24 Ocak 2013 Perşembe
Ey! Yüce Rabbim...
EYY!! YÜCE RABBİM
Biz ki Günahları sevabından çok , Aklı dünyaya takılıp kalmış, Kalbi, fani şeylere aldanmış aciz kullarınız...
Sen Öyle Nur, Öyle Rahmansın ki,
Nolur senden uzak kalan biz kullarını kendine yakınlaştır..
Eyy Sevdiklerini sevindirmekten hoşlanan Rabbim !
Şu mübarek gecede sana açılan ellerimizi geri çevirme.
Layığı olamasakta
GÜLLERİN en güzelinin,SEVGİLİLİLERİN en özeliinin
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) in şefaatçilerinden olabilmeyi nasip eyle YARABBİ...
Amin...Mevlid Kandilimiz Mübarek Olsun...
25 Ekim 2012 Perşembe
Alanya Avsallar İncekum...
Selamlar herkese ve iyi bayramlar elbette.Herkesin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.Minti,tatile gidip döneli çok oldu elbette,hatta şimdi bayram tatilinde.Zamansızlıktan ancak şimdi ekleyebildi resimleri.Tatil anlayışı;dağ bayır gezip,diyar diyar dolaşmak olan minti ailesi bu sene,ilk kez otel tatili yaptı diyebilirim.Bebeğimizden dolayı öyle zannediyorum ki bundan sonraki tatillerimizi de otel tatili yapmaktan yana kullanacağız.
Aslında güzeldi;deniz kum ve güneş...
Ancak biz eş olarak gezip dolaşma ve en çokta yeni yerler görme meraklısıyız.Bize göre değil esasında koskoca bir haftayı yiyip,içip,yüzüp,güneşlenerek geçirmek...
Biz doğayla bütünleşmeli,dağ bayır çıkmalı,şelaleler görmeli,kanyonlar aşmalıyız,ne bileyim işte yeni yerlerin heyecanını taşımalıyız.Tarihi yerler görmeli yada uzak diyarlara yol almalıyız.Geçen sene Side
'den başlayıp;Manavgat,Antalya konyaaltı,Düden,Kaş,Finike Kemer,Olimpos,Phaselis,Fethiye,Ölüdeniz,Dalyan ve Pamukkale gibi geniş Akdeniz macerasının ardından 6-7 gün aynı yerde kalmak biraz baydı açıkçası.Ama Minti bu...Oradan da zevk almasını mutlu olmasını bildi,bebeği ve eşiyle denizin güneşin ve birlikte olmanın tadını çıkardı elbette.
Yola çıkacağımız güne kadar kesin kararlaştıramadığımız otelimize son anda karar verip,
Kısa sürede hazırlığımızı yapıp,aynı gün düştük yollara.Sabah 7,5ta da varır varmaz otel yönetimi ve çalışanlarının güler yüzü ile karşılandık kapıda.Sabahın erken saatinde odamızda olmamız ve elimizde bavullarla beklemememiz yolculuğun en güzel yanıydı sanırım.Denize sıfır olması,odamızın hem deniz hem havuz manzaralı ve 6.katta olması da çok güzeldi.Aslına bakılırsa gerçekten 5 yıldızdan fazlasını hakeden bir otel.Yemekleri,temizliği,güvenliği,animasyon ekibi, konforu,hizmeti 10 üzerinden gerçekten 10.
Havuzları;hem yeterince büyük hem de tertemiz.Denizi;sığdan derine ve dalgasızdı.Yemekleri bol çeşitli ve cidden lezizdi.Herşey dahilinde hizmet veren konseptiyle dört dörtlük olan otelin,en keyifli yanlarından biri de elbette sıcacık gözleme keyfiydi.
Sıkılmaya zaman bırakmayacak kadar animasyonu olan otelin;tek eksik yanı animasyonların yabancılara yönelik hazırlanması bence.Otelde türk gördüğümüzde seviniyorduk inanın bana.Eh bu kadar yabancı turist olunca da animasyonların da onlara yönelik hazırlanması normal ama yine de can sıkıcı elbette.
Çeşitli spor aktivitelerinin yapıldığı otelde,malsef bebeğimizi yalnız bırakmamak adına bu heyecanlı oyunlardan mahrum bıraktık kendimizi.Yoksa birlikte paraşüt keyfi yapmak,güzel bir deneyim olurdu diye düşünüyorum:)
Bebeğim için gittiğimiz tatilimizi elbetteki bebeğimizi mutlu etmek için uğraşarak geçirdik.
Geçen sene onsuz gittiğimiz tatilin yarasını,bu seneki tatili onu mutlu ederek geçirmaye çalışarak, ödeştirmeye çalıştık açıkçası.Bol bol yüzdürüp,animasyona katılıp,kumlarla oynatıp,bol bol eğlenmesini sağlayarak geçirdik zamanımızı diyebilirim.
Büyük keyif aldı minik beyimiz.
Kaydıraklı havuzu ve elbette çocuk havzundan ziyade denizi tercih ettiler kendileri:)
Simiti ve kollarında kolluklarıyla çooook tatlıydı.
Tatille
birlikte yeni ev alma talaşını da yaşadık.Tatil dönüşü evimizin içini
,keyfimize göre dekore etmekle uğraştık,hala uğraşıyoruz açıkçası.Yakın
bir zamanda havalar daha fazla soğumadan taşınmayı planlıyoruz.ALLAH'ım
herkese ev almayı ev sahibi olabilmeyi nasip etsin inşallah diyorum...
1 Eylül 2012 Cumartesi
İçli Köfte Yapılışı ve Püf Noktaları (Malatya Yöresi)
Herkese selamlar ve sevgiler gönderiyorum,
Bloğuma yazmayalı hayli zaman olmuş farkındayım,farkındayım eskisi kadar vakit ayıramıyorum.Çünkü artık her anımı onunla geçirmemi isteyen yavrucuğuma daha fazla zaman ayırıyorum....Büyüdükçe bana olan bağımlılığı azalacak diye umut ederken arttığını bile söyleyebilirim.Bensiz nefes almayacak boyutta neredeyse:)))
Kreşe başladık bu süre zarfında ve bebeğimin uyumu gayet iyi.Öğretmenleri kolay uyum sağlayan uysal ve çok zeki bir çocuk olduğunu söylüyorlar ve bu,beni mutlu ediyor elbette.
Bu arada koskoca bir yaz geride kaldı neredeyse.Nasıl geçti,neden bu kadar hızlı geçti inanın anlamadım,anlayamadım...Memleket ziyaretleri dışında henüz tatile bir yere gidemedik işin doğrusu...Bu yaz Ankara'yı bekledik.İlk başta geçen seneki dolu dolu geçen tatilimizin ardından bu yıl tatile gitmeyelim istedik.Sonrasında Balıkesir'de bulunan bir arkadaşımıza ziyarete gitmeye karar verdik,ortak arkadaşlarımızla.Oraya gitmişken Ayvalık a geçer bir kaç gün gezer belki Akçaya uğrarız diye düşünmüştük.Ancak o,plan da yattı.Balıkesir e gideceğimiz arkadaşımız,hamile olduğunu öğrenince, tatili erteleme kararı aldılar eşiyle.ehh!! bize de sessiz sedasız başka bir bahara ertelemek kaldı Balıkesir ziyaretimizi. Bu arada konu arkadaştan bebekten açılmışken Atalya'daki ziyaretine gittiğimiz arkadaşımızın da yeni bir bebeği daha oldu.Yani Eylül'e kardeş gelmiş oldu.Sağlıkla büyüsün inşallah ve darısı isteyenlere olsun...
Nerde kalmıştımm??Hım!!Gerçekleştiremediğimiz tatil planlarımızdan bahsediyordum sahi...
