mintispecial etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mintispecial etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2016 Pazartesi

Pekmezli PANKEK




Malzeler:
1 Yumurta
1-2 yk süt
Az kaşar rendesi
1 tk bal
1tk pekmez
1- 2 yk un 
az kakao( kakaoyu çok sevdiği için)

YAPILIŞI:
Bir adet yumurtayı kırın bir kaba.Üzerine rendelenmiş az kaşar peynirini ilave edin.1tatlı kaşığı bal,1tatlı kaşığı pekmez,1-2yk süt ilave edin ve karıştırmaya devam edin.
Üzerine birazcık kako ekleyin ve 1 yk un ilave ederek iyice çırpıp akışkan bir kıvam aldığından emin olun.Tavaya koyduğunuzda su gibi etrafına yayılmamalı.Bu nedenle kıvamını iyi ayarlayın.Çok katı da olmamalı.Verdiğim ölçüler değişebilir.Siz yine katı olduğunda süt ile,çok akışkan ise un ilavesiyle kıvamını ayarlayabilirsiniz.
Yağsız tayaya 2 yk kadar koyun ve orta ateşte pişmesini bekleyin.Pişince diğer yüzünü çevirin ve pişirin.

Lezzeti şahane olmuyor bu nedenle lütfen yetişkinlere değil çocuklara yapıverin bu tarifi.
Ben pekmez yemeyen ama pankeke bayılan oğlum için yaptım.Çok sık yapacağımı sanmıyorum ama olsun biz günü kurtardık.Yeterli vitamini almışlardır diyorum.Herkese sevgiler gönderiyorum...


22 Mayıs 2011 Pazar

Yoğurtlu Kırmızı Pancar


Selamlar arkadaşlar,
Kırmızı pancarın,nimetlerinden faydalanmaya devam edelim istedim.Bu tarif de tamamen kendi uydurduğum,fakat sonuçtan son derece memnun kaldığım bir tarif.Kırmızı panarı tüketemiyorum yada nasıl tüketeceğimi bilemiyorum diyenler,işte size kırmızı pancarın en faydalı ve en leziz hali.
Hem şifalı,hem lezzetli...
Eve gereğinden fazla kırmızı pancar alınca,değerlendirmek namına denediğim tamamı kendime ait olan tariflerimden birini daha yayınlamış oluyorum.
Saygılarımla... 

Malzemeler:
1 adet kırmızı pancar
1 adet yeşil elma
1 küçük havuç
5-6 dal maydonoz
2 yemek kaşığı mayonez
1 yada 2 diş sarımsak
1 su bardağı kadar yoğurt
tuz


Yapılışı:
1-Kırmızı pancar salatasında anlattığım gibi tüm malzemeyi soyup rendeleyiniz.İçine maydonozları ince ince kıyınız.Yoğurdu sulandırmaması açısından suyunu bir miktar sıkıp bardağa süzerek içebilir yada sevdiklerinize ikram edebilirsiniz.

2-Tüm malzemeyi sarımsak dövülüp eklenerek karıştırılan yoğurda ilave ediniz.tuz ve bir miktar mayonez ilavesiyle tadını zenginleştirebilir,dilediğiniz şekilde servis edebilirsiniz.

3-Ben yoğurtladıktan sonra üstüne yine aynı karışımla süsleyerek servis yaptım.Deneyenlere afiyet olsun diyorum.Bu tarifte pek hoşlanılmayan pancar kokusunu almayacaksınız.
Sevgilerimle...


Mintiden Sevgiler

30 Aralık 2010 Perşembe

Havuçlu Patatesli Pirinç Pilavı


 (Made İn Minti)

 Yağmurlu bir Ankara sabahından muhabbetlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum herkese.
Bebeğimin uyuduğu şu dakikaları değerlendirmek istiyorum son saniyesine kadar.yaklaşık 20 dakikalık pilatesimi yaptım:)Mutfağımda biraz gecikmişte olsa aşurem pişiyor.yaklaşık 5 senedir her aşure zamanı pişirmeye çalışıyorum.3 senelik bekar evimde bile pişirdim:)Aşure gününün hayrına ve aşurenin evlere getirdiği berekete inananlardanım.

Şimdi ise;yeşil çayım eşliğinde,sizlere leziz pilav tarifimi de vermek istiyorum.Eh taktir edersiniz ki bebeğim uyandığında,onun oyun arkadaşı olmaktan başka birşey yapamıyorum:)
(laf aramızda bundan hiç şikayetçi değilim) :)

Bu pilavı ilk kez denedim.Mutfağa giripte şööyle birşeyler ortaya çıkarmak istediğim zamanlarımdan birinde çıktı ortaya.yani tarif baştan sona bana ait:))

Bu nedenle BEN BULDUM! diyorum ve sevgili arkadaşım Hayattan azıcık isimli bloğun sahibesi Estergonyeşilin düzenlediği BEN BULDUM etkinliğine gönderiyorum.Kendisine kolaylıklar diliyorum...

