püresi(2 adet havuç)
1 paket vanilya

2 yemek kaşığı bal
-1 çorba kaşığı toz şeker
1,5 yemek kaşığı nişasta
-1 adet portakal kabuğu rendesi


Hazırlanışı: 
1-Sütü bir tencereye koyduktan sonra,içine irmiği ve şekeri koyarak karıştırıp ocağın altını açınız.Orta ateşte sürekli karıştırarak,pişirip kıvam kazanmaya başladığında ocaktan alınız.

2-İçerisine vanilya ve margarini ekleyerek çırparak karışmasını sağlayınız.Margarin yerine tereyağı da kullanabilirsiniz.

3-Bu arada havuçları yıkadıktan sonra kabuklarını soyup rendeleyiniz.Yaklaşık 1-1,5 su bardağı suyla birlikte ocağa koyup tamamen pişmesini sağlayınız.Bu arada suyunda azalma olursa su ilave edebilirsiniz her zaman söylediğim gibi.

4- Pişen havuçları mutfak robotuna koyarak tamamen püre haline gelip ezilmesini sağlayınız.Bu hazırladığınız pürenin toplam miktarı 1 su bardağı olmalıdır.Eğer 1 su bardağından az ise üzerini suyla tamamlayarak,bir tava yada sos tenceresinin içerisinde ocağa koyunuz.İçine nişasta ve şekeri ekleyerek karıştırınız.1 adet portakal kabuğunu rendeleyip,vanilyayı da ekledikten sonra pişirerek jöle hatta pelte kıvamını alıncaya kadar karıştırma işlemine devam ediniz.

(Bu noktada biraz mutfak becerinizi konuşturacaksınız.Eğer çok cıvık bir hal aldıysa 2 yemek kaşığı kadar suyun içinde yarım kaşık nişastayı karıştırıp karışımın içine dökebilirsiniz.Yada çok çok koyu olacağını anladıysanız,azıcık suyla inceltebilirsiniz.Bu ölçülerde yeterli kıvamda bir pelte elde edebiliyorsunuz.)Jölenize enson 2 yemek kaşığı kadar bal ilave ediyorsunuz...

5-Her iki karışımı da hazırladıktan sonra fincanların yada elinizde varsa,değişik kupların içini suyla ıslattıktan sonra tabanına havuçlu jöleden yaklaşık 2-3 yemek kaşığı koyup üzerini hazırladığınız irmikle tamamlayınız.Hepsi bitene kadar bu işlemi devam ettiriniz.Kuplar yada fincanlar soğuduğunda,buzdolabında bir gece beklettikten sonra servis tabağına ters çevirerek üzerini dilediğiniz gibi süsleyip servis yapınız.

Afiyet Olsun...

 not:Ben küçük türk kahvesi fincanlarını kullandım.Ve üzerini fındıkla süsleyerek servis yapmayı tercih ettim.Hangi kalıbı kullanacağınızı size bırakıyorum,ama kalıbınızı ıslatmayı unutmamanızı bir kez daha dile getiriyorum.Dilerseniz üzerini çikolata sosuyla yada çikolata rendesiyle de süsleyebilirsiniz.Ben güzel olabileceğini düşünüyorum...

Sunumuyla,lezzetiyle,rengiyle kefif veren bu lezzeti,sizin de seveceğinizi umuyorum.Şimdiden afiyet olsun diyorum.
 
  
 Cici yüreklerinizden bu mübarek günde duayı eksik etmemenizi ,
İçinde minticiğinizi de unutamanızı temenni ediyorum.
Sizi En Emin'e,En Sevgiliye emanet ediyorum.
Mintiden şimdilik bu kadar...
Kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum...

5 Ocak 2011 Çarşamba

İrmikli Gül Tatlısı...