Ankara'ya en yakın yer olan Amasraya gidelim dedik sonra,İnkum da da denize gireriz diye düşündük....Ancak Amasrada 2 günde sıkılacağımızı düşündüğümüzden tekrar Alanya,ya karar verdik 5gece.Anlayacağınız tatil işi için inanılmaz kararsız kaldık.Son olarak Denizlerin gideceği 5 yıldızlı Alanyadaki bir otelden onlar memnun dönerlerse şayet( aynı otelde gözümüz var) rezervasyon yaptıracağız eylülün ikinci haftasına.Bakalım kısmet diyorum ve artık tarifime geçmek istiyorum:))
Bu arada farkındayım arayı fazla açınca çenem düşüyor benim.
Hemen içli köfteme geçmek istiyorum.
İçli köfteyi geçenlerde;Şeflerin Düellosu isimli bir programda yarışan bir şefin elinde gördüm.Şef; içli köfteyi kelimenin tam manasıyla rezil etti.Hamuru açtı,açamadı,içi koydu kapatamadı,kapattığı yerden tekrar iç dışarı fırladı falan derken ben çıldırdım tabi..Madem beceremeyeceksin neden sürersin elini,bak içli köfte öyle yapılmaz böyle yapılır diyerek girdim mutfağa,o hızla yapıverim kısa zamanda.Bir kısmını eşim için kızarttım tavada.Geri kalan kısmını da bizim oralardaki usulle haşlayıp,üzerine miss gibi tereyağı gezdirerek yedim afiyetle.Umarım sizlerde beğenirsiniz diyerek nasıl yaptığımı anlatmak istiyorum hemen...
2 adet orta boy kurusoğan
tuz,karabiber,pulbiber
isteğe bağlı birkaç dal maydonoz yada yine isteğe bağlı yarım su bardağı ceviz
1 yemek kaşığı dolusu tereyağı
Hamuru İçin:
1-1.5 su bardağı ince bulgur(250-300gram kadar)
üzerini örtecek kadar sıcak su(tahmini 1-1.5 su bardağı)
1 adet yumurta
kırmızı pulbiber,karabiber,çok çok az kimyon
1 tatlı kaşığı kadar domates salçası
yarım çay bardağı irmik
Yapılışı:
1-İnce bulguru bir kaba aldıktan sonra üzerine pulbiber,karabiber,tuz,ve çok az kimyon atarak karıştırınız.tahminen 1er çay kaşığı koymanız yeterli olacaktır baharatlardan.lakin kimyonu azıcık katın lütfen.üzerini hafif örtecek şekilde sıcak su gezdiriniz ve bulgurun ağzını bir kapak yardımıyla kapatarak ıslanmasına yardımcı olunuz.
2- Islanarak iyice şişen bulgurun üzerine 1 adet yumurtayı,1 tatlı kaşığı salçayı ve irmiği ilave ederek hamur kendini toparlayıncaya kadar iyice yoğurunuz.Yoğurma işlemini hamur macun kıvamına gelipte kendini bırakmaz bir hal alıncaya kadar,arada elinizi ıslatarak yapınız.annemler normalde bu aşamada un da katıyorlar bazen.Ama ben Uzman Tv den aldığım tarifle yaptım ve hiç un katmadım.hamurum da gayet güzel tuttu.
3-Hamurunuzu fazla değil 5-7dakikalık bir dinlenme sürecine alarak iç kısmını hazırlayınız.
4-Bizler Malatya'da içli köftenin içine ceviz katmadan yapıyoruz bu nedenle ben cevizsiz yaptım.Ama "cevizsiz içli köfte mi olur" diyen arkadaşlar varsa onlar,bu tarifin içine sadece ceviz katıp köftelerin içini cevizli harçla doldurabilirler.
6-İçine isteğe göre ceviz ve baharatlarını ekleyerek 2-3 dakika daha kavurunuz. Ocaktan alınız.İnce kıyım maydonozlarınızı ekledikten sonra iç harcını soğumaya bırakınız.Soğuyan harcı ister bir kaşık yardımıyla isterseniz donan harcı elinizde iyice yoğurup macun kıvamına getirerek köftelerinizin içini doldurabilirsiniz.
7-İçli köfte yapımını nasıl anlatacağımı bilmiyorum.Bunun için sanırım yapılışını daha önceden görmeniz gerekiyor.Yine de anlatmaya çalışacak olursam :
Elinizi suya batırıp kıvama gelen köfte hamurundan cevizden biraz büyük bir parça koparak avucunuzda yuvarlayınız.Ve hamurun orta kısmına ortasına bir delik açınız.Parmağınız yardımıyla köftenin orta kısmını açarak,hamurun bütünlüğünü bozmadan dolmalık malzeme gibi içinde bir oyuk meydana getiriniz.
Hamurdaki delik yeteri kadar büyüdüğünde katılaşan iç harcı içine sokunuz yada dediğim gibi harcı bir kaşık yardımıyla içini doldurunuz.
8-Elinizde hamuru hafif hafif döndürerek ve bastırarak tüm iç malzemeyi hamur ile kaplayınız.Yani açtığınız hamura iç harcını koyduktan sonra düzgünce kapatınız. Kapatacağınız ucu hamuru zedelemeden hafif hafif sıkıp düzeltiniz (fazlalık varsa ucundan koparabilirsiniz.)Bu şekilde hamurun tamamını tek tek açıp,içlerini iç malzemeyle doldurarak kapatıp hazırladığınız tüm köftelerinizi bir tabağa diziniz.
Pişirme İşlemi:
_Haşlayarak pişirmek için:
1-Haşlama yapmak için derin bir kapta suyu kaynatınız, suya tuz ekleyiniz. Köfteleri yavaşça kaynayan suyun içine bırakınız. kaynar suda 2-3 dakika kadar pişiriniz. Sudan çıkarttığınız köfteleri suyunu iyice sızdırdıktan sonra servis tabağına alınız.
2- sos tenceresinde erittiğiniz tereyağının üzerine tuz serperek köpürmesini sağlayınız.Tam bu esneda kırmızı tozbiberi tereyağına ekleyiniz.Yine arzu ederseniz çok az nane ekleyerek kızaran tereyağını servis tabağındaki içli köftelerinin üzerine gezdiriniz ve sunum yapınız.AFİYET OLSUN...
_Kızartarak Pişirmek için:
İçli köfteyi biliyor olmama rağmen yine de hem Uzman Tv'yi hem de Mutfak Sırlarındaki tarifleri yoklayarak ortaya kendi damak tadıma uygun olanı yaptım.Nasıl yemek istediğinize siz karar verin diyorum şimdiden AFİYET OLSUN...

Mintiden Püf Noktaları...
1-İçli köfte yapımında kesinlikle sıvıyağ kullanmayınız.Sıvıyağ hamurun dışına sızacak ve köftelerinizin kolayca dağılmasına sebep olacaktır.
2-İçli köftelerinizi ister hiç yağ kullanmadan yağlı bir kıyma ile hazırlayablir,isterseniz de soğanların kavrulmasını sağlamak amacıyla margarin yada tereyağı kullanabilirsiniz.ben tereyağı kullandım 1 yemek kaşığı kadar.
3-İçli köfteler esasında kızartılırken o yarı kırmızı turuncumsu rengini alırlar,Lakin yinede köftelerinizin çok beyaz görünmesinden endişeleniyorsanız hamurunuza katacağınız domates salçası kurtarıcınız olacaktır inanın bana.
4-Hamurunuza muhakkak bir yumurta ekleyerek kendiniizi garantiye almanızı tavsiye ediyorum.
5-İçli köfteleri haşlama yaparken kesinlikle karıştırmayınız yada köfteleri yerinden oynatmayınız.Suya koyduğunuz içli köfteler önce tencerenin dibine dalacak 2-3 dakika içinde pişmeyle birlikte su yüzüne çıkacaktır.su yüzeyine yaklaşan köfteler renginden de belli olacağı üzre pişmiş demektir.
mintiden sevgiler
22 Temmuz 2012 Pazar
Arnavut Ciğeri
Selamlar herkese,
Yazamıyorum,yeni tarifler eklemeye fırsat bulamıyorum ama bloğumdan da ayrı kalamıyorum açıkçası.
