sofralarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sofralarımız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2014 Cuma

Çay Daveti Sofrası - Kızlarla


Selamlar herkese...
Haftasonu,canım akadaşlarımı ağırladım evimde.
Bilenler bilir beni,misafiri de,misafire hürmeti de çook severim.İnce dokunuşlarla soframı süslemeye yada gelen misafirlerimi mutlu edecek minik sürprizlerle onları mutlu etmeye bayılırım....Uzuuuuun bir beklemenin sonunda gelen arkadaşlarımı elimden geldiğince ağırlamaya çalıştım.



Buluşmamızın ilk dakikalarında Yasin-i Şerifler okuyup bol bol dua ettik.Yasin-i Şerifi 5 yaşındaki minik Melis'imizin ağzından dinleme fırsatı bulduk.Bir kere daha Maşallah Suphanallah diyorum.Melis'e gelen alkışlara dayanamayan Berkay'ımızın oturup,öğrenmiş olduğu 4 namaz suresini arka arkaya okumasını dinledik ve onu da bol bol alkışladık.Ağaç yaşken eğilir diyorum ve çocuklarımızı gönülden kutluyorum.

 

Bol dualı,bol eğlenceli,bol espirili,çikolatalı kahveli,dattluu buluşmamız için ve elbette mikrodalga fırınım için :)teşekkür ediyorum...

Hazırladığım menülerin detaylarını ve bloğumda olmayanların tariflerini başka postlarımda vereceğim elbette lakin;Şimdi o gün misafirlerim için neler yaptığıma göz atalım isterseniz...

1-Rus Salatası


 2-Börülce Salatası:


 3-Padişah Lokumu:
Masanın yıldızı Padişah lokumu oldu sanırım.Birçok yerde Saray Sarması olarakta geçer.Nasıl yaptığımı ayrıntılı olarak anlatacağım merak etmeyin. Bekleyin...


4-Zeytinyağlı Yaprak Sarması:


 5-Havuç Dolgulu Patates:


6-Ağlayan Pasta:


  Mintinin klasikleri arasındaki bir lezzet...

Bu tarifim her zamanki gibi damakçatlattı.Beni asla yanıltmayan,çayların baştacı bu tuzlu lezzet benim vazgeçemeyeceğim bir tarif...Yapımı kolay masrafsız ve leziz mi leziz...

9-Domatesli-Peynirli Sigara Böreği:


10-Portakallı chesecake
 Ve yeni bir lezzet...Portakal jöleli chesekek...




 Bloğumda tarif görmeyeli ne çok oldu.
Kızların ısrarıyla bloğum renklendi.İnşallah daha sık tarif eklerim bu vesileyle.

Başka tarifler ekleyebilir miyim bilmiyorum ama bu güne ait lezzetlerin tariflerini yayınlayacağım inşallah en kısa zamanda...

Sofranızdan dostlarınız,evinizden bereketiniz ve yanıbaşınızdan sevdikleriniz hiiiç eksik olmasın inşallah...Allaha emanet olun...



28 Ocak 2014 Salı

Yılbaşı Sofrası 2014


"Yılbaşı sofrası mı kaldı?" dediğinizi duyar gibiyim.:)
Haklısınız da üstelik...
Ama bloğundan tamamen kopmuş,üstelik kendisine ve ailesine bile zamanı yetiremeyen ve zamansızlıktan dem vuran biri varsa karşınızda,pek de geç sayılmaz aslında
...:)...
Evet bog dünyasından tam koptum kopmak üzereyim derken,geçte olsa azıcık ucundan yakalar gibi oldum yine.Yanlış anlaşılmasın öyle,blogdaş ziyaretleri yapacak kadar vaktim yok yine,ama en azından yazı ekleyebiliyorum bir iki...

 
Evet ne diyorduk...
Yılbaşı sofrası diyorduk değil mi?
 Yılbaşının pek bir ehemmiyeti yok esasen ailemizde...
Yani öyle hadi noeli kutlayalım,yok efendim çam ağacı süsleyelim,hediyeler alalım falan yok öyle.

Kültürümüzde yeri yok ki böyle bir kutlamanın,ailemizde yeri olsun öyle değil mi?

