zeytinyağlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zeytinyağlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2016 Çarşamba

Barbunya Pilaki....

mintiden sevgiler

Pilakiyi sevenler sevmeyenler bir kez de bu şekilde
deneyin derim.Hatta varsa bir kucuk havuc dahi ekleyebilirsiniz..Ben de yoktu eklemedim.

Malzemeler...
Yarim kg barbunya
1-2 kucuk boy patates
1kucuk kirmizi kapya biber
1ortaboy sogan
Sarimsak 1iri diş
tuz
karabiber
ceyrek limon
siviyag

YAPILISI....
1-Barbunyalarin uzerini ortecek kadar su koyup, ceyrek limon sıkip kaynadiktan sonra yaklasik
8-10 dk pisirin düduklu tencerenizde.

2-Genis bir tavaya sogani ve biberi minik 
minik doyrayip siviyagda hafif pembelestirin.

3-Üzerine patatesleri küp kup dograyip ilave edin.Agzini kapatarak ara ara cevirerek hafif pisirin.

4-Bu arada pisen barbunyanizi indirin.eger cok pistiyse soguk suya koymaniz dagilmayi engeller.Ancak tamamen suzmeyin kabuklarinin çatlamasina neden olacaktir.

5-Pisen patateslerin uzerine salcayi ekleyip kavun hafiften.kaynayan suyu ilave edin.Ve bu asamada 1iri sarimsak dograyin icine.tuzunu atin.caykasiginin ucuyla da seker atin.Karabiber serpin.

6-Haslanan barbunyalari uzerine ilave edin.patates ve barbunyalar istediginiz yumusakliktaysa altini kapatin.Eger pisirilmesi gerekiyorsa yumuşacik oluncaya kadar pisirin.

Su ilavesi yapabilirsiniz...
Haslanan barbunyalarin suyunu yemege ilave edebilirsiniz.Rengi koyu olmasin diye ben biraz barbunyanin suyundan, biraz da normal kaynamis su ilave ettim.

Afiyet olsun...
Ben ilave etmedim ama dilerseniz aci pul biber yada birazcik daha limon ilave edebilirsiniz....

23 Ağustos 2015 Pazar

Semizotlu Kabak Yemegi

mintiden sevgiler


  Iste sizlere fresh mi fresh bir tarif....
Semizotuyla kabak bir arada olur mu dediginizi duyar gibiyim.Haklisiniz ustelik.Ben kabagi ve kabak yemeklerinin hic bir turunu sevmiyorum acikcasi.Esim de sevmedigi icin senede bir kez ya piser ya pismez Bizim mutfakta.Hicte eksikligi hissedilmez :-) :-)

Ancak bu tarif kabaga bakis acimi degistirdi diyebilirim.
Taze leziz tam bir yaz yemegi bana gore.Tarif internette var mi?Sizin evlerde kabagin bu hali yapilir mi bilmiyorum ama ben tarifi bana veren kucuk gorumcem:-) Fundaya tesekkur ediyorum.Kendisi pisirdikten sonra uzerine sarimsakli yogurt ilave edilebilecegini de soyledi.Dilerseniz sizler de bu sekilde servis yapabilirsiniz.Ancak ben hiic gerek duymadan afiyetle indirdim mideye.Ozellikle ertesi gun ve soguk bi sekilde tuketmenizi tavsiye ediyorum.Ben cok begendim.Ve unutmamak adina da bloguma ekleyeyim istedim..


MALZEMELER:
2adet yesil kabak
Yarim demet semizotu
4 adet domates
3dis sarimsak
Siviyag
Tuz
Pulbiber
Karabiber


YAPILISI:
1-Domatesleri kup dograyip cok az siviyag koydugumuz tencereye ekleyip pisirmeye birakiyoruz.Biraz sulaninca uzerine soyup kup dogradigimiz kabaklari ilave ediyoruz.Kabaklari cok kucuk dogramayin, zaten cabuk pisiyor.

2-Uzerine dogradigimiz semizotunu ve yine kucuk dogradigimiz sarimsaklari ilave edip kapagi kapatiyoruz.

3-Yaklasik 10 dakikada pisen bir yemek.Kendi suyuyla pisiyor.Dedigim gibi hem pratik hem leziz.Kapatmaya yakin tuzunu karabiberini ve pulbiberini serpip bi tasim kaynattiktan sonda ocagi kapatiyoruz.

NOT:
Dilerseniz biraz kaynamis su ilave eedebilirsiniz.Yada tatli kasigiyla salca ilave edebilirsiniz.Bu tamamen eklediginiz domates miktarina ya da domateslerin renk verme durumuna gore degisir.Ben su ve salca ilave etmedim.Hem rengi hem de su orani gayet iyiydi cunku.

Bol domatesli bol sarimsakli olmasi leziz kiliyor bu tarifi.Kendime not...En kucuk tencereye 4kucuge yakin domatesi dogradim.cok az siviyag yetti.uzerine 1 tane kabak ve bahceden yeni topladigim 9-10 dal semizotunu koyup kapagini kapattim.Sarimsaklari soyup ustune dogradim.5 dk sonra tuz ve baharatini atip biraz daha pisince kapattim.Pul biberi birazcik cok attim.hafiften aci olmasi hosuma gitti.Tarifte sogan yok.