Neler yaptık yokluğumuzda Malatya'ya aile ziyaretinde bulunduk(tüm aile:)
Bolbol gezdik eğlendik Malatya dondurması yedik.Ankaradayken en özlediğim lezzetlerden biridir açıkçası.Nefis olur bizim oraların dövme dondurması...
Bu arada izinliydim ve bebeğimle bol vakit geçirdim elbette.Bu seneki tatil planımızda kız arkadaşlarımızla yapacağımız 3günlük bir kaçamak var evvela.Çocukları alıp beyleri evde bırakıp kızkıza gezeceğiz inşallah Ramazan sonrasında.Bu arada Ramazan ayımız mübarek olsun inşallah.Ne yapacağız sıcakları falan filan derken bakın alıştık bile mübarek aya.Rabbim sabrını ve güzelliğini de veriyor elbette.Rabbim bu değerli ayda oruç tutan herkesn oruçlarını ibadet ve dualarını kabul eylesin inşallah.
Gelelim bu günki tarifimize.Ben yaptığım lezzetleri hemen yayınlayamıyorum.Bu nedenle "dün bunu yaptım" yada "bu akşam ki iftarlıklarımız" diye yazan, benim marifetli arkadaşlarımı tüm yüreğimle kutluyorum.Çünkü ben iftardan sonra "offline" konumuna geçiyorum:)
Bu nedenle;daha evvel yapıp görüntülediğim onlarca lezzetimden birini,hazır canlarım içerde uyukluyorlarken ve fırsat bulmuşken yayınlayayım istedim.
Benim arnavut ciğerine olan aşkımı bilmeyen yok sanırım.tabak tabak yesem doymam,o kadar:)).
Ciğer"kelimesini duyunca "iğğ"diyen bir çok kişiyi duyar gibiyim,çünkü bir zamanlar ben de öyleydim.ama yaklaşık 4-5 senedir bayılıyorum bu lezzete.Artık evimde de deniyorum ki inanın bana nefis oluyor.Tavsiye ediyorum.
Hem bereketli hem lezzetli...
Malzemeler:
300 gram dana ciğeri
1 su bardağı un
kırmızı toz biber
pulbiber
tuz,karabiber
kızartmak için sıvıyağ
ve elbette arnavut ciğerinin vazgeçilmezi 3-4 adet patates
Yapılışı:
1-Ciğeri dondurucudan çıkarıp biraz çözünmesini bekleyiniz.Henüz tam anlamıyla çözünmemişken küpler halinde doğrayınız.(şekilli doğraması bu şekilde daha kolay olmaktadır.)
2-Yaklaşık 1 su bardağı unun içerisine tuz,karabiber ve çok az pul biber atınız ve doğradığınız küp şeklindeki ciğerleri una bulayınız.Ciğerlerin üzerindeki fazla unu dökülmesi için,bir eleğe koyup sallayarak fazla unu atınız.
3- Derin bir kızartma kabında sıvıyağ kızdırınız. Ciğerleri kızgın yağda 1 dakika boyunca karıştırarak pişiriniz. Kevgir ile süzerek alınız.
4-Kenara aldığınız kızarmış ciğerlerin üzerine toz kırmızı biber serpiniz. Daha önceden kızarttığınız patatesleri üzerine ekleyerek karıştırınız.
5-Yanında yapmış olduğunuz isteğinize uygun salata ile servis yapınız.Yada daha uygunu zeytinyağı,ve sumakla lezzetlendirilmiş soğan piyazı ile servis yapınız.
AFİYET OLSUN...4-Kenara aldığınız kızarmış ciğerlerin üzerine toz kırmızı biber serpiniz. Daha önceden kızarttığınız patatesleri üzerine ekleyerek karıştırınız.
5-Yanında yapmış olduğunuz isteğinize uygun salata ile servis yapınız.Yada daha uygunu zeytinyağı,ve sumakla lezzetlendirilmiş soğan piyazı ile servis yapınız.
PÜF NOKTASI:
*Ciğerleri doğradıktan sonra sulu kalmasına izin vermeyiniz.Gerekirse havlu kağıt ile suyunu alabilirsiniz.
*Güzel pişebilmesi için çok iri doğramayınız.
*Kızartma süresi olarak 1-1,5 dakikayı geçirmeyiniz.Kızartma yağında fazla tuttuğunuzda sertleşecektir unutmayınız.
*Arzu ederseniz ununa çok az miktarda kimyon ekleyebilirsiniz.Ama fazla kaçırmayınız.Aksi taktirde ciğerin o enfes koku ve lezzetini bastıracaktır.
Bu tarifimi sevgili arkadaşım gelibolumun ev sahipliğini yaptığı porselendemlik.düzenlediği İFTAR BEREKETİ ETKİNLİĞİNE gönderiyor ve canım arkadaşım geliboluma kolaylıklar diliyorum:)
Bu tarifimi sevgili arkadaşım gelibolumun ev sahipliğini yaptığı porselendemlik.düzenlediği İFTAR BEREKETİ ETKİNLİĞİNE gönderiyor ve canım arkadaşım geliboluma kolaylıklar diliyorum:)
24 Haziran 2012 Pazar
Bebeklerde Tuvalet Eğitimi (Bebeğimin Çişini Öğrenme Süreci)
BEBEĞİMİN GELİŞİMİNDEKİ EN GÜZEL OLAY HİÇ ŞÜPHESİZ ÇİŞİNİ ÖĞRENMESİ OLDU.
ARTIK ÇİŞİNİ SÖYLEYEN BİR BEBEĞİM VAAR!!!
DARISI BU KONUDA ZORLANAN ANNELERİN BAŞINA DİYORUM!!!
EVET!!
Bu işin altından nasıl kalktığımıza gelecek olursak çok çok çok zor olmadı ama kolay da sayılmazdı.1-2 gün neredeyse kafayı yiyecektim sinirden.Bir çok kez pes edip bırakacaktım,ama direndim.Açıkça söylemeliyim ki bu konu bir anne olarak beni en çok yoran en çok korkutan konuydu ve en zayıf yanımdı.
Açıkçası konu annelik olduğunda meydanı kimselere vermeyen ben, iş;bebeğine çiş öğretme mevzusu olduğunda,dilim lal oluyordu.Bu işi nasıl becereceğimi gerçekten bilmiyordum.Farklı zamanlardaki birkaç deneyişimin başarısızlıkla sonuçlanması da bu konudaki kendime olan güvenimi yerle bir etmişti.
Ama nihai kararımı sonunda vermiştim.Bebeğim 28 aylık olmuştu ve bir kaç ay sonra kreşe başlayacaktı.Bu işi kökünden çözmeliydim.Ve Çözdüm...
Bu işin altından nasıl kalktığımıza gelecek olursak çok çok çok zor olmadı ama kolay da sayılmazdı.1-2 gün neredeyse kafayı yiyecektim sinirden.Bir çok kez pes edip bırakacaktım,ama direndim.Açıkça söylemeliyim ki bu konu bir anne olarak beni en çok yoran en çok korkutan konuydu ve en zayıf yanımdı.
Açıkçası konu annelik olduğunda meydanı kimselere vermeyen ben, iş;bebeğine çiş öğretme mevzusu olduğunda,dilim lal oluyordu.Bu işi nasıl becereceğimi gerçekten bilmiyordum.Farklı zamanlardaki birkaç deneyişimin başarısızlıkla sonuçlanması da bu konudaki kendime olan güvenimi yerle bir etmişti.
Ama nihai kararımı sonunda vermiştim.Bebeğim 28 aylık olmuştu ve bir kaç ay sonra kreşe başlayacaktı.Bu işi kökünden çözmeliydim.Ve Çözdüm...