Kutlayacak olsak aynı döneme denk gelen Mekkenin Fethini kutlarız müslüman bir toplum olarak...
Allaha binlerce şükür ki içki ve alkolün evimize girmişliği de yok.Bizimkisi sadece yepyeni bir yıla güzel bir akşam eşliğinde biraz daha özel zaman geçirerek girmek ailece...
Hepsi bu :)


Bunun için de nöbetten çıktığım gün küçük bir hazırlık yetti de arttı bile...
Tabiki yaşanan aksilikleri saymayacak olursak :)
Neyse biz haticeye değil neticeye bakalım...


Bu akşama özel kırmızının ağırlıkta olduğu güzel bir sofra hazırladım sevdiklerime...
Sofranın rengine uysun diye de sürahime vişne suyu doldurdum...
Bakın siz yaşanacaklara...
Bu vişne suyunun tüm hazırlıklarımı yerle bir edeceğimi nereden bilebilirdim...
Yemeğimize başladıktan çok kısa bir süre sonra,bebeğime doldurduğum  vişne suyu masaya-oradan da halının tam kalbine...

Bunca emekten sonra bize düşen ise yeniyıla ramak kala halı silmece oldu bu nedenle...
Anlayacağınız yeni bir yıla halı silerek girdik sayılır,senenin nasıl geçeceğini siz düşünün artık...

Şaka şaka,inanmam ben öyle şeylere...
Ama gerçekten kıyafetini,saçını başını bu özel sofraya göre hazırladığın bir gecede,oturup halı silmek traji komik oldu yani...
Ehh!!!
 napalım yavruşlu olmanın tatlı güzellikleri diyelimmm.
Allahtan bu tatsız işyükü akşamımızı berbat etmedi,hatta kızmadık bile.
Böylesine unutulmaz bir gece yaşattığı için teşekkür ettik miniğimize.
Üstelik biz alışığız bu duruma...
Bu sene yeni yılın son saatlerinde masaya ve halıya vişne suyunu boca eden miniğimiz,geçen sene de halının ortasına koca çerez tabağını boca etmişti fıstıklı mıstıklı :))) 
Bakalım gelecek sene yeni yıla saatler kala miniğimiz neyi devirecek?? :))


 Evveeet hal böyleydi işte...
Olsun biz yine şahane bir akşam sofrasındaydık...Herşey ailem içindi.Hazırlıklar uzun,vedalar kısa sürdü ama olsun...Tek derdimiz sildiğimiz halı toparladığımız masa olsun diyorum...Her yılımızın böylesine güzel geçmesini diliyorum...


Geçen sene olduğu gibi yine fırında tavuk dolma tarifim vardı.Bu lezzeti sık yapmıyorum,bu nedenle böyle bir akşamda yapayım istedim...Geçen sene yaptığım aynı tarifimi uyguladım.
Sadece tek fark;bu sene üzerine salçalı yoğurtlu bir sos hazırladım,o kadar..,

tuz,şeker ve limon ile iyice soslayarak atıverdim fırına...Epey bir süre bu şekilde pişip kızardıktan sonra .salça,yoğurt,sıvıyağ ile bir sos yaparak tekrar sürdüm ve tekrar fırına verdim.Yanına da sofranın resmini çekerken koymayı unuttuğum bir tepsi dolusu patates ve dilimlenmiş soğanları atıp tavuğum pişerken kızarttım.Tavuğa yaptığınız salçalı sos çok çabuk kızarıp yanıyor dikkat etmenizi öneriyorum..
 Fırında Tavuk Dolma Tarifim için buraya tıklayabilirsiniz.
Rus salatası
Etsiz çiğköfte
İç pilav
Yeşil salata
Ayran ve meşrubat

Ve hazırladığım tarif;
lezzet testinden geçiyor...
Dumanı üstündeyken dayanamayıp ısırmaya başlıyor miniğim, tabağa servis dahi yapmadan.
İştahsız oğlumu bu şekilde görmek ise beni inanılmaz mutlu ediyor...