Malzeme Listesi:
1 su bardağı pirinç
2 adet orta boy patates
1 adet orta boy havuç
2 su bardağı su
1 y.k tereyağ
2 y.k sıvıyağ
1 adet et buyyon
1 adet iri soğan

Yapılışı:
1-ilk olarak yemeklik doğradığınız soğanı sıvıyağda hafif rengi dönünceye kadar kavurunuz.üzerine yıkadığınız pirinci ekleyerek iyice kavurunuz.

2-kavrulan pirinçlerin üzerine et buyyonu ufalayarak,tereyağıyla birlikte ekleyiniz.pirinçlerle birlikte bir miktar daha kavurmaya devam ediniz..diğer taraftan havuç ve patateslerin kabuklarını soyarak halka halka doğrayınız.kızartma yaparken kullandığınız yağda,patates ve havuçları çok hafif kızartınız.ama çok az kızartmaya özen gösteriniz.dilerseniz hiç kızartmadan da koyabilirsiniz ki daha hafif olacaktır.ama bu şekilde lezzeti ikiye katlanıyor yaptığınız pilavın,belirtmek isterim:)

3-pilavı pişireceğiniz tencere yada tavanın dibine kızarttığınız patates ve havuçları,sıralaması gönlünüzce olacak şekilde diziniz.kavurduğunuz pirinçleri üzerine ekleyiniz ve kaşık yardımıyla düzleyiniz.

4-kaynamış suyun ilk önce bir bardağını koyunuz ve kısık ateşte pişmeye bırakınız.bir süre sonra kalan suyu da ilave ediniz.bir süre ağzı kapalı pişirdikten sonra tamamen suyunu çekmesi için kapağını açınız.piştikten sonra ağzına havlu kağıt sererek 15 dakika kadar kapağı kapalı halde dinlendiriniz.
ve servis yapacağınız tabağa ters çevirerek tabandaki sebzelerin üste gelmesini sağlayınız.afiyet olsun...



mintiden notlar:
***Bu tarif tamamen bana ait.internette benzer tarifler vardır illaki.ilk denemem olduğu için çok az miktarda yaptım ama tadına doyamadık.dilerseniz siz,yapacağınız kişi sayısına göre miktarı artırabilirsiniz.

***Yaptığım minik bir hatayı da belirtmeliyim ki;sebzeler dizdiğim şekliyle çıkmadı pilavın üstüne, içine karıştı pilavın.çünkü;suyun hepsini birden ve hızlı bir şekilde ekledim tencereye.siz aynı hataya düşmeyin diye belirtmek istiyorum.suyu mümkün olduğunca yavaş ilave edin ve kısık ateşte pişirmeye özen gösterin...

***tabi bu pilavı kendimiz için yaptığımdan,sebzelerin dizili halde olmaması çok sorun olmadı benim için.ama davet sofraları için denediğim de daha dikkatli olacağım kesin:) 

***************
 
Yüreğimizden merhameti,şefkati,sevgiyi eksik etmeyelim emi dostlarım...
Kapımızı çalanı,bize el açanı asla geri çevirmeyelim....
En yakınımızdaki muhtaça sırtımızı dönmeyelim ne olur...
Bu gün Allah rızası için tüm yaratılanları,Yaradandan ötürü hoş görelim....
Bu davranışımızı hayat sklamız haline getirelim, 
yüreğimizi her sabah sevgiyle yıkayalım...
Bugün bir yetimin başını okşamayı,bir dostla hasbihal etmeyi unutmayalım....
Bugün sevdiğimize,yavrularımıza ana babalarımıza daha bi içten seni seviyorum diyelim...

yüreğimizde kötüye dair ne varsa,en güzelle değiştirelim ne olur:)
BUGÜN...
VE HERGÜN...

sevgi ve kardeşlik adına esen kalın...
mintiden sevgiler


28 Aralık 2010 Salı

Domatesli Biberli Patlıcan Ruloları


 Lezzet yolculuğumuz devam ediyor.
Daha evvel size çıtır patateslerimin yanında yaptığım,
hafif mi hafif,lakin çok lezzetli reçetemi paylaşacağımı söylemiştim.
işte...
Çıtırtılı lezzet patates kızartmasının yanında,
onun lezzetini gölgeye düşürecek enfes bir tat...
Patlıcanın,mangaldaki hafifliği ve lezzetiyle,hazırladığım harcın enfes aroması birleşince,böyle bir lezzet çıkıverdi ortaya.
İsim anneliği de,görsel lezzeti de bana ait:))
Gerçekten denemenizi istiyorum.