Afiyet Olsun...

8 Aralık 2011 Perşembe

zeytinyağlı brokoli




İşte size miniğimin sevdiği tek sebze...
Brokoli...
Normalde sebze ve meyvelerle pek arası yok,ama iş brokoli yemeye gelince inanılmaz mutlu oluyor işte.
Ben buna da şükür diyorum ve elimden geldiğince mutlu olabileceği aralıklarla yapıp yedirmeye gayret gösteriyorum...


Malzemeler:
2 adet ortaboy patates
brokoli(arzu ettiğiniz mktarda
2-3 y.k. sıvıyağ
1 adet kurusoğan
1 y.k.salça
tuz
Hazırlanışı:
 1-Kurusoğanı küçük doğrayıp sıvıyağda pembeleştiriniz.Üzerine salçayı ilave edip kavurunuz.Küp küp doğradığınız patatesleri ilave ederek salçayla birlikte bir kaç kez karıştırıp üzerini örtecek miktarda sıcak su ilave ediniz.

2-Brokoliler çabuk pişeceğinden patatesler hafif yumuşamaya başladığında ilave ediniz.Tuz ve isteğe göre çok az pulbiber ilavesiyle brokoliler pişip yumşayıncaya kadar pişiriniz.Patatesler suyu çok çekerse sıcak su ilave edebilirsiniz.
AFİYET OLSUN...

31 Ekim 2011 Pazartesi

Kuru Patlıcan Dolması

Mutlu günler diliyorum herkese,
Aslında canım çok da bişey yazmak istemiyor ama,
ne yalan söyleyeyim ilerde anımsayıp üzerinde düşüneceğim,mutlu olup tebessüm edeceğim yada buruk hallerime gülüp geçeceğim iki kelam etmeden de geçmek istemiyorum tariflerimi yayınlarken.
Kasım ayının 2'sine Bulgaristan yolcusu eşim ve içim buruk bu nedenle.
İlk başlarda bu Şube Müdürlüğü işine sevinmiştim ama tüm denetim ve yurtdışı işleri sırf bu sıfattan dolayı ona kaldığından,ve bizi birbirimize uzak kıldığından dolayı da hayıflanmıyor değilim hani.Ama yine de şükredip hayırlarla ve selametle gidip gelmesini temenni ediyorum dedikten sonra kurutulmuş sebzeler arasında en çok sevdiğim patlıcan kurusuna lafı getirmek istiyorum.Bana kış akşamlarını hatırlatan bu yemeğin tarifini vererek yazımı çok uzatmadan noktalamak istiyorum.
Şimdiden afiyet olsun diyorum...
 Malzemeler:
 *15 adet kurutulmuş dolmalık patlıcan
*2-3 adet kuru soğan,
*4-5 diş sarımsak,
*1yemek kaşığı domates salçası,
*1 su bardağı bulgur
*1 kahve fincanı pirinç
1 kahve fincanı zeytinyağı,
*1 çay kaşığı toz şeker,
*Karabiber, pulbiber, çok az kimyon, tuz,
*1 yk. nar ekşisi veya bir dilim limon suyu
Maydonoz,

 Yapılışı:
1-Kuru patlıcanları, kaynar suya koyup,çatal batacak şekilde yumşayıncaya kadar yaklaşık 10 dakika haşlayınız.Kaynayan suyu değiştirirerek haşlama işlemine devam ederseniz,patlıcanın  acı tadından kurtulmuş olursunuz.

2-Dolma içini hazırlamak için; önce zeytinyağında kıyılmış soğan ve sarımsakları atıp,üzerine salçayı ilave edip kavurunuz.Ben bol salça kullanmadım silme 1 yemek kaşığı salça yeterli olmakta.Yıkanmış bulgur ve pirinci ekleyerek hafifçe kavurunuz.

3-Sıcak suyla birlikte tuzunu, şekerini koyup suyunu çekene kadar pişiriniz..Baharatlarla birlikte, maydonoz ve naneyi ekleyip kaşıkla karıştırınız.

4-Hazırlanan bu karışımı, patlıcanların içine bir parmak eksik olacak şekilde doldurunuz.
Tencereye dizme işlemi bittikten sonra, üzerine biraz tuz serpiniz. Dolmaların bir parmak altında olacak şekilde kaynar su ve çok az sıvıyağ gezdirdikten sonra kısık ateşte yumuşayana kadar pişiririniz.

5-Pişmesine yakın limon suyu(ya da nar ekşisi) ilave ederek 5-10 dk. daha pişirip ocaktan alarak ılık olarak servis yapınız.Sarımsaklı yoğurt eşliğinde servis yapmanızı öneririm.Şimdiden afiyet olsun...

mintiden sevgiler

4 Ekim 2011 Salı

Ebegümeci Yemeği


Günaydınlar,
güzel bir gün olmasını diliyorum ve nöbetimin en yoğun saatlerine doğru yavaş yavaş yaklaşırken,biran önce bir tarif paylaşıp işime devam etmek istiyorum.Ebegümeci çayından daha evvel bahsetmiştim.Dilerseniz  bu sayfamdan tekrar bakabilirsiniz.Aynı döneme ait bir tarif.Paylaşmak bu güne nasipmiş.Elinizde ebegümeci varsa bu enfes lezzeti deneyin derim.Ispanak yemeğine benzeyen bir lezzeti var.
Şimdiden afiyet olsun diyorum ve yapılışına geçiyorum:)
 Malzeme Listesi:
1 bağ  ebegümeci  (yaklaşık 1/2 kg )
1 adet kurusoğan
2 çorba kaşığı  sıvıyağ
2 çorba kaşığı bulgur
1 çorba kaşığı domates salçası
tuz

Yapılışı:
1-Ebegümeçlerini yıkayıp doğrayarak hazır hale getiriniz.Tencereye kurusoğanı doğrayıp,sıvıyağda rengi dönünceye kadar kavurup, 1 kaşık domates salçası ekleyiniz.