 

Evet komikliklerle,şaşkınlıklarla,tatlı serzeniş ve halı silişlerle geçen lezzetli ve farklı bir akşamdan buraya yansıyanlar bu kadardı...
Biraz geç oldu paylaşım ama olsun diyorum...Sizlere de ağzınızın tadıyla geçireceğiniz,hayırlarla dolu güzel bir yıl diliyorum...
Mintiden sevgiler...

18 Aralık 2011 Pazar

2. Yaşgünü Pastamız...

 Selamlar herkese...
İnanılmaz yoğun günler hızla gelip geçiyor ve ben neler yaşıyorum neler...
Bakınsanıza 1 aralıkta çekilen bu görüntüleri bile yeni ekleme fırsatım oldu.
Neler yaşandı bir önceki posttan bu zamana kadar diye soracak olursanız;salı günü yaşadığım talihsiz olayla başlayayım anlatmaya.

Nöbet çıkışı eve gelip tam dinlenmeye geçeceğim bir sırada bebeğimin çantamdan aldığı bir hapı ağzından çıkarırken gördüm.O telaşla 114 zehirlenme hattını arayarak buscopanın bebekler üzerindeki etkisini öğrenmek istedim,aldığım bilgiyle olası bir durumla karşılaşmamak için bebeğimi alıp Sami Ulus Çocuk Hastanesine götürdüm.Bir şüpheyle götürdüğüm hastaneden 24 saat ayrılamadım.İsteğim dışında bebeğimin midesi yıkandı,karbon içirildi ve zorunlu 24 saat müşahade...

24 saatlik bir nöbetin ardından sandalye üzerinde geçirilen bir 24 saat daha.üstelik bebeğimin yok yere gözlerimin önünde ızdırap çekmesi de cabası...Üstelik bel fıtığımın en ağrılı dönemini yaşadığım bir günde..Üstelik babamız yurtdışındayken.kendimi nasıl hissettiğimi anlatamam bile...sadece yaşamak lazım bunu.Allahım kayınvalidem ve kayınpederimden razı olsun,biran yalnız bırakmadılar bizi.Birde hayırlı komşumuz Erhan abiler...Gerçekten Allahım herkese hayırlı komşu hayırlı aile nasip etsin diyorum.

Neyse zar zor geçirilen ikinci 24 saatin ardından eve gidip hastanenin mikroplarından arınıp temizlenme ve çamaşır yıkama işlemi.Ardından o günün akşamına gelecek olan sevgili anneanne ve dedem için kayınvalidemin yardımıyla yemek hazırlığım ve elbetteki günün akşamında AŞTİye gidip terminalden dedemlerin alınması.
Anlayacağınız neredeyse hiç dinlenmeden geçirilen 56 saat...

Neyse geldi geçti diyelim,dinlendim,tontonlarımı rahat ettirip yüzleri gülerek bugün uğurladım.İnanılmaz mutlu oldum onları ağırlamaktan.Bu ilk evime gelişleriydi.Canlarım benim,benim için onca yolu aşıp geldiler ve beni çooooook mutlu ettiler.şimdi yoldalar akşama varacaklar inşallah...

Bu arada elbette en büyük eksiğim sevdiceğim...Hala Hindistanda...Dubaiden sonra Hindistanda 15 gün kalacaklardı.Vuslata 7 gün kaldı:))
Allahım benim için esirgeyip korusun yarimi,dedikten sonra gelelim doğumgünümüze....

Bu sene bebeğime iki doğumgünü tertip ettik.İlki Malatyada anneannesi ve teyzelerinin düzenlediği doğumgünüydü.Buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz anneannemize güzel doğumgünü kutlaması için.Ve aldığı cici cici kıyafetler,oyuncaklar için.
Halamızın Afganistandan gelmesi,küçük halamızın dedemizin yanımızda hazır bulunması güzel bir ikinci doğumgünü kutlaması için nedenler oluverdi.Küçük halamız ve babaannemiz balon ve süsleme işiyle ben de menü hazırlıklarıyla alakadar olunca ortaya böyle bir görüntü çıkıverdi.
Sonuç ise
Berkayı tek kelieyle mestetti.Hala" iiki dodunn bekkay" diye geziyor ortalıkta.Çok eğlendik gerçekten.
Allahım tekrarını yaşatsın,nice güzel yıllar nasip etsin yavruma...