Malzeme listesi
3-4 adet patlıcan
1 adet kırmızı biber
2-3 adet yeşil biber
2 adet orta boy soğan
2-3 diş sarımsak
2-3 yemek kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı salça
tuz,karabiber
köri 
1 adet defne yağrağı

Yapılışı:
1-İlk olarak patlıcanları alaca olarak soyup ince kesitler halinde dilimleyiniz.Patlıcan dilimlerinin her iki tarafını da mangalda,eğer buna imkanınız yoksa da tost makinesinde pişiriniz.
2-Diğer taraftan bir tavaya birazcık sıvıyağ koyup,julyen doğradığınız biberleri ve soğanları ilave ederek çok hafif kavunuz.Üzerine doğradığınız sarımsakları ve soyulmuş domatesleri ekleyiniz.


3-Dilerseniz 1 tatlı kaşığı kadar da domates salçası ekleyebilirsiniz.Tuz ve baharatlarını ekleyerek çok az su ile pişmesini sağlayınız...

4-Patlıcan dilimlerinin arasına hazırladığınız bu harçtan bir miktar koyarak,rulo şeklinde sarınız.Dilerseniz bu aşamadan sonra üzerine kaşar dilimleyip fırına atabilirsiniz.Ya da salçalı sos yapıp,üzerine dökerek 10 dk. kadar fırında bekletebilirsiniz.
Lakin ben hiç bir işleme tabi tutmadım.Patlıcanlar da,içi de piştiği için,sadece rulo yapıp servis tabağına aldım.


5-Bu lezzetin yanında mutlaka,ama mutlaka sarımsaklı yoğurt öneriyorum.Sarılan ruloları sarımsaklı yoğurt eşliğinde afiyetle yiyiniz...



 Çıtır patates kızartması ve patlıcan ruloları...
Sarımsaklı yoğurt eşliğinde,bu iki lezzet şahane oldu inanın,birbirine çok yakıştılar.Yaz gelsin hemen yapacağım yeniden.taktir edersiniz ki kış patlıcanları lezzetten nasibini pek almıyorlar :))


Herkese mintiden sevgiler....
Kederleriniz uçup gitsin,
Mutluluklarınız XXXL olsun inşallah:))
Sevgi ve muhabbetle kalın efendim:)


9 Aralık 2010 Perşembe

ay yüzeyi kurabiyesi...ve pilatese dair mini sohbet...


 güzel ve neşe dolu bir sabah diliyorum,sesimi duyan,duymayan herkese....

bugünkü pilates tamamen karın üzerine yoğunlaşmıştı,eh haliyle dermanı kalmıyor insanın.ama bu tatlı yorgunluk yerini derin bir hazza bırakıyor,dinlendikten sonra.
son aylarda eşimle kahvaltı rollerini değiştik iyiden iyiye.uyandığımda güzel bir kahvaltı beni bekliyor oluyor genelde:))kahvaltı sonrasında neredeyse saat 10:00 a kadar tüm zamanımı bebeğime ayırıyorum.uyku saati 10:30 olan bebeğim,uyuduğunda da genellikle pilatese ayırıyorum 20-25 dakikamı....sonrası değişkenlik arzediyor elbette:))

***

dün pilates yaptığımdan bahsetmiştim,iyiki de etmişim,bu sayede ne çok pilates meraklısı arkadaşım varmış görmüş oldum.ama pilates ilgi uyandırmayacak bir spor da değil hani.garanti veriyor bir kere.
gerçekten düzenli olarak yapıldığında,hareketler doğru uygulandığında ve en önemlisi platesin vazgeçilmezi olan,doğru nefes alıp verme sağlandığında,garanti veriyor pilates.
diyor ki;
"siz bu hareketleri eksizsiz ve süreklilik içinde tekrarlayın,3 hafta içinde gözle görülür şekilde sıkı bir vücuda yada hangi bölgeyi çok çalıştırıyorsanız o bölgenin sıkılaştığına şahit olacaksınız."
üstelik kuğu gibi bir boynun ve 2 santimetreye kadar uzayan bir boyun da müjdecisi.
bunu bilmek şahane hissettiriyor insanı,hırslandırıyor:)

***
tek başına  pilates yeterli mi???
elbetteki hayır.

pilatesten  önce,sağlıklı beslenme diyor uzmanlar.önce sağlıklı yaşam,düzenli ve dengeli beslenme,bedenin sahip olması gereken vücut ağırlığına ulaşma.ardından pilates.
pilatesle kilo verilir elbette lakin beraberinde sağlığa ve bünyeye uygun sağlıklı bir diyetle.
sadece pilates olmaz mı???elbette olur.kişinin 3-5 kilo fazlalığı vardır ,yada kilo vermiştir ama bedenin sıkılaşması gerekmektedir,işte o zaman sadece pilates yapılması yeterlidir diye düşünüyorum.


ben hamileliğimde pilates yapmadım.
neden???
çünkü öncesinde pilates geçmişim yoktu.buradan da hamile bayanlara daha evvelden pilatesle tanışıklıkları yoksa yapmalarını önermiyorum.çünkü pilates kas oyunudur aynı zamanda.kişinin pilates geçmişi yoksa sakıncalı olabilir.ama sürekli pilates yapan yada vücudu daha evvelinden pilatese alışık olan bayanlara hamilelikte de pilatesi öneriyorum elbette. hamilelikte kaslar alabildiğine esner,uzar,gevşer.hamilelikte uzayan ve gevşeyen kasların gereğinden fazla esnemesini engelliyor pilates.ve hamilelik süresince pilates yapıldığında;