2-Üzerine ebegümeçlerini ekleyip. bulgur ve tuz ilave ettikten sonra çok az su ilavesiyle(belki 1 çay bardağı kadar)ağzı kapalı halde pişiriniz.Ilık servis yapınız.Servis esnasında sarımsaklı yoğurt kullanabilirsiniz.
Afiyet Olsun...

Bir başka yazımda buluşuncaya kadar 
yüreğinizden;aşkı,sevgiyi, umudu,şefkati 
hiç eksik etmemeniz dileğiyle...

14 Ağustos 2011 Pazar

Zeytinyağlı Taze Barbunya


Taze barbunyanın tadına,kokusuna,lezzetine bayılıyorum.
Dün;kış için dolabıma atmak üzere pazardan barbunya almıştım.Hiç bir işleme tabi tutmadan sadece ayıklayarak tazecik körpecik barbunyalarımı buzdolabı poşetine koyarak dondurucuya kaldırdım.Kışın misafirlerime afiyetle hazırlarım inşallah.Haftaya bir poşet kadar daha atmayı düşünüyorum,bakalım!
Dolabıma atmak üzere sadece barbunya almadım elbette:) taze fasulye,patlıcan,mısır ve domates aldım.Mısırımı haşlayarak tanelerine ayırdım ve dolaba atıverdim bile.Hatta bir miktar mısırla bebeğime mısır çorbası yapıp afiyetle yedirdim.Tarifini ilerleyen zamanlarda paylaşırım mısır çorbasının inşallah...Siz Minti'yle kalmaya devam edin:))
Ancak diğer sebzeler mısır kadar şanslı değiller sanırım,dolapta hala sıranın kendilerine gelmesini bekliyor.Bakalım!!yarınki halet-i ruhiyeme bağlı:))

Ayrıca;vakti geçmeden;dağ çileği ve böğürtlen alıp reçel yapmayı,bol domates ve biber alarakta kış için kavanoz menemenlerimi yapıp hazırlamayı düşünüyorum.
Haa!!bamyayı da unutmamak lazım!!
Çok işim var çoook!!

Neyse biz barbunyamıza geçelim:)
Taze barbunyayı sık olmasa da yapıyorum mutfağımda,ve severek tüketiyorum.İnternette gezerken benim yaptığım gibi yapan bir arkadaşıma daha rastladım,Sevgili kitcen oclock .onun dışında değişik sebzeler ve baharatlar katanlar var.Ben maydonozu bile sevmiyorum barbunyada.
Barbunyanın bu halini daha estetik buluyorum.Ama biraz daha,az sulu olabilirdi diye geçiverdi şimdi aklımdan.
Siz yaparken suyunu birazcık daha az katmayı unutmayın.

Malzemeler:
1 kg. barbunya
2 adet ortaboy kuru soğan
2 adet orta boy havuç
2 adet orta boy domates
6 yemek kaşığı zeytinyağı
1,5 yemek kaşığı salça
1 çay kaşığı tozşeker
2-3 adet sarımsak
Tuz

HAZIRLANMASI:

1-Barbunyaların kararmaması ve estetik açıdan beyaz bir görünüme sahip olması için;bol suda bir taşım haşlayıp,suyunu süzünüz.
2-Domates, sarımsak, soğan ve havuçları soyup yıkayarak hazırlayınız.Domateslerin kabuklarını soyarak rendeleyip,sarımsak ve soğanları yemeklik doğrayınız.Havuçları daireler halinde ince ince kesip ortadan ikiye bölünüz.

3-Zeytinyağını tencereye alınız, soğanları ve havuçları ekleyerek orta ateşte pembeleşene kadar kavurunuz.Soğanlar pembeleşince salça ve domatesleri ekleyiniz ve 2–3 dakika karıştırarak eritiniz.5 dakika kadar pişirdikten sonra barbunyaları, tozşekeri ve tuzu ilave edip üzerine yeterince su ekleyiniz.Tahta kaşıkla 1-2 kez karıştırıp tencerenin kapağını kapatınız.

4-Tencerenin kapağını kapatarak kısık ateşte barbunyalar yumuşayana kadar pişiriniz.
Ilık yada soğuk servis yapmanız Minti'nin önerisidir.Ben pek sevmiyorum ama yine de dilerseniz maydonozla renk katabilirsiniz.
AFİYET OLSUN...
HAYIRLI İFTARLAR...
HAYIRLI RAMAZANLAR...