Sevgiler gönderiyorum tüm yüreklere...
Işıl ışıl,sevgiyle kaplı bir dünya diliyorum.Enerjiniz her daim yüksek olsun inşallah.Çevrenizdekilerinizi kuşatın sevginizle,tüm olumsuzlukları kovarak dışarı atın evinizden,İÇİNİZDEN.
Gözlerinizle dokunun her bir eşyanıza,sağlıklı olduğunuzu getirin aklınıza.Sevdiklerinizin,yanınızda olduğunu düşünün ve en içten halinizle şükredin Rabbinize,şükredelim Rabbimize...
Evet;hayatta mutlu olmaya,yaşamaya değer yeterince sebebiniz varsa,ışıldamak için de yeterince sebebinizi var demektir.
O halde ışıldayın:)))
Her şeyi hayatın akışına bırakın ve aldığınız her nefes için şükredin:))
****
Mutfağı çok seviyorum lakin,mutfakta bir kategori var ki,benim çok fazla uğraşmadığım,zaman geçirirken çok fazla mutlu olmadığım bir kategori...
Şerbetli tatlılar kategorisi...
Ama bu tatlıyı severek yaptım ve beğenerek tükettik...
 Umarım siz de beğenirsiniz.
Yapımı oldukça basit,yemesi ise şahane olan bu güzel görünümlü tatlının yapılışına geçecek olursak;


malzemeler:
1sb.irmik
1 çay bardağı sıvıyağ
125, gram margarin
2 su bardağı un
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı sirke
1 paket kabartma tozu
 1 çay bardağı yoğurt

şerbeti için
2,5 su bardağı şeker
3 su bardağı su
çeyrek limon suyu

yapılışı:
1-Oda sıcaklığındaki margarini,sıvıyağ,sirke ve yoğurtla birlikte iyice yoğurunuz.krema kıvamına geldikten sonra irmik,un,vanilya ve kabartma tozunu ekleyerek yoğurma işlemine devam ediniz.


2-Eğer istediğiniz kıvama gelmediyse yeniden un katabilirsiniz.Yoğurduğunuz hamuru düz bir zemine koyarak merdane yardımıyla yufka gibi ama çok ince olmayacak şekilde açınız.

3-Açtığınız hamurdan çay bardağı yardımıyla küçük yuvarlaklar kesiniz.

4-Kestiğiniz yuvarlakları hafif birbirinin üzerine gelecek şekilde diziniz.merak edenler için her aşamasını resimledim.Yapılışını,resimler yardımıyla çok daha iyi anlayaacağınızı umuyorum.

5-Kesilen yuvarlakların en altta kalanından başlayarak  fazla bastırmadan yuvarlayınız.Ve bir bıçak yardımıyla ortadan ikiye bölünüz.Böldüğünüz kısımlar alta gelecek şekilde yağlı kağıt serilmiş yada yağlanmış tepsiye diziniz.İnanılmaz kolay değil mi?Dilerseniz sararken arasına ceviz yada iki adet fındık koyabilir,ortalarında güzel bir görüntü oluşturabilirsiniz.
6-Önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında pişiriniz.Çok fazla pembeleşmelerine izin vermeyiniz.

7-Diğer taraftan bir tencereye şekeri ve suyu koyup kaynamaya bırakınız.Kıvam kazandıktan sonra içine limonunuzu sıkıp,2-3 dakika daha kaynattıp altını kapatınız.Şerbeti ılımaya bırakınız.

8-Bu arada fırından çıkan güllerin,ilk sıcağı gittikten sonra ılıyan şerbeti üzerlerine gezdiriniz.Burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta;şerbet çok soğuk olmamalı.El yanmayacak ılıklıkta olması yeterli.Güller ise çok aşırı sıcak olmamalı hamur olmaması için.ilk sıcağı 2-5 dakika içinde gidiyor zaten.Kalan sıcaklıkla hemen şerbetleyebilirsiniz.

not:Ben şerbeti döktükten sonra çok kısa bir süre belki 5 dk.kadar,üzerini kapatacak boyutta bir kapakla kapattım ki şerbet hemen soğumasınVe şerbetin ulaşmadığı kısımları kaşık yardımıyla ıslatmaya çalıştım.Zaten şerbeti çabucak çekiyor.Dilerseniz şerbetini çektiktan sonra yeniden şerbette ekleyebilirsiniz,daha şerbetli yemek istiyorsanız.
Son olarakceviz yada fındık eşliğinde servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun diyorum şimdiden...



Ama bu tatlı,yeniden denemek istediğim lezzetler arasındaki yerini aldı:))


Evet şimdilik benden bu kadar.Sürç-ü lisan etmişimdir muhakkak,affola:)
Sevgiyle kalın...
Mintiden sevgiler...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...