**kaslar çok esnemediğinden fazla kilo almıyor insan,
**vücuk sıkılaştığı için gereksiz çatlaklar oluşmuyor en önemlisi,
**ve doğum sonrası vücudu eski haline döndürmek,pilates yapılmayan zamankinden çok daha çabuk oluyor.

bu nedenle daha evvelinden pilatesle tanışıklık var ise  hamilelikte de yapılmalı diyorum nacizane.çünkü vücuda faydası büyük.doğum sonrası bayanlar içinde hakeza,diğer sporlarınn aksine pilatesi öneriyorum.pilatese eşdeğer başka spor var mı derseniz,hiç düşünmeden yüzme derim.aynı sıkılığı yüzmeyle de sağlayabilirisiniz.lakin zamanı olmayanlar,yüzmeyi bilmeyenler veya yorucu bulanlar için;günde yalnıızca 25 dakika pilates diyorum.

bilinenin aksine pilates,pilates topundan ibaret de değildir.birçoğunun aklına "pilates topum yok" şeklinde bir
düşünce takılabilir.evet plateste top olmalı,lakin şart değil.top üzerinde yapılan çok fazla hareket var elbette.bunlardan mahrum kalmamak adına,top temin edilebilinirse güzel olur.,lakin olmasa bile vücut sıkılığını sağlayacak öyle çok hareket varki.
siz yeterki isteyin.


 dünde dediğim gibi internette bu konu ile ilgili çok sayıda video var yararlanabileceğiniz.
lakin açılmıyor videolar,yada bilgisayarımın konumu pilates yapmam için müsait değil diyorsanız o halde sizi TV8 ekranlarına davet ediyorum.
hafta içi hergün Ebru Şallı'yla pilatese dair herşey için;
saat 10:30dan 11:10 e kadar,yaklaşık yarım saatinizi ayırmanız yeterli.
inanın bana sadece yarım saat çok şey değiştiriyor hayatınızda.

.dedikten sonra artık cici kurabiyeme geçmek istiyorum.ne çok konuştum bugün değil mi.sevdiğim konularda çenem düşer hep.


(made in minti)

beğenerek yaptığım ve tadına hayran kaldığım bir kurabiyedir.
ağızda dağılacak yumuşaklıkta olmuyor hemen belirtmek istiyorum,yaptıktan sonra hüsran yaşamamanız adına.
biraz gevrek bir kurabiyedir...

MALZEMELER:

Hamuru İçin:
250 gram margarin 
1 yumurta  
1,5 çay bardağı pudra şekeri 
yarım çay bardağı kakao
1 pkt kabartma tozu
1 pkt vanilya
Aldığı kadar un

içi için
1 çay bardağı dövülmüş fındık
2 yemek kaşığı toz şeker


YAPILIŞI:
1-margarini pudra şekeri ile krema gibi oluncaya dek yoğurun.üzerine yumurtayı kırın.kakaoyu da ekleyerek iyice karıştırın.

2-üzerine bir miktar un,kabartma tozu ve vanilyayı ekleyerek karıştırmaya devam edin.aldığı kadar un ekleyerek hamuru iyice yoğurun.çok sert bir hamur olmamalı buna dikkat edin.kulak memesi kıvamında hatta biraz daha yumşak olmalı.
3-bu arada ayrı bir kapta dövülmüş fındık ve şekeri karıştırın.

4-Hamurdan küçük parçalar kopartarak yuvarlayın ve mümkün olduğunca ince olmasını sağlayarak içini açın.
İç malzemeden koyarak hamuru kapatın. elinizden geldiğince yuvarlak yapmaya gayret gösterin.basık olmamalı şekli.yağlı kağıt serili yada yağlanmış tepsiye dizin.180 derecelik fırında kurabiyeleri pişirin.kürdan yardımıyla kontrol ederek pişip pişmediğine bakabilirsiniz.


afiyet olsun herkese... sevgilerimle...

5 Aralık 2010 Pazar

Hint Güneşi


 

 HERKESE GÜZEL BİR PAZAR DİLİYORUM...
Hint rüzgarının evimizde esmeye devam ettiği şu günlerde,çoook evvelden yapıp,misafirlerime sunduğum ve yayınlamaya birtürlü fırsat bulamadığım
hint güneşini,
ismi de dahil olmak üzere,herşeyi bana ait olan bu lezzeti paylaşmak istiyorum sizlerle.