Bu lezzeti;
sevgili arkadaşım gelibolu17 ve cafemis'in Ramazan Lezzetleri Etkinliği için gönderiyorum.
Ve kendilerine kolaylıklar diliyorum... 

5 Haziran 2011 Pazar

Zeytinyağlı Brüksel Lahanası...


Selamlar,
Bebeğimin erken yattığı ve işlerimi erkenden toparlayabildiğim bir pazar yaşıyorum bu akşam.
Bugün sevdiğimiz ortak arkadaşlarımızın düğününe gidip,mutluluklarını paylaştıktan sonra NT'yigezdik eşimle.Eskiden beridir ikimiz de severiz kitabevlerini gezmeyi.Dost kitabevi eskiden uğrak yerlerimizdendi:))Biryandan yeni kitapları takip eder diğer yandan kitap kokusunun içinde çaylarımızı yudumlardık.Şimdilerde bebekten dolayı pek gidemesekte ikimizde seviyoruz sanırım kitaplar arasında gezmeyi.Tabi artık baktığımız  kitap reyonları da değişti.Bugün çoğunlukla 0-3 yaş kitapları arasında gezdik:))))
Akabinde yorucu bir mutfak alışverişini de sığdırdık tabi pazarımıza derken şu anda eşim evde helikopter yapıp uçurabilme heyecanıyla meşgulken ben de size bir tarif yayınlayabilme zamanını,yaratabilmiş olmanın mutluluğu içerisindeyim:)


Malzemeler:
1 paket brüksel lahanası
10-12 adet arpacık soğanı
2 adet havuç
2 tatlı kaşığı salça
1,5 yemek kaşığı pirinç
Tuz
1 adet küp şeker
2 yemek kaşığıı zeytinyağı
Yapılışı:
1-Brüksel lahanalarının sararmış yapraklarını ayıklayıp kesiniz ve yıkayın.

2-Arpacık soğanlarını soyarak yıkayıp hazırlayınız.Havuçların yüzeyini soyup,ince halkalar şeklinde doğrayınız.Bir miktar zeytinyağında soğanları kavurunuz. Sonra havuç ve brüksel lahanalarını ekleyip kapağını kapatınız ve 10 dakika kadar kavurunuz.

3-Salçayı da ekledikten sonra biraz daha kavurunuz.Tuz ve küp şekeri ekleyip üzerilerini geçecek kadar kaynamış su ilave ediniz.Yıkadığınız az miktarda pirinci de ekledikten sonra kapağını kapatıp,sebzeler yumuşayıncaya kadar pişiriniz..Ocağı söndürdükten sonra biraz limon suyu ekleyerek servis yapabilirsiniz.

***Bizim evde bu yemek fazla sulu sevilmez,bu nedenle ben suyunu çekinceye kadar pişiriyorum, Pişirirken de azar azar kontrollü bir şekilde su ekliyorum.Sarımsaklı yoğurtla birlikte servis yapıyorum:)
Afiyet olsun.


Bu akşam sizlere çok sevdiğim şiirlerden biri olan Sevgili Can Yücel'in bir şiiri ile hoşçakalın demek istiyorum...
Beğeneceğinizden eminim:))

Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!

Can Yücel

2 Haziran 2011 Perşembe

Havuçlu Halka Kereviz


EVDEKİ HUZUR...MUTLULUK BUDUR...

Bu slogana bayılıyorum.Kesinlikle böyle düşünüyorum.Eğer evinizde yuvanızda huzurlu iseniz yaşadığınız hiç bir güçlük atlatılması zor gelmiyor insana değil mi??
Ben kesinlikle böyle düşünüyorum.Rabbim herkese huzur dolu bir yuva nasip etsin ve böyle yuvaya sahip olanları da esirgesin diyorum.
İçimdeki bir tatlı huzurla birlikte bebeğimi uyutup,nihayet kendime minikte olsa zaman ayırdığıma sevinerek pc nin başına geçmiş bulunuyorum.Fazla kalacak değilim tabiki:)Malum sabah iş var.Üstelik işe gitmeden önce bebeğimizi aşıya götüreceğiz eşimle.Sonrasında bebeğimiz eve,biz işe:))
Bu nedenle ben bugünki tarifimi yayınlayıp hemen uykunun kollarına bırakmak istiyorum kendimi:))

Kereviz hayatıma gireli pek uzun seneler oldu diyemiyorum.üstelik eşim sevmediğinden pek sık da yapamıyorum.Bebeğimle evde olduğumuz günlerden birinde,kendimize yapıp afiyetle bitirdiğimiz kereviz tarifimi yayınlamak istiyorum bugün size...
 Bakalım beğenecek misiniz?

 
Malzemeler:
3 adet kereviz
2 adet havuç
1 su bardağı portakal suyu
1 adet kuru defne yaprağı
1 adet sarımsak
1,5 çay kaşığı şeker
tuz
zeytinyağı
birkaç damla limon suyu
 
 
Yapılışı:
1-Kerevizlerin kabuğunu soyunuz ve oyma aletiyle içlerini çıkartınız.Havuçların kabuklarını soyduktan sonra içleri çıkartılan kerevizlerin ortasına yerleşecek şekilde inceltiniz.
 