Tuvalet Eğitimi Aşamasında Bakın Neler Yaşadık:
Çiş konusunda bence ilk olarak annenin hazır olaması gerekiyor.
Eğer bebek 28 aylık ve üzerindeyse,dil ve beyin gelişimi yerindeyse,zaman zaman tuvalete sizinle gitmek istiyor yada altını bağlatmaktan çok hazetmiyorsa bu işin vakti gelmiş demektir.
Bu aşamadan sonra görevin en büyüğü anneye düşüyor elbette.
Sabır
Özveri
Dikkat
VE Özen...
VE Özen...
İnanın bana sonrası çorap söküğü gibi geliyor.
Evvela anne olarak kararlı olmak gerekiyor.
Ev batacak,çişi bir yerlere bulaşacak,çok çamaşır çıkacak "aa pantolaonu kirlendi,atleti ıslandı ile olacak iş değil,şimdiden söyleyeyim.
Bezi çıkarmaya karar verdiğinizde artık geri dönüş olmadığını da bilmeniz gerekiyor.Öyle gözünüz korkmasın hemen.
İnanın bana fazla değil en fazla 1 hafta sürecek olan sabır ve anlayışla bezeli,özverili bir eğitim süreci.
HEPSİ BU...
Ev batacak,çişi bir yerlere bulaşacak,çok çamaşır çıkacak "aa pantolaonu kirlendi,atleti ıslandı ile olacak iş değil,şimdiden söyleyeyim.
Bezi çıkarmaya karar verdiğinizde artık geri dönüş olmadığını da bilmeniz gerekiyor.Öyle gözünüz korkmasın hemen.
İnanın bana fazla değil en fazla 1 hafta sürecek olan sabır ve anlayışla bezeli,özverili bir eğitim süreci.
HEPSİ BU...
Ve şimdi hazır olun!!
Bu işin püf noktası ödülde gizli.
Ödül yöntemiyle bu işi kolayca ve zahmetsizce çözebilirsiniz sevgili anneler.
Deneyin ve görün diyorum.
Bunun için bebeğinizin en sevdiği en çok istediği yada yemekten haz aldığı şey ne ise;ödül olarak onu belirleyin.
Mesela;ben Ozmonun çikolata dolgulu bisküvisini kullandım.Oğlum ozmo'ya dayanamıyordu ve sürekli istiyordu.Ben de fırsat bu fırsat deyip sıvadım kolları.
Lazımlığa oturmaya ikna ettim en başta ki bence en zoru bezi çıkarıp lazımlığa oturmaya ikna aşaması.
Her oturması bir ozmo kazanmasına sebep oldu.
sonra dakikalarca saatlerce başında bekledim banyoda.Eline sevdiği şeyleri vererek, lazımlıkta kalmasını sağladım.
Ve bu sürede çişini lazımlığa yaparsa ona yeniden ozmo verceğimi hatta daha çok vereceğimi söyledim.Başlarda olmadı.zaman zaman ağlamalar,yapmak istememeler,kaçmalar,kalkmak istemeler ve hatta yapmadan kalkmalar...
Bunların hepsi bu sürecin bir parçası.
Siz ısrarınızı sürdürün.Yarım saat geçmeden yeniden lazımlık teklifi,oturmak istemeyişler,kaçışlar,boşuna bekleyişler...Hatta üşümemesi için bezsiz pantolonunu giydirdiğim an pantolona yapmalar,hatta yaklaşık yarım saat lazımlıkta oturup,pantolonunu giydirdiğim an altını ıslatmaları vs vs...
Siz ısrarınızı sürdürün.Yarım saat geçmeden yeniden lazımlık teklifi,oturmak istemeyişler,kaçışlar,boşuna bekleyişler...Hatta üşümemesi için bezsiz pantolonunu giydirdiğim an pantolona yapmalar,hatta yaklaşık yarım saat lazımlıkta oturup,pantolonunu giydirdiğim an altını ıslatmaları vs vs...
Bir günde belki 6-7 tane pantolon kirlendi.Belki bir kaç yerine yapıverdi evin.Ama pes etmedim.Yaklaşık 1,5 günün sonunda,uzun süren uğraşlarla zafer benimdi.Bebeğim çişini lazımlığa yaptı.bunun sonucu olarak AFERİNLER,ÖDÜL ve elbette ALKIŞLAR...
Çişini lazımlığa yapmasından elde ettiği zaferin sonucu hoşuna gitmiş olacak ki bu aşamadan sonrası çorap söküğü gibi geldi.İkinci yapış ve bizden alkış beklentisi.Yeniden alkışlama,kocaman öpücükler en sevdiği büskivi ve tüm aile bireylerine,başarısının tanzimi...
Bu şekilde hafta sonu ben ilgilendim.Pazartesi iş başındaydım.Sonrasında sağolsun babaannesi bu olaya devam edip ilgilendi ve her yarım saatte bir hatırlattı.Akşamları da ben her yarım saatte bir hatırlattım,derken;bebeğim 3.belki en fazla 4.günün sonunda artık çişi geldiğinde koşarak lazımlığa gider olmuştu.
Lazımlığa gitmeyi alışkanlık haline getirdikten sonra ödüle alkışa da gerek kalmadı.
Uyumadan önce ilk başlarda bez takmaya devam ettim elbette.Yani gündüz hiç bez kullanmayıp,sadece yatarken takar olmuştuk.Bu aşamadan sonrasında da gece bir kaç kez uyandırmak kalıyor size.Yatmadan evvel çok fazla sıvı gıdalar (su,süt..)verilmediği sürece çocuğunuzun bir süre sonra,sabahları bile kuru uyandığını göreceksiniz inanın bana.
Bu konuda çok fazla açıklayıcı ve ayrıntılı bilgiye internette ulaşamadığımdan dolayı bu konuda benim gibi araştırıp soruşturan ve zorlanan anneler varsa diye,tüm ayrıntılarıyla yazmak istedim.
Elbette her çocuğun gelişimi ve istekleri farklıdır,her çocukta bu sonuca ulaşacaksınız diyemiyorum.ama en azından bu yöntemle ben çocuğuma çok kısa sürede tuvalet eğitimi verebildim.
HAYDİ BU KONUDA ZORLANAN SEVGİLİ ANNELER, ŞİMDİ SIRA SİZDE...
Lazımlığa gitmeyi alışkanlık haline getirdikten sonra ödüle alkışa da gerek kalmadı.
Uyumadan önce ilk başlarda bez takmaya devam ettim elbette.Yani gündüz hiç bez kullanmayıp,sadece yatarken takar olmuştuk.Bu aşamadan sonrasında da gece bir kaç kez uyandırmak kalıyor size.Yatmadan evvel çok fazla sıvı gıdalar (su,süt..)verilmediği sürece çocuğunuzun bir süre sonra,sabahları bile kuru uyandığını göreceksiniz inanın bana.
Bu konuda çok fazla açıklayıcı ve ayrıntılı bilgiye internette ulaşamadığımdan dolayı bu konuda benim gibi araştırıp soruşturan ve zorlanan anneler varsa diye,tüm ayrıntılarıyla yazmak istedim.
Elbette her çocuğun gelişimi ve istekleri farklıdır,her çocukta bu sonuca ulaşacaksınız diyemiyorum.ama en azından bu yöntemle ben çocuğuma çok kısa sürede tuvalet eğitimi verebildim.
HAYDİ BU KONUDA ZORLANAN SEVGİLİ ANNELER, ŞİMDİ SIRA SİZDE...
10 Haziran 2012 Pazar
30 aylık bebeğimin gelişimi...
Zaman ne kadar da hızlı geçiyor...
Geçmiyor akıyor,coşuyor,koşuyor adeta.Bazen yakalayamıyorum sanki.daha ağır geçse de,her bir anı içime sindirsem diyorum.Bebeğimin büyüyüşüne daha çok tanık olsam diyorum.