Aile arasında kutlanan sıcak bir doğumgünü oldu.Menüdeki besmeçler ve lahana sarması babaannemizden,rus salatası küçük halamızdan,geriye kalanlar ise annesinin ellerinden....


Kuzucuğuma geçen sene ahtapotlu doğumgünü pastası hazırlamıştım.
Bu sene ise arabaları özellikle de şimşek mcqueen meraklısı olan miniğime kendi ellerimle hazırlamak istedim araba temalı doğumgünü pastasını.Tamamı şeker hamuruyla kaplı pastaları sağlıklı bulmadığımdan pastanın sadece süslemesinde şeker hamuru kullandım.

Pandispanyasının inceliklerine bu sayfamdan bakabilirsiniz.Ara kreması için bu sayfama tıklayabilirsiniz.Üzeri için 1 su bardağı soğuk kremşanti krem şanti katıp çırparak hazırladım...Pastanın kenarlarını süsledikten sonra Aydınlıkevlerdeki Koza Pastanesinden aldığım şeker hamuruyla araba ve diğer süslemeleri yaptım.
"İyiki doğdun" yazısına küçük halamız yardım etti.Derken son olarak hazır aldığım çikolata sosuyla üzerine berkay yazıp mumlarını takarak dolaba kaldırdım.
Tecrübe ettiğim bir husus;hazır çikolatayla yazdığınız yazının ne kadar ince yazarsanız yazın dağılıp yayıldığı.
Aslında incecik yazdığım yazı yayılarak bozuldu.Tecrübe etmiş oldum.Demekki bir dahaki sefere hazır çikolata sosuyla yazı yazmamak lazım...


Böylece kuzuğumun 2. yılı sağlıkla sıhhatle geride kalmış oldu...Rabbim nice sağlıklı günlerini göstersin inşallah...
Nice senelere kuzucuğum....

mintiden sevgiler

6 Mart 2011 Pazar

Minti Bu Bahar,İtalya Yolcusu:)


Mintinin Mutfağından kucak dolusu sevgiler.
Herkese güzel bir haftasonu diliyorum.İnanılmaz yoğun günler,saatler,anlar geçiriyorum.İnanın duygu-durum değişikliği yaşar oldum.İşe başladım,hatta ilk haftayı geride bile bıraktım.Şimdi farklı bir koşuşturma içerisindeyim.Eşimle birlikte geçen sene tatil yapamamamızın acısını,bu sene reformsal bir değişiklikle çıkarmaya karar verdik.

Evet!Minti,bu bahar İtalya yolcusu...
Eşimin hayalinde hep Roma'yı gezmek vardı;Tarih kokan Roma topraklarını gezmek,Roma kültürüne tanıklık etmek,dünyadaki en çok tarihi esere sahip ülkelerin başında gelen,İtalyayı görmek vardı hep.Ben ise; ezelden beridir Venedik aşığıydım.Venedik'te gondolla gezebilmeyi,o,aşıklar şehrini dünya gözüyle bir kez görebilmeyi,dolaşabilmeyi hayal ederdim hep.


Dünyanın malı dünyada kalır dedik,bakın Defne Joy'a ne götürebildi değil mi?Kuzusuna bile hasret gitti.İşte bu nedenledir ki,eşimle ortak hayalimizi gerçekleştirmeye karar verdik.Lakin aynı anda Roma-Venedik turu bulmak neredeyse imkansızdı.
Eşim "sen Venediği istiyorsun Roma kalsın,Venedik turuna gidelim "dedi.Ben ise;Roma'yı ne denli görmek istediğini bildiğimden,ona kıyamıyordum..İtalya turları;ya Roma-Floronsa yada Venedik şeklindeydi.Bebeğimden dolayı 7 günlük klasik İtalya turuna çıkmak da istemedik daha ekonomik olmasına karşın.Venedik mi?Roma mı?polemiklerinden sonra nihayet karar verebildik.Çözümü biz kendimiz bulduk.Bamtur şirketiyle Roma turuna katılacak,Venedik'i ise,rehbersiz olarak kendimiz gezecektik.