2-Havuçları kerevizlerin içine yerleştirdikten sonra,kerevizleri parmak inceliğinde halkalar halinde dilimleyiniz.. Dilimlenen kerevizleri tencereye yerleştirip üzerine tuz, şeker, su, zeytinyağı,defneyaprağı,sarımsak,limonsuyu ve portakal suyunu ekleyip kısık ateşte kerevizler yumuşayıncaya kadar ağzı kapalı halde pişiriniz.
 
3-Pişme aşamasında suyu azalırsa su yada portakal suyu ilave edebilirsiniz.Ben porselen tavada pişirmeyi tercih ettim.Suyunu dibinde biraz su kalacak şekilde ayarladım.Ilık servis yapmayı tercih ediyorum.
Afiyet olsun..


mintiden sevgiler

3 Mayıs 2011 Salı

Zeytinyağlı Lahana Sarması ve Minti Malatya Yolcusu





Selamlar hayırlı akşamlar herkese,
Evet bu akşam 23 uçağıyla Malatya'ya gidiyorum kısmetse.Bu akşam annemde yatacağım.Bebeğim anneannesini görecek ve ben dedeciğimi benim birtanecik dedemi göreceğim.Çok şükür hstaneden çıkmış ve bizde kalacakmış nekahet döneminde.Yani dedemi bol bol göreceğim.Dedeciğimin iyi olmasına çok sevindim.inanılmaz mutluyum.Çok şükür diyorum.Rabbim tüm hastalara şifalar versin inşallah.Pazartesine kadar memlekette olacağım dönünce ancak yeni tariflerimi yayınlayabilirim.
Kendinize iyi bakın,Mintiyle kalın:))
Allaha emanet olun...


 Malzemeler
Orta boy lahana
1çay bardağı pirinç

1 su bardağı bulgur
1,5 su bardağı sıcak su
1 çay bardağı sıvıyağ
2adet kuru soğan
3 yemek kaşığı kuş üzümü
2 yemek kaşığı dolmalık fıstık
1 yemek kaşığı salça ( konmayabilir arzuya bağlı)
1 tatlı kaşığı yeni bahar,

1 çay kaşığı tarçın, tuz
1 yemek kaşığı nar ekşisi
1/2 su bardağı zeytinyağı


Yapılışı: 
1-Lahananın dış yaprakları kaynar tuzlu suda haşlayınız.

2-İnce doğranmış soğanları sıvıyağda hafif pembeleşinceye kadar kavurunuz. Fıstık ve kuşüzümünü ilave ederek karıştırınız.Üzerine salçayı,arzu ederseniz kabukları soyulup doğranmış domatesleri ilave edip iyice kavurunuz.

3-Ayıklanıp yıkanmış pirinçleri ve bulgurları ilave ediniz ve kavurunuz.

4-Üzerine bir su bardağı su,şeker,tuz ve arzu edilen  baharatlarda eklenerek karıştırıp kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriniz.Kapağı kapalı onbeş dakika demlendirildikten sonra,limon suyu ve ince kıyılmış maydanoz ilave edilerek karıştırılır.

5-Lahana yapraklarının sert damarlı kısımlarını bir bıçakla alınız. Hazırladığınız içle arzuya göre uzun ve ince ince sarırınız.Ben çok kalın sarmayı sevmiyorum ama içi birazcıkta dolgun olmalı değil mi?Damarlı yada aşırı yırtılan lahana yapraklarını sarmayı pişireceğiniz tencerenin dibine seriniz ve sardığınız sarmaları tek tek diziniz.

6-Sarmanın üzerine dağılmaları önlemek amacıyla porselen bir yabak yada uygun bir kapakla kapatılır.Üzerine salçalı ve biraz sıvıyağ eklenmiş 1 su bardağı kadar su ekleyip kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriniz.

***Soğuduktan sonra servis tabağına alıp limon dilimleriyle ve maydanoz yapraklarıyla süsleyerek servis yapınız.

mintiden sevgiler

10 Nisan 2011 Pazar

Kaşarlı Portakallı Kereviz


Kereviz...
100 kişiden 99'unun sevmediği,sevemediği sebze.
Seven o,1 kişi kim?Sen misin? diye soracak olursanız;"tabiki hayır" diyebilirdim,ta ki kereviz yemeğini kendim yapıncaya kadar:))

Salatasını bir arkadaşım aracılığıyla sevmiştim,lakin yemeğini evde kendim yapıncaya kadar yiyememiştim.Evde yaptığım kendi kereviz yemeğimi bayıla bayıla yedim inanın bana.Öyle hoş bir aroması var ki,portakallı kerevizin;bebeğimle birlikte bayıla bayıla yedik.Eşim yine uzak durdu tabiki:))
Kokusuna tahammül bile edemiyor:))
Siz eşimin hassas damak tadına bakmayın ve bu yemeği,yani kerevizin bu halini deneyin derim:)


Malzemeler:
2-3 adet orta boy kereviz
2 adet orta boy havuç
1 adet soğan
1-2 diş sarımsak
1 çay bardağı zeytinyağı
2 adet portakalın suyu
1 su bardağı su
Tuz
yarım çay kaşığı karabiber
yarım çay kaşığı şeker
3-4 dal maydonoz
kaşar rendesi

Yapılışı:
1- Soğanı ve sarımsağı yemeklik doğrayıp tencereye alınız. Kerevizleri çok hızlı birşekilde soyarak limonlu suyun içine arzu ettiğiniz incelikte halkalar halinde doğrayınız.