ADI neden HİNT GÜNEŞİ???

tahayyül edersiniz ki japon güneşinden etkilenerek ortaya çıkardığım bir lezzet esasında.Japon güneşini ilk kez portakal ağacında görmüş ve itiraf etmeliyim ki çok beğenmiştim.japon güneşi içeriğinde et barındırır...yani benim lezzzetime göre biraz daha zengin bir içeriğe sahiptir.benim tarifimde et yeralmadığından ve japon güneşine göre daha fakir bir içeriğe sahip olduğundan,benim tarifim HİNT GÜNEŞİ ismini aldı.bu tarifi epeyden beri bekleyen arkadaşlarım için;hemen tarife geçmek istiyorum...



kullanılan malzemeler:
1 adet yufka
3 adet patlıcan
1adet patates
3-4 adet mantar(opsiyonel)
tuz
yarım çay kaşığı karabiber
3 yemek kaşığı sıvıyağ
1 adet küçük kurusoğan



yapılışı:

1-ilk olarak patlıcanları közleyin.patatesi haşlayın ve mantarları dilerseniz çok az soteleyin.
2-közlenmiş patlıcanları bıçak yardımıyla iyice kıyın.içerisine haşladığınız patatesi ezerek,mantarları da rendeleyerek ekleyin.
3-son olarak tuz,karabiber ve sıvıyağını ilave ederek karıştırın ve servis tabağına alın.
4-bir yufkayı 8 e bölün.içerisine hiç birşey koymadan boş bir şekilde sigara böreği gibi sarın ve uçlarının açılmaması için suyla yapıştırın.çok az sıvıyağ koyulmuş teflon tavada kızartarak,servis tabağına aldığınız mezenin üzerine dizin.yufkaları dilediğiniz kadar kızartabilir ve dilediğiniz sıklıkta dizebilirsiniz

5-yufkaların orta kısmına dilerseniz iki kaşık yoğurt koyabilirsiniz ki japon güneşinde yoğurt konulr normalde.ama ben kurusoğanın közlenmiş patlıcanın yanına,yoğurttan daha fazla yakışacağını düşündüğümden yarım halkalar halinde soğan dilimleri koydum.






bu lezzeti ilk olarak 2010 iftar soframda denemiş ve arkadaşlarıma sunmuştum ki hem lezzeti hem de görünümü beğenilmişti.değişik birşey olsun istiyorsanız denemenizi önerebilirim.içeriğindeki patlıcan,patates ve mantar miktarlarını değiştirebiilrsiniz.ya da dilerseniz kızarttığınız yufkaların içine,kıymalı bir harç yapıp koyabilirsiniz ki çok daha lezzetli ve zengin olur diye düşünüyorum...




afiyet olsun minti'den herkese 

22 Kasım 2010 Pazartesi

sütsüz kayısılı bademli irmik tatlısı

made in minti

Tüm gönül dostlarıma yürekten sevgilerimi gönderiyorum
ve
hepinize merhaba demek istiyorum.
bugün inanılmaz mutlu geçiyor günüm.daha evvel demiştim cumartesi eşim Hindistan
'a gitti,pazar da ben İstanbul'dan eve döndüm diye.
ilk başlarda eşimden haber alamayınca biraz panikledim ama neyse ki sonra haberleşebildik ve çok şükür iyiymiş
(Hint yemeklerinden bozulan midesini saymazsak tabi)
sanırım bir hayli zayıflayarak dönecek yuvasına:)bu satırları okuyacağını düşünerek tüm içtenliğimle şunu söylüyorum,onu hasretle bekliyorum:)

canımın diğer yarısı öylesine tatlı notlarla döşemiş ki evi nereyi kaldırsam altından minik bir not çıkıyor.en son bir notu çikolata kutusunun içinde buldum.aynen şöyle yazıyordu:

" yakalandınn!! fazla yemek yok,bana da bırak olur mu!!seni seviyorum:))"
bu öyle tatlı bir mutluluk ki sanırım tarifi imkansız.kendisi çok uzaklarda ama varlığı benimle:)Rabbim herkese mutluluk nasip etsin yuvalarında...

evet mutluyum dedim ve yine yerken oldukça mutlu olduğum kayısı severlerin bayılacağı bir yaz lezzetini sunmak istiyorum.tarifi tamamen bana ait yine:))
buyrun tarife...


malzemeler:
1 kg. taze olgun kayısı
1 sb. tozşeker
1 y k. mısır nişastası
6 yk. irmik
1 paket vanilya
1 su bardağı dövülmüş badem (opsiyonel)


yapılışı:
1-olgun taze kayısıların çekirdeklerini çıkarıp pürüzsüz püre oluncaya kadar robottan çekin.ve tencereye aktarın.üzerine bir su bardağı şeker,mısır nişastası ve irmiği ekleyerek karıştırın ve ocağa alın.

2-ocakta iyice karıştırarak pişirin.suyunu çekerek kıvam kazanan kayısılı irmiğin içine vanilyayı ve dövülmüş bademi ekleyerek karıştırın.normal irmik tatlısı kıvamında olmalı.o kıvama gelinceye dek suyunu çektirerek pişirin.