Çalışan annelerin en büyük eksikliği değil midir yavrularının büyüyüşünün bir kısmını kaçırıyor olmaları??Bazen sırf bu yüzden yavrucuğum okula başlayıncaya kadar ev hanımı olabilseydim "keşke" diyorum.
Keşkeleri bırakalı,hayatımdan söküp atalı çok oldu gerçi:=)
.Buna bakmayın siz,bunlar tatlı keşkeler:)))
Evet zaman geçiyor ve bebeğim hızla büyüyor.Çooook güzel konuşuyor.kendini inanılmaz güzel ifade edebiliyor.İnanılmaz meraklı bir çocuk olup çıktı başımıza ki bu durum beni çok mutlu ediyor.
Öğrenemeye meraklı bir çocuk.Herşeyi sorguluyor olması çok güzelbence.
Herşeyi merak ediyor maşallah.
Babasının 3DMAX te ki uzay mekiği çalışması merakını celbetti mesela.Hergün babasının uğraştığı programdan öğrendiği kelimeleri sorgulayıp duruyor."annecim evrende ne var,ben uzay mekiğine gitmek istiyorum,o çoook uzakta biliyo musun?
Eh bir de ben bilmiyorum da kendisi biliyormuş gibi bir yüz ifadesi çıkıyor ki ortaya sormayın gitsin."biz babamla guguldan ülkemize baktık(google map) biliyomuşun anne?? "diyor bana çok bilmiş.
"dünyamız dönüyor biliyomuşun anne? "diyor mesela.Soruları bazen beni şaşkınlık içinde bırakıyor inanın.
Geçenlerde ;
-anne kuşlar uçağı yener mi?
-yenemez.
peki bulutlar yener mi anne?
-yenemeez
kendi sorup kendi cevaplayıp duruyordu camdan kafasını gökyüzüne doğru kaldırmış bir vaziyette.Dediğim gibi okumaya yeni şeyler görüp öğrenmeye çook meraklı.inşallah hep böyle bilgiye aç bir çocuk olur.Kitap okumak hala en çok sevdiği meşgale.Ona değişik kitaplar alıyorum.Funda halası da bu konuda destekçimiz.Yakın zamanda 3 farklı kitap aldı mesela beraberinde cd içeriği olan.
Renkler hususunda çok çok iyi maşallah.Ara renklere kahverengi ve lacivert gibi zor renklere kadar biliyor.Şekillerden üçgen kare dikdörtgen daire oval ve küpü biliyor.sayıları 10 a kadar sayabiliyor.Rakamları 10 kadar tanıyor ama 9 ile 6 yı hep karıştırıyor.Ben de düzeltmesi için zorlamıyorum zaten.Daha çok erken ve yaşına oranla çok iyi gidiyor.
Kendi kendine hikaye masal anlatma meraklısı bu aralar.Bir varmış bir varmış diye başlayıp,devamını kendi günlük olaylarına göre bezeyip,sonunda da "masal da burda bitmiş" diye bitiriyor.Çoğu zaman benim masal anlatmamı istiyor.Beğendiklerini bir daha bir daha istiyor.Hala elleri yanaklarımda uyumayı seviyor.Yatağına uyuduğunda koyuyoruz.Çoğu zaman sabaha karşı yeniden aramızda oluyor küçük prens,kıyamıyoruz...
Doktorumuz emine hanım da gelişimin gayet iyi olduğunu söylüyor.
Bizlerden havadisler böyle.Yakın bir zamanda(ağustos-eylül gibi)kreşe başlayacak inşallah.Yaz süresince de evde kalsın istiyorum.
çok yazmışım bakıyorum.Uzun zamandır yazmamıştım. İyi oldu bu hasbihal.Özlemişim bloğumu da sizleri de yazmayı da anlatmayı da...
Mintiden kucak dolusu sevgiler...
Sevdiklerinize hep yakın kalmanız dileğiyle...
8 Mayıs 2012 Salı
Ispanaklı Yuvarlama Köfte (Malatya ekşili Köfte)
Selamlar herkese,
Güzel bir Ankara akşamı yine,sağlığım sıhhatim,mutluluğum huzurum,neşem keyfim yerinde.Nöbetçiyim gerçi ama olsun o,bile keyfime mani değil inanın.
Bu gün, yazmak istedi canım.Bugün tarif paylaşmak istedi sizlerle:)
Anneciğim;Malatya'ya gittiğim vakit yapmıştı bu enfes köfteyi ve bebeğim bayılarak yemişti.Annem tarifini birebir yazmıştı elleriyle bana.Ben de resimlemiştim sizler için.
Hazır yarın nöbet izninde evdeyken yapayım bebeğime tekrardan bu vitamin deposu lezzeti.
Bulgurlu köftenin her halini görebiirsiniz bizim oralarda.Her haliyle farklı büyüler sizi,inanın.Bizim oralarda sık yapılır bu köfte.Özellikle kış mevsimindeyseniz hemen her sofrada çıkıverir karşınıza.Zaman zaman kurutulmuş patlıcan kökleri katılır bu köfteye,zaman zaman işte böyle ıspanak...İsmini içine katılan erik ekşisinden alıyor sanırım.Lakin annemler erik ekşisi katmazlar yaparken.ama yerken muhakkak limon sıkarlar az da olsa.Her halin bayılarak yiyorum ben her seferinde.Sizlere de tavsiye ediyorum elbette....
malzemeler:
2 sb.köftelik bulgur
500gr.ıspanak
1sb.haşlanmış nohut
1sb.haşlanmış siyah mercimek
1baş kurusoğan
2 y.k. salça
1 küçük çay bardağı sıvıyağ
tuz
isteğe göre 1 tablet et bulyon
yapılışı:
1-bulgurları birbirine karıştırdıktan sonra biraz tuz serpip ılık suyla ıslatınız.Islatma işleminde su miktarını bulgurunuza göre ayarlayınız.(Ben bulgurun üzerini hafifçe örtecek kadar ılık su ilavesiyle ıslatıyorum.)2-1-1,5 yemek kaşığı un yardımıyla ıslanan bulguru yoğurunuz.Elde yuvarlanabilecek kıvama gelinceye kadar zaman zaman elinizi suya batırarak yoğurunuz.Elde ettiğiniz köfte hamurunu toparlayıp 10 dakika dinlendirdikten sonra nohut büyüklüğünde parçalar kopararak avuç içi yardımıyla yuvarlayınız.Çok iri olmamasına estetik açıdan dikkat etmekte fayda var sanırım:))
3- Tencereye ince kıyılmış soğanları ekleyip sıvıyağda pembeleşinceye kadar kavurup üzerine salçayı ekleyip kavurunuz.Kaynamış suyu üzerine ilave ettikten sonra yuvarlanıp hazırlanan köfteleri suyun içine bırak.Yaklaşık 15-20 dakika pişiriniz.Köftelerin dağılmaması için karıştırmayınız.
4-Doğranmış ıspanak,haşlanmış nohut ve mercimekleri de ilave ediniz.Tuzunu damak tadınıza göre ayarlayıp,yine damak tadınıza göre pulbiber yada 1 tablet knorr et bulyon ilavesiyle zenginleştirerek 5-10 dakika daha pişirdikten sonra altını kapatınız.
AFİYET OLSUN...
27 Nisan 2012 Cuma
yaşamak çok güzel...
Gücün kuvvetin,sağlığın yerindeyse
yüreğin;sevgi dolu,güven veren bir yüreğe eşse
o yürek senin sığınağın,korunağın,pür-neşense
Rabbin sana bu dünyadaki en büyük lütuf olan annelik vasfını da vermişse...
Elin ekmek tutmuşsa bir de...
Hele adanmışsa gönlün ve tertemizse,
Seni en üzeni bile affetmişse...