2- Zeytinyağında çevirdiğiniz soğanların üzerine inca halkalar halinde doğradığınız yada rendelediğiniz havuçları alarak çok hafif kavurunuz.(Ben rendelemeyi tercih ettim.)

3-Tencereye halka kerevizleri yerleştirdikten sonra,1 su bardağı kadar portakal suyunu ve 1 su bardağı suyu ilave ediniz.Tuzunu şekerini ve karabiberini ilave ettikten sonra,yüksek ateşte bir taşım kaynatıp ocağı en kısığa alarak kerevizler yumuşayana kadar pişiriniz.

4-Eğer pişme esnasında suyunda azalma olursa,su yada portakal suyu ilave edebilirsiniz.Ilıdıktan sonra servis tabağına alarak üzerine kaşar peyniri rendeleyip,maydonla süsleyerek servis yapabilirsiniz...
Afiyet Olsun...


Yüzünüzden tebessümü hiç eksik etmeyin.
Kerevizli günler diliyor,
Herkesin kerevizi sevebilmesini diliyorum:)
Mintiden Sevgiler

21 Mart 2011 Pazartesi

Tavuklu Saksı Kebabı

 
Mintiden herkese merhabalar,
Güzel bir pazartesi akşamından sevgiler gönderiyorum.
Saksı kebabını çok severim,lakin tavuklusunu da denemenizi öneririm.Yaz patlıcanlarıyla yapılmış bir yemek.Yaz gelse de yeniden yeniden yapsam diyorum bu yemeği.Patlıcanın yenmediği şu kış günlerinde patlıcanlı yemekleri çok özlüyorum:))Saksı kebabını nasıl yaptığıma geçelim mi??


Malzemeler:
3-4 adet bostan patlıcan
2-3 adet domates
1 adet orta boy kurusoğan
2 adet tavuk göğsü
3-4 adet yeşilbiber
2 yemek kaşığı domates salçası
Tuz,karabiber,pulbiber,kekik

Yapılışı: 
 1-Bostan patlıcanları enine ortadan ikiye bölünüz.Dilerseniz alacalı olarak soyabilirsiniz ama ben soymadan  yaptım.Ortalarını dolma yapacakmış gibi oyunuz. Acılığının gitmesi için 15 dakika kadar tuzlu suda bekletiniz.
2-Teflon bir tavaya kuşbaşı doğradığınız tavuğu alıp sotelemeye baylaşınız,tavukların rengi dönünce küp küp doğradığınız biberleri ve soğanları ilave ediniz.Kızarmaya başladığında domatesleri  ve salçasını da ekleyerek kapağı kapalı halde suyunu çekinceye dek pişiriniz.Tuz ve baharatlarını ilave ederek altını kapatınız.
3-Patlıcanların suyunu süzüp,kuruladıktan sonra kızgın yağda her yanı kızarıncaya kadar çevirerek kızartınız.Kızaran patlıcanların içine tavuklu harçdan doldurunuz.Dilerseniz;dibine salçalı su koyduğunuz yayvan bir tencerede ocakta pişiriniz.Dilerseniz;üzerlerine halka domates kapatıp bir tepsiye dizerek ve tabanına yine salçalı su dökerek fırında pişiriniz.Arzu ettiğiniz şekilde servis yapabilirsiniz...
Afiyet olsun...
Mintiden sevgiler.

13 Şubat 2011 Pazar

Zeytinyağlı Nohutlu Bamya


Her gönüle en derin sevgilerimi,en güzel muhabbetlerimi gönderiyorum.
Cici pazarlar diliyorum herkese.
Cuma günü çok sevdiğim arkadaşım Necibe geldi bana.Bebeği bebeğimin ayına yakın.Üstelikte ben onun sütannesiyim.Evet evet!komşu olduğumuz dönemde bebeklerimize kısa süreliğine süt anneliği yapıvermiştik.Şimdi uzağa taşındılar.Ama olsun,önemli olan gönüllerin birlikte olması değil mi?Mutfakta uğraşıp,fazla yorulmamayım diye geleceği gün haber verdi bana sağolsun.Ama ben arkadaşıma bişeyler yapmadan dururmuyum hiç??:)Ne yapsam arkadaşıma bu kadar kısa sürede diye düşünürken,aklıma kısır yapmak geliverdi aniden.Şöyle bol limonlu,hafif acılı bir kısır yapıverdim.Daha evvelinde ise; kolayından,lezzzetli bir bisküvili pasta yapıp dondorucuya koymuştum bile.Ben kısırla falan uğraşırken,o da kıvam alıyordu soğutucuda:)
Yanına,acelesinden bir de peynirli milföy yapıverdim arkadaşıma.Ohh keyifle yedik birlikte.Bebeklerin kaynaştığı,oynaştığı bol muhabbetli bir gün oldu bizim için.Bisküvili pastanın tarifini de yayınlayacağım ilerleyen zamanlarda lakin daha evvelinde;en sevdiğim lezzetlerden biri olan bamyayı,nohutla birlikte deneyip lezzetine bayıldığım,tarifime geçmek istiyorum.