3-ocaktan indirdikten sonra kullanmak istediğiniz kalıba dökerek soğumasını bekleyin.ben mini kaseler kullandım tek kişilik servis yapabilmek için.oda ısısına geldiğinde buzdolabında bir gece bekletin.kalıptan çıkararak servis yapabilirsiniz.

4-ben minik kaseleri servis tabağına ters çevirdim.taze kayısı ve badem eşliğinde servis yaptım...

***deneyenlere ve yiyenlere afiyet olsun diyorum...

mintiden sevgiler...

20 Kasım 2010 Cumartesi

fındıklı trabzon kurabiyesi



 selamlar sevgili dostlar
 herkesin kurban bayramını en içten dileklerimle kutluyorum...mintiniz hesapta olmayan sürpppriz bayram tatilinde şuanda...

bayram dolayısıyla evvela kurban kesim işlerimizi halletmek üzere eşimin memleketi olan Kırşehir'e gittik,
akabinde de bir haftalığına İstanbul'a gelmiş bulunuyoruz.eşim cumartesi Hindistan'a gidecek,o zamana kadar değişiklik olsun diye İstanbul turu yapalım istedik.evimizde olmadığımızdan dolayı da yeni mamalarımı sizlere sunamıyorum...ama yakın zamanda döneceğim ve cici mamalarımla yine aranızda olacağım inşallah...

o zamana kadar kendinize iyi bakın ve mintisiz kalmayın!!emi gönül dostlarım...:))
ben sizleri iade-i ziyarete gelinceye kadar,sizleri bu cici tarifimle başbaşa bırakmak istiyorum...

 daha evvel trabzon kurabiyesini paylaşmıştım hatırlarsanız.
hatırlayamayanlar trabzon kurabiyesi için buraya tıklayabilirler.

işte o kurabiyenin akabinde bu cici kurabiyeyi uyduruverdim.
yani bu da benim uydurduğum bir kurabiye.
aslında temelinde paşasoframın tarifi yatıyor elbette.lakin bir kaç küçük değişiklik ve fındığı içine sarararak fırına atma fikri tamamen bana ait ki eşim bu halini daha çok beğendi.bana sorarsanız trabzon kurabiyesi de tek başına çok lezzetli.lakin fındıkla yaptığım bu tarifin lezzeti tıpkı fındıklı hanımeller bisküvisini anımsatıyor.bu da benim sevgili eşimin hoşuna gidiyor.




 fındığı ne kadar bol kullanırsanız o kadar lezzetli oluyor.hamurunu rulo yapmak için açma aşamasında biraz daha inceltmekte fayda var bence.bir dahak sefere biraz daha incelterek fındığı yaymayı düşünüyorum.



bu cici,fındıklı lezzet için kullanılan malzemeler::
1 su bardağı misir unu
100 gr tereyağı (oda sıcaklığında beklemeli)
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  1 yumurta
1 çay bardağı süt
Aldığı kadar un 


  İÇİ İÇİN 1 su bardağı findik tozu 






yapılışı:
1-Bir kapta tereyağı, sıvı yağ, şekeri mikserle iyice çırpın.



2-Yumurta, süt ,misir unu, kabartma tozu ve azar azar un ilave ederek, ele yapışmayan bir hamur hazırlayın.


3- 10 dakika dinlendirdikten sonra, hamuru iki parçaya bölün ve tezgahın üzerinde incecik açın.ben biaz kalın açtım birdahaki sefere daha ince açacağım bu nedenle size ince açmanızı öneriyorum.açtığınız hamurun arasına bol miktarda dövülmüş fındık koyun ve rulo yaparak sarın.ve bir bıçak yardımıyla iki parmak enliliğinde kesin.


4-yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında 20 dakika pişirin.





bildiğiniz hanımeller bisküvi lezzetini,çayınızın kahvenizin yanında afiyetle tüketebilirsiniz...


mintiden sevgiler

13 Kasım 2010 Cumartesi

taze kayısı muhallebisi (damla sakızlı)


 işte yazdan kalma gecikmiş ama lezzetinden hiç bir şey kaybetmemiş bir tarif daha.
affınızıa sığınarak geç de olsa yayınlamak istiyorum.yazın kayınvalidemler bahçeden bol miktarda kayısı toplayıp getirdiklerinde yapmıştım bu lezzeti.soğuk soğuk kayısı sevenler için oldukça lezzetli bir tarif.tam olarak içecek denmez çünkü tatlı kaşığıyla yenebiliyor ancak.bana göre muhallebivari bişey...

tarifime geçmeden önce sevdiğim iki arkadaşım beni mimlemişler.her ikisini de kıramayacak kadar çok seviyorum...