Sizlere olay kesinleşmeden yazmak istemedim.Ama artık tura,paramızı yatırıp,rezarvasyonumuzu yaptırdık.Bundan sonrası ise;Konsolosluğun bizden istediği evrakları hazırlayıp,pasaportumuzu alıp,tur şirketine göndermek ve turumuzun düzenleneceği tarihi beklemek olacak.

Gelişmeleri sizerlerle paylaşmaya devam edeceğim.Bu doğumgünüm gerçekten farklı geçecek sanırım.Tatilimizi doğumgünümün içinde olduğu,22-26 nisan tarihlerinde seçtik:)

Hayırlısı diyorum ve sizleri arkadaşlarımla paylaştığım sıcak bir pazar kahvaltı sofrasıyla başbaşa bırakıyorum...


mintiden sevgiler

19 Şubat 2011 Cumartesi

Sevgili Arkadaşım Elvan'ın Mutfağından...



 Maharetli arkadaşım benim,her gittiğimizde ayrı döktürür maharetlerini:).
Bizler için neler yapacağını,neler hazırlayacağını bilemez.Bu davet sofrasının lezzetlerini yiyip bitireli bir hayli zaman oldu esasında,lakin lezzetleri damağımda hala,desem yeri var.
Kayınvalideciğinin de,sevgili arkadaşımın da ellerine sağlık diyorum;bizlere görüntülemeyi unuttuğum şahane bir sofra ve bu lezzetleri hazırladıkları için...

Bizler sayısı az belki,lakin dostluğu kadim arkadaşlarız.Aynı işyerinde çalışıyoruz üstelik.Ve evlenmeden önce de ev arkadaşlarıydık...Anlayacağınız sıkı dostluk bizimkisi.Arada mecburi firelerimiz oldu tabi,lakin nereye giderlerse gitsinler onlar bizim en yakınımızdalar.(Şenay'cığım bu lafım sanaydı özellikle biliyorsun:)En özel günlerde,hastalıkta,sağlıkta biraradayız hep çok şükür.Özellikle Ramazan sofralarıdır daha sık ailece,eşlerimizle birlikte görüşmemize neden olan.Hoş benim eşimle Elvan'cığımın eşi bekarlıktan kalma arkadaşlar zaten.Beylerin anlaşıyor olması,bizsiz kalsalar bile sıkılmadan ortak paydada buluşuyorlar olması inanılmaz keyifli.Bizler beyleri biraraya getirip,kızkıza takılmanın keyfini sürüyoruz bu nedenle:))

 (VİŞNE KOMPOSTOSU)
Elvanımın sofrasında öyle çok çeşit vardı ki sağolsun bazılarını çok net çekemediğim için yayınlamadım bile.Özellikle muhammara bu postta olmasa bile gerçekten lezzetliydi.....
İşte bunlar da  sofranın kırmızı sulatanları:)Vişne kompostoları...


(FIRINDA KAŞARLI MANTARLI TAVUK)

Bu üçlüye kim hayır diyebilir ki?Özellikle bol kaşarlıysa değil mi?


(Etimekli Patlıcan Salatası)                                                                                  (Beyaz Peynirli Kırmızıbiber Salatası)

Henüz denemediğim,lakin tadını çok beğendiğim yoğurtlu bir yardımcı meze yapmıştı mesela.Etimekli patlıcan salatası,hem değişik,hem lezzetliydi...Kırmızı biber salatası ise rengiyle hoş bi hava katmıştı doğrusu...

(FISTIKLI BAKLAVA)

Baklavanın ben cevizlisini severim birtek...fıstıklıyı baklavadan saymam nedense.Ama yemeden de edemem tabi:)

(FINDIKLI KURABİYE)
Ve çayın yanında lezzetine doyamadığımız bu kurbişler de o geceye ait ikramlardandı.
Resmini beğenmediğim için yayınlamadığım başka lezzetler de vardı üstelik.
Örneğin;en sevdiğim lezzetlerden biri olan muhallebili kadayıf ve sucuklu börekler de gecenin lezzetleri arasındaydı:)
Hepsi birbirinden güzel ve lezzetliydi arkadaşım...Kayınvalidenin de senin de ellerinize sağlık diyorum...