Malzemeler:
1 subardağı haşlanmış nohut
1 kg bamya
1 adet  kurusoğan
1-2 adet domates(mevsimindeyse)
1-2 yemek kaşığı domates salçası
1-2 diş sarımsak
1 limonun suyu
4 kaşık zeytinyağı
tuz


Yapılışı:
1-Akşamdan ıslattığınız nohutu haşlayıp ve süzünüz.Soğan ve sarımsağı ince ince doğrayıp zeytinyağında hafifçe kavurunuz.Domateslerin kabuklarını soyup minik küpler şeklinde doğradıktan sonra,soğanların üzerine ilave ediniz.

2-Birkaç dakika kavurduktan sonra,daha evvelden ayıklayıp hazırladığınız bamyaları ve suyunu ilave ediniz.Kaynamaya başlayınca limon suyunun tamamını sıkınız.Bamyaların rengi dönmeye yakın nohutu ilave edip,tuzunu ekleyiniz.Yaklaşık 20-25 dakika pişmesi yeterli olacaktır.

3-Bu süre zarfında her zamanki gibi suyu azaldıkça kaynamış su ilave edebilirsiniz.İlk koyacağınız suyu da yine göz kararı,belki bamyaların üzerini basacak kadar,ama daha ziyade zevkinize göre ayarlayınız.Ağzı kapalı pişmesi tercihimiz olmalı herzaman için.Yine damak tadınıza uygun ekstra limon ilave edebilir yada piştikten sonra servis esanasında da sıkabilirsiniz.

Afiyet Olsun...

Kendinize Çok İyi Bakın...
Allah'a Emanet Olun...
Mintiden Sevgiler...

17 Ocak 2011 Pazartesi

Domatesli Biberli Mantar Sote....


Mantarın en sevdiğim hallerinden biri...
Domatesli-biberlisi...:)
Bazen bu reçeteye,tavuk göğsü de ilave ederim ki şahane olur gerçekten.Zaten mantarla tavuk inanılmaz yakışıyor birbirlerine.Ama tavuksuz halini de tavsiye ediyorum sizlere.
Şimdiden afiyet olsun deneyenlere,yiyenlere...

Malzemeler:
500gr. kültür mantarı
2-3 adet sivri yeşil biber 

2 adet orta boy domates
1 adet soğan
2 dis sarımsak
2-3 yemek kaşığı zeytinyaği
tuz, karabiber, kırmızı biber, kekik ve köri

1 tatlı kaşığı domates salçası

Hazırlanışı:
1-Mantarlari musluğun altında yüzeyini soyup yıkadıktan sonra çok ince olmayacak şekilde dilimleyiniz.

2-Domatesin kabuğunu soyarak küp seklinde dogayinız. Biberleride küp küp dograyinız.
 

3-Sogani yemeklik doğrayip yağda kavurunuz.Icine ince kiyilmis sarimsaği ve biberleri ilave edip kavurma işlemine devam ediniz. Mantarlari da ekleyerek, suyunu salip tekrar cekinceye kadar harli ateste sotelemeye devam ediniz.

4-En son domatesleri ve salçayı ekleyip,orta ateste agzi acik olarak 5-6 dakika kadar karistirarak pisiriniz.Baharatlari ilave edip hafif karistirdiktan sonra,sicak olarak et ve tavuk yemeklerinin yaninda servis yapinız.

Afiyet olsun...

 

mintiden sevgiler

12 Ocak 2011 Çarşamba

Zeytinyağlı Bulgurlu Biber Dolması ... (Bol Kuşüzümlü)


Biber dolmasını eskiden pek sevmezdim aslında.Nasıl bu lezzete alıştığımı sorarsanız:)
Biberleri hafif kızarttıktan sonra doldurup pişirir oldum,bir ara ve inanılmaz lezzetli gelmeye başladı bize.Üstelik biber dolmasını sevmeyen eşim de o haliyle yiyordu.Uzunca bir süre,o şekilde pişti,mintinin mutfağında biber dolamları...
Derken "artık bunca kaloriye gerek yok,hadi bir de şu halini yapayım"dedim ve o gün bu gündür çok şükür vazgeçmeden yemeye devam ediyoruz.
2 sene öncesine kadar sevmediğimiz bu lezzet şimdi mutfağımızda:)
Hem de her çeşidiyle:))

malzemeler...
2 çay bardağı bulgur
2 adet orta boy domates
2 adet orta boy kurusoğan
2 yemek kaşığı kuşüzümü
2yemek kaşığı çam fıstığı
yarım çay bardağı sıvıyağ
yarım 
yarım çay bardağı zeytinyağı
1 kg.dolmalık biber
yarım demet maydonoz
karabiber
tuz,nane
çok az tarçın.
bir adet sarımsak
1,5 su bardağı su

yapılışı:
1-Sıvıyağın yarısını tencereye koyunuz.Isınınca çam fıstığını atınız. Pembeleşince kuş üzümünü ekleyiniz. Üzerine ince kıyılmış soğanı ve sarımsağı katınız.