Garip alışkanlıklarımı ve yapamadıklarımı yazmamamı istemişler benden...
"ben en çok yükseklikten korkarım" diye başlayayım evvela...
 yüzmeyi bilmediğimden midir bilinmez suda boğulmaktan çok korkuyorum örneğin.havuzun kenar kısımlarında görürsünüz beni genelde:))
 yine çok gariptir,ehliyetim var ama araba kullanamıyorum:))cesaretim yok anlayacağınız...
sabah kahvaltılarını çooook seviyorum.
güne başlamayı,hayata hergün yeniden başlıyor olmayı hayatı kucaklamayı seviyorum,yaşamayı seviyorum,rabbimin verdiği bunca değerli nimeti seviyorum,eşimi ve yavrumu seviyorum... tamam artık susuyorum.güya mim yazmayacaktım.buradan gülcanımı  ve zelihamı kocaman öpüyorum...iyiki varsınız kızlar:))


şimdi sırada reçetem var...buyrun lütfen:)) 
sanırım bu reçetenin patenti bana ait:)) 
internette aramama rağmen böyle bir lezzetle karşılaşmadım.umarım beğenirsiniz...


kullanılan malzemeler
1 paket damla sakızı
1 çorba kaşığı pirinç unu, 
1,5 kg. taze kayısı,
1 su bardağı süt, 
1 su bardağı kayısı nektarı
2 çorba kaşığı tozşeker
1 çorba kaşığı nişasta. 



 Yapılışı:
1-bir tencerede 1 su bardağı sütü, kayısı nektarını, 1 çorba kaşığı tozşekeri ve 1 çorba kaşığı nişastayı çırparak soğuk haliyle karıştırın.

2-bir kg olgun kayısıyı robottan geçirerek püre haline getirin.daha evvelki karışıma ilave ederek ocağın altını açın.içine pirinç ununu da ilave ederek sürekli karıştırarak pişirin.

3-indirmeye yakın içine damla sakızını ekleyin ve ocağın altını kapatın.karıştırdıktan sonra kaselere yada cuplara paylaştırın...buzdolabında tamamen soğuttuktan sonra servis yapabilirsiniz...




mintiden notlar:
***dilerseniz normalde sütle muhallebiyi yapıp hazırlayıp kuplara paylaştırıp,sonra rondodan çekilmiş kayısıları çok az nişastayla kaynattıktan sonra üzerlerine paylaştırabilirsiniz.yani sarı beyaz görünür.lezzeti daha değişik olabilir.farklı bir alternatif size...

***ben malatyalı olmama rağmen taze kayısıyı malesef çok seven biri değilim.bu nedenle bu tatlıyı ben pek beğenmedim.resmen bol kayısı lezzeti.ama eğer "ben kayısıyı çok seviyorum"diyorsanız şiddetle öneriyorum.biraz muhallebi gibi,biraz kayısı marmelatı gibi oldukça değişik bir tadı var.fikir bana ait.ama bir kez daha vurguluyorum.kayısı sevmiyorsanız yada yapacağınız kişiler kayısı sevmiyorlarsa yapmayın derim:)
full kayısı tadı çünkü...

***son bir not daha.evde kalmış kayısılarınızdan kurtulmak istiyorsanız şahane bir yol bence...soğuk soğuk güzel yeniyor...

 afiyet olsun...mintiden sevgiler...

10 Kasım 2010 Çarşamba

kuru incirli sütlü irmik tatlısı...


made in minti

 herkese güzel bir gün diliyorum
.hafif ve lezzetli bir tatlıyla merhaba demek istedim sizlere.
Ablamlar yani eşimin ablacığı ve eşi,Kırşehir'den İstanbul'a geçerken çok kısa süreliğine uğramıştı bize.
vakitsizce yola çıktıklarından çok geç kalmadan gitmek istediklerini söylediklerinde,fazla da ısrar edememiş ama ağırlamak için de içim gitmişti açıkçası.
bir daha ki gelişlerinde inşallah.
Gerçi onlar gelmeden ben gidiyorum bayram sonrası onlara.eşim bayram sonrası,
görev icabı Hindistana gideceğinden
ben de evde yalnız kalmak yerine kayınvalidemlerle,bu süreyi ablamlarda geçirmeye karar verdim.hem güzel bir İstanbul tatili bana da iyi gelecektir değil mi?

işte bu tatlıyı yaptığım yemeklerin ardından
alel acele içilen çayın yanında servis yapmıştım.
normalde bu tatlının bir gece dolapta beklemesi gerekiyor.lakin ben en fazla 2-3 saat bekletebilmiştim.
ama yine de tadı gerçekten güzeldi.canım ablacım da çok beğenmişti...



kullanılan malzemeler
1 litre süt 
8 yemek kaşığı irmik 
1 yemek kaşığı nişasta 
1 su bardağı şeker
1 adet limon kabuğu rendesi
6-8 adet kuru incir

yapılışı:
1-İrmik tatlısı için sütü tencereye alın. Üzerine toz şeker, irmik, nişasta ve  limon kabuğu rendesini ekleyin ve çırparak pişirin. hiç durmadan karıştırmak gerekir ki topaklanmalar olmasın...

2-Diğer tarafta daha önceden çok az pişirilmiş kuru incirleri küçük küçük doğrayın.

ocaktaki irmiğiniz fokurdayıp kaynamaya başlayınca önceden pişirdiğiniz kuru incirleri de ilave edin. 1-2 dk. beraber kaynattıktan sonra sıcakken direkt olarak kullanmak istediğiniz bir kalıba dökün.