Mintiden şimdilik bu kadar...
Mantının tarifini sonraki postumda vereceğim inşallah.
Şimdi bizim evde kahvaltı zamanıııı...
Herkese güzel bir haftasonu diliyorum...

14 Ocak 2011 Cuma

Zaman Akıp Gidiyor,Tutamıyorsun... + (Bir Mengen Gelini)...


Nasılda tükettin koca hayatı,nasıl,ne zaman geçti koskoca ömür...Arkaya dönüp baktığında;kenarlarda tortular,öbek öbekler...Kıvrılarak uzanan ince bir yol belirir belli belirsiz, ucunu göremezsin.Başı bellidir fakat sonunu bilemezsin. 
Bir şarkı dolanır diline sözleri eksik, “mevsimlerden sonbahardayım” diye…"Kaç bahar geçti hayatında?" diye sorarsın kendine.Hiç bahar görmediğin gerçeği çarpar yüzüne.Görmediğin nev-i baharına derinden bir ahh 
( resim netten alıntıdır)
çekersin..
Hayat mı beni harcadı, yoksa ben mi hayatı harcadım der, sıkışır kalırsın ölümle doğum arasındaki o ince çizginin bir yerine.Hayatı kendine, kendini hayata şikayet eder durursun…
Akıp gider 
 zaman elbette,durmaz yerinde,
Durmuyor da....
Bir gördüğün günü bir daha göremiyorsun.Hep aynı hayatı yaşasan da aslında,yaşadığın bir günü bir daha yaşamıyorsun.

Acılar gelip geçiyor,ömrün törpüleniyor,yüreğini sancıtan çivileri tek tek çekiyorsun belki ,lakin izleri hep yerinde kalıyor.Sen gizlemek istesen,üzerini örtsen de,onlar senin yüreğinin ta içine batıyor.Kimi zaman tebessüm kaplıyor yüzünü,ruhun dinleniyor,yada mutluluğun en doruğuna çıkıp,saadet denizinin en derinine dalıyorsun.

Hasretle kucaklıyorsun sahip olduğun mutluluğu,"Nerde kaldın diyorsun?"."Nerede kal-dın ey mutlu gün?Gözyaşlarımla yıkadım hergün yüzümü,doğacak her günü,sana dualarla bekledim.Sürükleyerek sırtımda götürdüm güneşi,hergün gün batımına.Ellerimle ittim adeta,gitsin de yeni gün gelsin ardından diye.Ey mutlu gün,sana kavuşayım istedim.
Umut içtim,sabır ektim yüreğime...Bekledim.
Evet,"nerede kaldın ey mutlu gün" diye,sarılırsın birgün sahip olduğun mutluluğa...
 
Hayat akıp gidiyor işte.Mutluluklar,acılar,heyecanlar yaşıyorsun.Dertler savıp,neşeler kucaklıyorsun.Farkına varıyorsun.Kayıp gidiyor zaman.
Oysa sen zamanı tutamıyorsun:)
 "minti"

Gecenin bir vakti nedendir bilinmez,dökülüverdi yüreciğime bu kelamlar.Boğazım düğümlendi,burnumun direği sancıdı birdenbire.Gözüm dalıp gitti bir yerlere.Gah geçmişte sürüklendim,gah geleceğe yön döndüm.Bu günümdeki sahip olduğum mutluluğa sarıldım.Bebeciğime,sevdiceğime göz attım"iyiki benimsiniz" dercesine.Ruhani bir karmaşa mı demeli,gönül hoşluğu mu bilemedim.Bilipte adını dilime getiremedim.Sadece bebeğimin ve sevdiceğimin uyurken ki dinginliğinde,müthiş bir gönül huzuruyla döküverdim yüreğimden dudaklarıma taşanları.Sahip olduğum huzur ve mutluluğa,bin kez şükrederek zaman akıp giderken,"her anı hiç bitmeyecekmiş gibi yaşamalı" diye düşündüm.Ve paylaşayım istedim siz gönül dostlarımla da.
Yazmak iyi geliyor bazen.En az;gözünde canlanan koca maziye,acı bir tebessüm savurmak kadar.Bir dostla acı bir kahve eşliğinde,en derin sırrını paylaşmak kadar.
Sevdiceğinle,sükuttaki huzuru yaşamak kadar...
Evet,yazmak iyi geliyor insana bazen...
:)