2-Soğan şeffaflaşınca tuz, karabiber, kuru nane ve salçayı veya mevsimiyse domates rendesini ekleyip, birkaç kez çeviriniz. Yıkanmış bulguru katıp, 4-5 dakika birlikte kavurduktan sonra 1,5 su bardağı sıcak su koyarak, suyunu çekinceye kadar pişiriniz.Dilerseniz yeniden su da ekleyebilirsiniz.

3-İçleri boşaltılmış biberlerin üçte ikisine fazla sıkıştırmadan hazırlayıp soğuttuğunuz içi doldurunuz. Üzerlerine yuvarlak kesilmiş domatesleri yada biberlerin sap kısımları yerleştiriniz ve dolmaları tencereye diziniz.

4-Üzerlerine kalan yarım çay bardağı zeytinyağını ve 1,5 su bardağı sıcak suyu gezdiriniz. Tencerenin kapağı kapalı olarak önce orta ateşte 15 dakika sonra kısık ateşte 15 dakika olmak üzere yarım saat kadar pişiriniz.ılık olarak servis yapınız.


 MİM ve Ödül....
Dostum dediğin insanlar tarafından hatırlanmak,anılmak ne güzel şey değil mi?Şahane bir duygu bu.

Sevmek kadar güzeldir sevilmekte.Sevildikçe sever insan,sevmeyi sevildikçe öğrenir.
Değerli dostlarım yüreciklerinden eksik etmemişler beni sağolsunlar.Mim cevaplarını okumayı çok seviyorum da yazmayı sevmiyorum işte:)).Ayrı ayrı teşekkür ediyorum her birine.Beni bu güzel ödüle layık gören sevgili dostuma en içten sevgilerimi gönderiyorum.



Başım dara düştüğünde ilk kapısını çalacağım insanlardan biri;sevgili arkadaşım marifetli paşa kızı

En eski arkadaşlarımdan olan lakin asla eskimeyen arkadaşım gülaycem

Yine hiç görüşmesek yazışmasak bile aramızdaki muhhabbeti asla kaybetmediğimiz sevgili arkadaşım mukocanım
 
Kısa sürede dostluk adına çok güzel adımlar attığımız,naif arkadaşım,ince yüreklim sevgilerimle ve


Uzaklardan yüreğime akan,hoş dilli cici yürekli güzel insan mutfaktan mis kokuların şirinesi  sevgili ayla.

Mimlemiş beni:))

Kızlar beni tanıyorsanız bu mimi cevapsız bırakacağımı da bilirsiniz:)Affınıza sığınıyorum tekrar.Sizleri seviyorum ve en derin muhabbetlerimi yüreklerinize gönderiyorum...
İYİKİ VARSINIZ
MİNTİDEN TÜM GÖNÜLLERE SEVGİLER...


21 Aralık 2010 Salı

Zeytinyağlı Mantar Sote...


selamlar dostlarıma...
hava Ankarada oldukça güneşli.acele yazıyorum yazımı.çünkü bebeğimi alıp parka götürmek ve güneşin tadına varmak istiyorum birlikte.tabi uyanır uyanmaz anneciği karnını doyuracak evvela.
ona özel yaptığı balkabağı  çorbası ve ızgara somon lezzetleriyle.
sonra meyve püremizi hazırlayıp yanımıza alacak ve yola düşeceğiz minik oğlumla...


evet ben gezmedeyken size de mantar lezzeti sunayım istedim:))

işte size mintiden değişik bir mantar keyfi.
domates yada salça eklemiyorsunuz.
mantarın gerçek lezzetine doymanın verdiği hazzı yaşıyorsunuz.
ben ilk kez domatessiz yaptım ve çok beğendim.
beğeneceğinizi ümit ediyorum.
en güzel sevgi ve muhabbetlerimle
şimdiden afiyet olsun diyorum...

Malzemeler:
1 paket mantar (10-12 adet kadar)
2 adet orta boy kuru soğan
3-4  adet yeşil biber
1 diş sarımsak
3 yemek kaşığı zeytinyağı
karabiber
tuz,çok az şeker

hazırlanışı:
1-İyice yıkadığınız ve eğer soyulabiliyorsa,soyduğunuz mantarlarıiri iri iri doğrayınız.

2-teflon tavaya çok az su ve tuz eşliğinde mantarları ilave ediniz ve suyunu çekinceye dek pişiriniz.yemeklik doğranmış soğanları, sarımsak ve biberleri ilave ederek birlikte soteleyiniz.
3-tuzunu ve şekerini de ekleyip iyice suyunu çekinceye dek pişiriniz. ve ılık servis yapınız.

afiyet olsun...


mintiden notlar:
***manratları soyarken zorlanmamak için; bu işlemi  az akan ılık su altında kolaylıkla yapabilirsiniz. 

***mantarları işleme tabi tutmada zaman kaybedecekseniz,kararmaları için limonlu su içinde bekletmenizi öneriyorum.

***ben bu lezzeti,soğuğa yakın bir ısıda servis yapıyorum inanılmaz leziz oluyor.domatesi yanına dilimliyorum,farklı olarak salça da eklemiyorum.
 ***alternatif mantar önerisidir.sebzelerin aldante olması da yine bu lezzetin diğer bir ayırıcı özelliğidir.meze tadında bir lezzettir.


mintiden herkese sevgiler
afiyet olsun...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...