Hele kar gibiyse alnin,
ve pür-ü paksa vicdanın,
kırmamış,aldatmamış,gıybet yapmamış,
kirlenmemiş,kinlenmemiş,yalana dokunmamışsa dudağın...
hakkı hakkaniyeti bilmişse kursağın
güzel şey olsa gerek yaşamak...
vefa senin en yakının olmuşsa
dünya malı senin için araçsa,
Secde Rabbine en yakın olduğun ansa ve yolun kardeşlik yoluysa...
evet güzel şeydir yaşamak...
Yüreğinde ümitler yeşertiyorsan
Türkü Kürdü Çerkezi,siyahisi ateisti budisti yaradandan ötürü hoş görebiliyorsan
ve tüm kırgınlıklara acılara eksikliklere ezikliklere yoksunluklara rağmen hayata gülümseyebiliyorsan
evet!!Yasamak güzel sey
Çok güzel sey YAŞAMAK...
yüreğin;sevgi dolu,güven veren bir yüreğe eşse
o yürek senin sığınağın,korunağın,pür-neşense
Rabbin sana bu dünyadaki en büyük lütuf olan annelik vasfını da vermişse...
Elin ekmek tutmuşsa bir de...
Hele adanmışsa gönlün ve tertemizse,
Seni en üzeni bile affetmişse...
Hele kar gibiyse alnin,
ve pür-ü paksa vicdanın,
kırmamış,aldatmamış,gıybet yapmamış,
kirlenmemiş,kinlenmemiş,yalana dokunmamışsa dudağın...
hakkı hakkaniyeti bilmişse kursağın
güzel şey olsa gerek yaşamak...
vefa senin en yakının olmuşsa
dünya malı senin için araçsa,
Secde Rabbine en yakın olduğun ansa ve yolun kardeşlik yoluysa...
evet güzel şeydir yaşamak...
Yüreğinde ümitler yeşertiyorsan
Türkü Kürdü Çerkezi,siyahisi ateisti budisti yaradandan ötürü hoş görebiliyorsan
ve tüm kırgınlıklara acılara eksikliklere ezikliklere yoksunluklara rağmen hayata gülümseyebiliyorsan
evet!!Yasamak güzel sey
Çok güzel sey YAŞAMAK...
26.04.2012 perşembe
23:55:01
mintinin yüreğinden taşanlar, dilinde yine:)))seviyorum yüreğim taştığında yazıya dökmeyi...
evet!!!!
hayata gelmiş olmak yaşıyor olmak güzel şey doğrusu...
tek yapmamız gereken kıymet bilmek...
iyimser ve mutlu olabilmek...
hayata gülümseyebilmek için hayatımızdaki her şeyin dört dörtlük olması gerekmiyor...
Hayat dertlere üzülmeye değmeyecek kadar kısa ve her anı dolu dolu yaşanacak kadar değerli...
işte bu nedenle her anın kıymetini iyi bilmeli,heybemize iyi şeyler biriktirmeliyiz sanırım.bu güzel bahar akşamında yüreğime iyilikler işlensin istiyorum.Rabbim iyi ameller işleyebilmeyi nasip eylesin diyorum ve 29. yaşgünümde Rabbimden sevdiklerimle geçirebileceğim hayırlı bir ömür diliyorum.
hayata gelmiş olmak yaşıyor olmak güzel şey doğrusu...
tek yapmamız gereken kıymet bilmek...
iyimser ve mutlu olabilmek...
hayata gülümseyebilmek için hayatımızdaki her şeyin dört dörtlük olması gerekmiyor...
Hayat dertlere üzülmeye değmeyecek kadar kısa ve her anı dolu dolu yaşanacak kadar değerli...
işte bu nedenle her anın kıymetini iyi bilmeli,heybemize iyi şeyler biriktirmeliyiz sanırım.bu güzel bahar akşamında yüreğime iyilikler işlensin istiyorum.Rabbim iyi ameller işleyebilmeyi nasip eylesin diyorum ve 29. yaşgünümde Rabbimden sevdiklerimle geçirebileceğim hayırlı bir ömür diliyorum.
7 Nisan 2012 Cumartesi
Kalamar Tava
Selamlar herkese,
Ne kadar uzun bir ara oldu değil mi?
Sanırım bloğumdan hiç bu kadar ayrı kalmamıştım.Hani öyle çok çok ciddi bir neden de yok yazmamam için.Birikmiş onlarca tarifim varken hem de...
Sanırım bloğumdan hiç bu kadar ayrı kalmamıştım.Hani öyle çok çok ciddi bir neden de yok yazmamam için.Birikmiş onlarca tarifim varken hem de...
"Rehavet" diyelim biz buna en iyisi...
Bloğumla zaman geçirmek istemedim nedense işte...
Peki ayrı kaldığım bu sürede neler yaptım.İnanın herşey normaldi hayatımda binlerce kez şükürler olsun Yaradana.Bebeğim tatlı diliyle evimizi şenlendirmeye devam ediyor her zamanki gibi ve büyüyor elbette.Onun için de bir post hazırlamak istiyorum epey oldu gelişimi hakkın da yazmayalı.Eşim herzamanki gibi yoğun çalıştı bu süre zarfında.Sivas İstanbul Bursa ve İzmir'e gidip geldi eğitim toplantıları için değişik zamanlarda işi gereği.Kayınvalidem pankreatit gibi ciddi bir rahatsızlığı atlattı çok çok iyi şimdi.
Ve ben...
Huzurluyum, mutluyum,belimdeki ağrıdan gayrı da bir sıkıntım yok elhamdülillah.Bel fıtığımın tetiklemesinden sanırım,salı günü belimdeki kaslarda tutulma oldu ve ben işe gidemedim,raporlu ve evdeydim.
Şimdi kullandığım ilaçlarla çok daha iyiyim.Büyük ihtimalle pazartesi çalışmaya devam:))
Şimdi kullandığım ilaçlarla çok daha iyiyim.Büyük ihtimalle pazartesi çalışmaya devam:))
Bu arada beni merak eden mail ve yorumlarıyla sorup beni yalnız bırakmayan siz arkadaşlarıma da tekrardan çok çok teşekkür etmek istiyorum...İnşallah arayı bu kadar uzatmadan bloğuma yazarım artık...
Şimdi sizlere eşimin çok sevdiği benim ise karidese tercih edeceğim bir lezzetin tarifini vermek istiyorum...
500gr.Kalamar1.5 tatlı kaşığı toz şeker
1çay kaşığı karbonat
yarım çay bardağı süt veya soda
1Su bardağı un
1çay kaşığı karbonat
yarım çay bardağı süt veya soda
1Su bardağı un
Yapılışı:
1-İlk olarak temizlenip yıkanmış, halka doğranmış kalamarları (ben dondurularak satılanlardan alıyorum) derin bir kaba alınız.Üzerlerine şeker,karbonat ve limon suyu ve çok az tuz ilave ederek iyice ovunuz.Bu arada köpürecektir.önemli olan sert yapıdaki kalamarları iyice ovarak yumuşatabilmektir.Bu şekilde marine ederek buzdolabına kaldırıp 3-4 saat bekletiniz.
1-İlk olarak temizlenip yıkanmış, halka doğranmış kalamarları (ben dondurularak satılanlardan alıyorum) derin bir kaba alınız.Üzerlerine şeker,karbonat ve limon suyu ve çok az tuz ilave ederek iyice ovunuz.Bu arada köpürecektir.önemli olan sert yapıdaki kalamarları iyice ovarak yumuşatabilmektir.Bu şekilde marine ederek buzdolabına kaldırıp 3-4 saat bekletiniz.
2-Kızartmak üzere marine ettiğiniz kalamarları süzgeçe koyup suyunu süzdürünüz..Diğer tarafta unun içine çok az tuz atıp karıştırınız.Kullanacağınız tuz miktarını marinesine kattığınız tuz oranına göre göz kararı yada damak tadınıza göre ayarlayınız.Örneğin çok az tuz atıp bir iki kalamar kızartıp tuz oranına bakarak tekrardan tuz ilavesi yapabilirsiniz.