3-sıcaklığı gidip tamamen soğuduğunda buzdolabına kaldırın.ve bir gece kadar soğutup iyice dinlendirin.servis tabağına ters çevirerek,dilimleyip servis yapın.
 
ben 2-3 saat ancak bekletebildiğim için dilimlerken biraz sorun yaşadım.ama tadı çok nefisti.

kuru kayısılı sütlü irmik tatlısı tarifimi buradan görebilirsiniz


sevgiler...minti

27 Ekim 2010 Çarşamba

kemik iliğiyle bulgur pilavı

(made in minti)

 Merhabalar gönül dostlarım,mutfağımın sevgili ziyaretçileri hepinize taa yürekten sevgi ve saygılarımı iletiyorum...kemik iliğiyle bulgur pilavı olur mu?demeyin.
YAPTIM OLDU.
Ağır falan da olmadı üstelik.

Kemiğin,etin muhteşem lezzeti bulgurda o kadar lezzetli birşekilde hissediliyordu ki gerçekten çok beğendim.tadı etli pilavla aynıydı hemen hemen ama besleyciğiydi farklı olan...Bildiğiniz üzre kemik iliğinin sayılamayacak kadar faydası var.Hele hele benim gibi minik bebeği olan bir anne için bulunmaz nimet oldu bu kadar fazla miktarda ilik...



Nerden buldun bunca iliği neredeyse su bardağı kadar maşallah diye geçiyordur içinizden.Bebeğim için kaynattığım neredeyse bir düdüklü bayundaki büyük kemik parçasının içinden elbette.Nasıl sevindim bu faydalı şifa kaynağından bebeğim nasipleneceği için anlatamam.

Biliyorum sevmeyenler vardır kemik iliğini.
ama bana küçüklüğümü hatırlatır hep.Babaannemin verdiği kemiğin üzerindeki ilik dolu çukurların içindeki iliği çıkartarak nasılda bayıla bayıla yerdim.


Aslında hiç aklımda yoktu böyle bir pilav hazırlamak.Dediğim gibi çoook büyük bir parça kemiği düdüklüye koyup pişirince bebeğimin çorbalarına katmak için koca kemiğin içinden epey bir de ilik çıktı.aslında kemiklerin içinden azıcık azıcık çıkan  ilik daha bi lezzetli gelirdi bana eskiden,severdim.Lakin çocukluktaki hazzı alamadım nedense.belki çok fazla olmasından,belki bebeğimin telaşından belki de büyüdüğümden  :))



 Kemik iliğini sade haliyle kemik üzerinde yiyemedim belki ama yaptığım ilikli pilava da inanın doyamadım.su olarak da bir miktar kemik suyu kullandım.Tuzsuz ve baharatsız olarak bebeğime ayırdım evvela,sonrası ise ağzımıza layıktı inanın...

Benim gibi kemik iliğini bol bulup değerlendirmek isteyen arkadaşlarım için veriyorum bu tarifimi.bu pilavı daha evvel yapan var mı bilmiyorum.Ben o anda uyduruverdim.sanırım patenti bana ait :)

Malzemeler
2 büyük tahta kaşık donmuş kemikiliği
1,5 su bardağı bulgur
1 tatlı kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı  sıvıyağ
tuz
su(ben bir miktar da kemik suyundan kullandım)

 Yapılışı:

***kemik suyunu bir gün evvelden kaynatıp suyu dondurucuya kaldırmış bir kısmını ise bebeğime çorba ve pilav yapmak için normal soğutucu kısmına koymuştum.büyük kemiğin içindeki iliği de çok görünce tatlı kaşığı yardımıyla çıkartıp bir saklama kabına alıp dolaba kaldırmıştım.ertesi günü donan kemik iliğini pilav yapımında kullandım :)
1-bir tencereye yağı koyun,dondurduğunuz kemik iliğinden iki yemek kaşığı dolusu tencereye ekleyip kısık ateşte erimesini bekleyin.kemik iliği tamamen çözüldükten sonra içine pilavlık bulguru ekleyerek kısa bir süre karıştırın.

2-üzerine kaynamış su ilave edin göz kararı.ben bulgurumun su çekme kapasitesini bildiğim için 1,5 su bardağı bulgura ortalama 2,5 su bardağı kadar su koydum.bunun 1 su bardağı kadarı kemik suyuydu.

3-tuz ve dilerseniz damak tadınıza uygun baharatlarla zenginleştirerek kısık ateşte ağzı kapalı olarak pişmeye bırakın.suyunu çekerse yeniden ilave edebilirsiniz.pişince ocağın altını kapatın ve yaklaşık 45 dakika kadar dinlenmesini sağlayın pilavınızın.
***dinlenme sonrası dilediğiniz şekilde süsleyerek servis yapabilirsiniz...


 Afiyet olsun
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...