***
Diğer yandan da en samimi dostlarımla,sevgili arkadaşımız taze gelin Fundacığımızın evine gittiğimizde ,bizlere sunduğu şahane bir sofradan ve muhteşem lezzetlerden sonra,çay eşliğinde getirdiği bu lezzet tabağını sunayım istedim sizlere.

Funda gelin Bolu'ludur esasen,Mengen'li..Eşi aşçıdır ama kendisi de aşçı kadar maharetlidir.Biz çay gezmesine çıkmıştık lakin,Mengen gelini bizi yemeksiz bırakır mı hiç?:).Şahane bir Bolu sofrası düzenlemişti.Lakin biraz bebeklerin koşuşturması,biraz açlık telaşıyla resim çekmek aklıma gelmedi inanın.Sonra sonra akşama doğru çaylarımızı yudumlayıp,hediyelerimizi verirken çekiverdim bunu da.Çok sevdiğim dostlarımla,sevdiğim bir arkadaşımda keyif dolu bir gün yaşadım .Kız kıza şahane oluyor değil mi:)Ah birazcıkta bebeklerimiz tat verseydi,daha şahane olacaktı ama neyse.Onlar da ortamın tadı tuzu  oldu artık.Fundacık bebeksiz olmasına rağmen,inanılmaz sabırlı.Oyuncaklar yığdı bizim miniklerin önüne.Elvan'ımın 2 yaşındaki miniğiyle, benim paşa birleşince ev savaş haline döndü.Ama sağolsun Fundacan bizleri de,küçüklerimizi de memnun etmeyi çok iyi bildi...
Bu sayede dolu dolu bir gün yaşandı.
Bol muhabbetlisinden...

Böyle işte dostlar...
İşte bu kadar minti hanımın gönlünden taşanlar...
Herşey gönlünüzce olsun...
Sağlıcakla kalın,yüreğimden hiç eksik olmayın:)

15 Ekim 2010 Cuma

sevgili arkadaşım denizin çay daveti menüsü...


 tuzlu simit

herkese gönül dolusu sevgler muhabbetler...
gecikmis yazılarımı yazmaya postlarımı yayınlamaya devam ediyorum.bugün sırada biricik arkadaşım denizin maharetleri var.kendisine yaptığımız kız kıza ziyaretimizde maşallah döktürmüştü maharetli arkadaşım benim.
arkadaşımız biricik dostumuz şenayımızın tayini tokata çıkınca,biz de ona veda partisi gibi bir düzenleme yapalım,paylaşımlarımıza,muhabbetimize bir yenisini ekleyelim istedik.ve buluşma mekanıız olarakta bu defa denizciğimizi belirlemiştik...

 kayısılı irmik tatlısı

sağolsun tatlı arkadaşım birbirinden nefis yiyecekler hazırlamış bizi çok iyi ağırlamıştı.inanın o kadar kalabalık bir menüsü vardı ki birçoğunu çekememiştim.zeytinyağlı yaprak sarma vardı örneğin yine enfes profiterol yapmıştı.sanırım yanlış hatırlamıyorsam bisküvili bir pastası da vardı.ve bu güzellikleri de bizler için hazırlamıştı sağolsun canım benim...buradan kendisine çok teşekkür ediyorum ve ellerine sağlık diyorum.bunca hazırlıkta kayınvalidesinin de emeği vardı.onunda ellerine sağlık diyorum...

denizciğimin masasındaki nefis tariflere bakalım dilerseniz şimdi.tariflerini de paylaşacağım daha sonra...