3-..Kalamarları una bulayıp fazla ununu silkelendikten sonra hafif ateşte bol kızdırılmış yağda altın sarısı rengi alana kadar kızartınız ve servis tabağına alarak sıcak servis yapınız.Afiyet olsun..
PÜF NOKTALARI:
*Kalamarları marine yapıp iyice ovup yumuşatırsanız ve en az 1-2 saat bekletirseniz,daha hoş bir lezzet elde etmiş olursunuz.
*Kalamarları marine yapıp iyice ovup yumuşatırsanız ve en az 1-2 saat bekletirseniz,daha hoş bir lezzet elde etmiş olursunuz.
*Kalamar kızartırken pişirme süresine çok dikkat edilmelidir çünkü çok çabuk yanar ve sertleşir.Benim tercihim ve deneyimim kızgın yağa attıktan sonra maksimum 1-1.5 dakikadır.Sararmaya başladığı an yağdan çıkarmanız gerekir.
*Ayrıca bol yağda ve hafif ateşte kızartılması, kalamarların tavanın dibine değmemesi gerekir aksi taktirde siyahlaşıp lezzeti kaybolur.(İçinizden"kalamar için 1 litre yağı heba edemem, koca tencereyi yağla mı dolduracağım" diye soranlar olabilir.Bu iş için komik ama büyük boy cezvenizi önereceğim size.Yani ben büyük boy cezvenin yarısına kadar yağ koyup kısık ateşte kızarttım kalamarları sizlere de tavsiye ediyorum.
*Ayrıca bol yağda ve hafif ateşte kızartılması, kalamarların tavanın dibine değmemesi gerekir aksi taktirde siyahlaşıp lezzeti kaybolur.(İçinizden"kalamar için 1 litre yağı heba edemem, koca tencereyi yağla mı dolduracağım" diye soranlar olabilir.Bu iş için komik ama büyük boy cezvenizi önereceğim size.Yani ben büyük boy cezvenin yarısına kadar yağ koyup kısık ateşte kızarttım kalamarları sizlere de tavsiye ediyorum.
***Bu tarifi etkinlik düzenleyen canım arkadaşım PAŞASOFRAMa göderiyorum.kendisine klaylıklar diliyorum...Birbirinden leziz tarifler için arkadaşımın sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
mintiden sevgiler
9 Şubat 2012 Perşembe
Tepsi Kebabı
Güzel günler diliyorum kendime ve herkese...
İnsan uzunca bir süre sayfasına yazmayınca,nedendir bilinmez biraz yabancılık hissediyor.
Garipçe bir duyguyla,bugün "ilk kez yazan" acemi blogger edasıyla yazıyorum bloğumu:))
Son zamanlarda biraz tembellik baş gösterdi bende biliyorum.Herşey yolunda çok şükür hayatımda,gayet mesut günler geçiriyorum hatta.
Lakin bir miskinlik var beraberinde biliyorum.Bloğumda öyle uzuun zamanlar geçirmek istemiyorum nedense.Sadece tarifimi yayınlayıp çıkıyorum.
Kayınvalidemin rahatsızlığı çok daha iyi artık.İstikrarlı birşekilde perhizini uyguluyor maşaAllah.
Kendisi inanılmaz fedakar,inanılmaz yapıcı bir insandır.Eksik görmemek yada eksiklerin üzerini örtebilmek ne büyük meziyettir oysa öyle değil mi?
Hangimiz yapabiliyoruz bunu??
Yapanı da canı gönülden tebrik etmek gerekli bence.İşte Aysel annem de eksiklerin üzerini örtebilen,hata kusur aramadan karşısındakini ayıbıyla-kusuruyla iyisiyle-kötüsüyle kucaklayıp bağrına basabilen bir insandır.
Allahım sağlık sıhhat versin kendisine dedikten sonra,tepsi lezzetime geçmek istiyorum...
Hatay yöresinde daha sık yapılan ve o yöreye maledilmiş bir lezzet olan tepsi kebabını evinizde denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Gerçekten damaklarınızda şahane bir lezzet bırakıyor...
Ben tarifini vereyim sizler de deneyin olur mu:))
500 gr orta yağlı kıyma
çeyrek demet maydanoz
1 adet kuru soğan
yarım çay bardağı su
1 yemek kaşığı salça
2-3 diş sarımsak
kimyon
karabiber
pul biber
tuz
yarım çay bardağı sıvı yağ
Üzerine;
2-3 adet patates
2-3 adet yeşil sivribiber
2 adet domates
HAZIRLANIŞI
1-Biberlerin çekirdeklerini çıkartıp çok minik küpler halinde doğrayınız.. Maydanozu ince ince kıyarak hazırlayınız.Bir kabın içerisine kurusoğanı rendeleyip,ezdiğiniz sarımsakları,doğradığınız biberi,maydonuzu ve kıymayı ve katarak yoğurmaya başlayınız.
2-Sıvı yağ, baharatlar ve tuzu ekleyip,salçayı da katarak özleşinceye kadar iyice yoğurunuz.Çok az su ilavesiyle yumuşatabilirsiniz.Bu kıymanın fırında tamamen kurumasını engelleyecektir.
3-Yağlanmış tepsiye elle bastırarak ince şekilde yayınız.Üzerine ince patates dilimleriyle domates ve biberleri doğrayıp yerleştiriniz.Patateslerin ince doğranmış olmasına dikkat ediniz.200 derecelik fırında 20-25 dakika pişmeye bırakınız.
Şimdiden AFİYET OLSUN...
mintiden sevgiler
2 Şubat 2012 Perşembe
Kurutulmuş biber sarması
Malzeme Listesi
20-25 adet kuru biber
İçi için:
2 adet büyük boy kuru soğan
5 adet sarmısak
1,5 su bardağı bulgur
2 yemek kaşığı domates salçası
tuz, karabiber
çeyrek demet maydonoz
Sos için:
1 yemek kaşığı salça
4 yemek kaşığı sıvı yağ
kaynar su
Yapılışı:
1-Öncelikle biberleri kaynar su içinde 3-5 dakika haşlayınız. (Ne çok sert ne çok yumuşak olacak).Biberlerin sarılabilecek oranda yumuşamış olması yeterli olacaktır.Haşlanan biberleri soğuk suyun altından geçirip süzülmesi için bekletiniz.
2-iç malzemelerinin hepsini sırasıyla ekleyip iyice yoğurunuz.Biberleri yaprak şeklinde açarak sarma sarar gibi sarınız.İçlerini aşırı doldurmamaya dikkat ediniz ve sardıklarınızı tencereye diziniz.
3-Bir kaseye sos için ayırdığınız salçayı koyunuz, bir miktar kaynar su ekleyip bir sos yapınız ve dolmaların üzerine dökünüz.
4-Üzerine sıvı yağı gezdiriniz ve kaynar suyu sardığınız sarmaların yarı yerine gelecek kadar koyup ocağa alınız..Üzerine bir tabak ya da dolma taşı kapatınız ve tencerenin kapağını örtünüz,30 dakika pişirin. Ocağın altını kapatınız ve dinlendirdikten sonra servis yapınız.
mintiden sevgiler
20-25 adet kuru biber
İçi için:
2 adet büyük boy kuru soğan
5 adet sarmısak
1,5 su bardağı bulgur
2 yemek kaşığı domates salçası
tuz, karabiber
çeyrek demet maydonoz
Sos için:
1 yemek kaşığı salça
4 yemek kaşığı sıvı yağ
kaynar su
Yapılışı:
1-Öncelikle biberleri kaynar su içinde 3-5 dakika haşlayınız. (Ne çok sert ne çok yumuşak olacak).Biberlerin sarılabilecek oranda yumuşamış olması yeterli olacaktır.Haşlanan biberleri soğuk suyun altından geçirip süzülmesi için bekletiniz.