peynirli börek
 elmalı turta
 tavuklu pirinç salatası

 ıspanak yoğurtlama
sebzeli rulo börek

19 Ağustos 2010 Perşembe

iftar sofram ve davet menüsü





herkese hayırlı iftarlar diliyorum.rabbim tuttuğumuz oruçları,yaptığımız hayırları ibadetleri kabul eyler inşallah...eski ramazanların hazzını almak zor.lakin eski ramazanlardan belki de geriye kalan en büyük güzellik iftarda verilen davet sofralarıdır.evin mutfağın bereketini artıran,misafiri mutlu etmek adına yapılan birbirinden lezzetli tatlarla bezenmiş iftar davetleri...nihayet ben de bir iftar soframı sizlerle paylaşma fırsatı buldum bu ramazan...




cumartesi devet ettiğim sevgili arkadaşlarım canyoldaşlarım için,onlara özel olarak hazırladım soframı.aslında sevgili arkadaşım şenay ve eşinin,üzülerek davetime katılamayacağını düşündüğümden  6 kişilik hazırladığım sofram,onların da tatlı bir sürprizle katılmasıyla 8 kişilik,daha renkli daha bereketli daha muhabbetli bir hal aldı...canım arkadaşım şenayımın tayininin turhal a çıkmasından sonra verdiğimiz veda partisinin ardından bir daha uzunca bir süre görüşemeyeceğimizi düşünüyordum ki.eşyaları kargoya vermek için hala ankarada bulunan arkadaşlarımızı,davetimiz üzerine bir kez daha soframızda ağırlama mutluluğuna eriştik eşimle...

iftara gelen arkadaşlarımın herbiri birbirinden değerli benim için.eski ev arkadaşlarım ikisi de.ayrıca eşleri de eşimle bekarlıktan arkadaşlar.o kadar yakınız yani birbirimize. denizim,elvanım ve sevgili eşleriyle geçen güzel bir ramazan akşamıydı anlayacağınız.

muhabbetle yenen yemeğin ardından yine muhabbetle içilen çaylarla zamanın herzamanki buluşmamızda olduğu gibi,nasıl akıp gittiğini yine anlayamadık...canlarım benim bu güzel iftar akşamında soframı şenlendirdiğiniz dualarınızla bereketlendirdiğiniz için teşekkür ediyorum...




işte bu dostluk akşamında masamı şenlendiren iftar menüsü şöyleydi.hemen size menüyü tanıtayım...





yoğurt çorbası
kuşüzümlü biber dolması
sucuklu paçanga böreği
hint güneşi
kamlumbağa salatası
çerkez tavuğu
çery domatesli salata
kuskus salatası
iftariye tabağı
ev usulü tavuk iskender
nohutlu pirinç pilavı
muzlu etimek tatlısı
güllaç ve kavun...


biliyorum biraz uzunca oldu.ama ne yapayım içimden geçen her tarifi yapıverince ortaya böyle kalabalık mezeli lezzet masası çıkıverdi işte.tarifleri ilerleyen zamanlarda teker teker vereceğim.ama o kadar çok sıra bekleyen tarif varki en azından ramazan bitmeden soframı ve hazırladığım lezzetleri sizlere sunayım istedim.şimdi araya inşallah bir etkinlik ev sahibeliği de girecek sanırım.ama merak etmeyin en kısa zamanda vermeye çalışacağım yine de...



KUŞÜZÜMLÜ BİBER DOLMASI

SUCUKLU PAÇANGA BÖREĞİ

HİNT GÜNEŞİ

KAPLUMBAĞA SALATASI

ÇERKEZ TAVUĞU

ÇERY DOMATESLİ SALATA

KUSKUS SALATASI

İFTARİYELİKLER

EV USULÜ TAVUK İSKENDER

MİSKET KÖFTELİ NOHUTLU PİLAV EŞLİĞİNDE TAVUK İSKENDER

MUZLU ETİMEK TATLISI

GÜLLAÇ

KAVUN

canım arkadaşlarım,bir başka iftar sofrasında yine evimde buluşmak dileğiyle.allaha emnet olun.
umarım dostlarımla geçirdiğim samimi masamı ve lezzetlerimi beğenmiştirsiniz.hepinizi yaradana emanet ediyorum....sevgiler...
minti...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...