2-iç malzemelerinin hepsini sırasıyla ekleyip iyice yoğurunuz.Biberleri yaprak şeklinde açarak sarma sarar gibi sarınız.İçlerini aşırı doldurmamaya dikkat ediniz ve sardıklarınızı tencereye diziniz.
3-Bir kaseye sos için ayırdığınız salçayı koyunuz, bir miktar kaynar su ekleyip bir sos yapınız ve dolmaların üzerine dökünüz.
4-Üzerine sıvı yağı gezdiriniz ve kaynar suyu sardığınız sarmaların yarı yerine gelecek kadar koyup ocağa alınız..Üzerine bir tabak ya da dolma taşı kapatınız ve tencerenin kapağını örtünüz,30 dakika pişirin. Ocağın altını kapatınız ve dinlendirdikten sonra servis yapınız.
mintiden sevgiler
17 Ocak 2012 Salı
Yeşil Mercimek Köftesi
Karla kaplı Ankara'dan herkese sevgiler gönderiyorum,
Ankara'nın bu karlı halini seviyorum açıkçası,ulaşımla ilgili aksamalara rağmen hem de...
Bence çok yakışıyor kar,Ankara'ya özellikle bahçenizde çam ağaçları varsa.
Onların karla kaplı görüntüsünü izlemeye doyum olmuyoraçıkçası
Elinizde sıcacık kahveniz varsa bir de...
Yeşil mercimek köftesi,Malatya yöresinde sık yapılan bir lezzettir.
Yeşil mercimek köftesi,Malatya yöresinde sık yapılan bir lezzettir.
Özellikle hanımlar gün yapıyorsa yada komşular biraraya gelecekse;
hemencecik kuruluverir yeşil mercimek köftesi en köşeye,
eh!! devamı mı??
Devamı ve daha fazlası ev sahibesinin maharetli ellerine ve zengin gönlüne kalıyor sanırım:))
Şimdi bu nefis lezzetin tarifine geçelim isterseniz...
Deneyenlere şimdiden afiyet olsun diyorum...
Malzemeler :
- 1 su bardağı yeşil mercimek
- 2 su bardağı ince bulgur
- 1 litre soğuk su
- 1 su bardağı sıvı yağ
- 1/2 demet maydanoz
- 1 adet büyük boy soğan
- 3 diş sarımsak
- 3 yemek kaşığı salça
- Birer tatlı kaşığı karabiber, kimyon ve kırmızı pul biber
- 1 adet limonun suyu
- arzuya göre yeşil soğan
Yapılışı :
1-Mercimeği iyice yıkadıktan sonra, tencereye koyup 1 litre suda iyice haşlayınız. Haşlandıktan sonra tencereyi ocaktan alıp, bulguruilave ettikten sonra 15 dk dinlendiriniz,bu sürede bulgurunuz ıslanacaktır.Bulgurunuz pilavdaki gibi diri olmamalı,bu nedenle eğer mercimeğin suyu kafi gelmediyse ve yeterli oranda ıslanmadıysa üzerine sıcak su ilave ederek yoğurulabilecek kıvamda ıslanmasını sağlayınız.
1-Mercimeği iyice yıkadıktan sonra, tencereye koyup 1 litre suda iyice haşlayınız. Haşlandıktan sonra tencereyi ocaktan alıp, bulguruilave ettikten sonra 15 dk dinlendiriniz,bu sürede bulgurunuz ıslanacaktır.Bulgurunuz pilavdaki gibi diri olmamalı,bu nedenle eğer mercimeğin suyu kafi gelmediyse ve yeterli oranda ıslanmadıysa üzerine sıcak su ilave ederek yoğurulabilecek kıvamda ıslanmasını sağlayınız.
2-.Tavaya sıvı yağı koyup, küçük küçük doğranmış soğanı ve sarımsakları koyup pembeleşince salçayı ve baharatları ilave edip 5 dk kavurunuz.Ve ıslanan bulgur-mercimek karışımının üzerine dökerek yoğurmaya başlayınız.
3- İnce ince kıyılmış maydonozları arzuya göre yeşil soğanları ve 1 adet limonun suyunu ekleyip iyice yoğunuz ve elinizde şekil vermeye çalışınız..Eğer köfteniz elinizde şekil alıyorsa yoğurma işlemini sonlandırıp,cevizden büyük parçalar koparıp şekil vererek servis tabağına dizebilirsiniz.. ve arzu ettiğiniz şekilde süsleyeek servis yapabilirsiniz...
Afiyet olsun.
3- İnce ince kıyılmış maydonozları arzuya göre yeşil soğanları ve 1 adet limonun suyunu ekleyip iyice yoğunuz ve elinizde şekil vermeye çalışınız..Eğer köfteniz elinizde şekil alıyorsa yoğurma işlemini sonlandırıp,cevizden büyük parçalar koparıp şekil vererek servis tabağına dizebilirsiniz.. ve arzu ettiğiniz şekilde süsleyeek servis yapabilirsiniz...
Afiyet olsun.
mintiden sevgiler
15 Ocak 2012 Pazar
Aşure
Güzel pazarlar herkese,
hastalıklardan uzak,sağlık sıhhat dolu güzel bir gün geçirmiş olmanızı diliyorum,hastalık kelimesinin bizleri üzdüğü şu günlerde...
Perşembe günü Aysel annemi (kayınvalidemi) şiddetli mide ve sırt ağrısıyla Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdük apar topar.
Akut Pankreatit teşhisiyle serviste yatıyor şuanda.Rabbimden acil şifalar diliyorum güzel anneme.
Biran önce sağlığına kavuşup evine dönmesini diliyorum..İnanılmaz fedakar cefakar bir insandır kendisi,
hastanede yattığı şu günlerde bile kendinden önce bizleri düşünüp üzülür,"aman yavrum karda kışta perişan oldunuz,aman yavrum torunumu perişan ettim sizler işinize gidemiyorsunuz" diye üzülüp duruyor hasta haliyle bile.
Allahım sağlık sıhhat versin inşallah.
Bizleri hiiç üzmeyen,hiç kırmayan gerçek bir "anne"dir kendisi.Rabbim onu hiiç incitmesin inşaALLAH diyorum ve Ankaranın kara teslim olduğu şu güzel pazar akşamında sizlere sitemde olmayan,vakti haylidir geçen lakin sofralardan eksik olmaması için pek de zamana ihtiyaç duyulmayan bir lezzetin tarifini vemek istiyorum sizlere...
AŞURE...
Ben bayılıyorum bu lezzete.
Eşimin sevmemesine rağmen sadece kendim için bile pişirebilirim inanın bana.Aşure vakti; yapıp komşulara dağıttığım, hatta iş arkadaşlarıma bile götürdüğüm bu enfes lezzetin tarifini vermek ise bu güne kısmetmiş...
Buyrun lütfen tarife...
MALZEMELER ÜZERİ İÇİN
2 SU BARDAĞI AŞURELİK BUĞDAY 1FİNCAN FINDIK
1 SU BARDAĞI NOHUT 1 FİNCAN BADEM
1 SU BARDAĞI KURUFASULYE 2 FİNCAN CEVİZ
2 SU BARDAĞI ŞEKER TARÇIN
8 ADET İNCİR
6 ADET KAYISI KURUSU
2 FİNCAN SARI ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM
1 FİNCAN KUŞÜZÜMÜ
SU,1/2 ÇAY KAŞIĞI TUZ
YARIM FİNCAN PİRİNÇ
YAPILIŞI
1-Buğday,nohut ve fasulyeyi 8-10 saat evvelinden ıslatın...(Ben derin dondurucuya daha evvelden haşlayıp attığım nohut ve fasulyeleri kullandım.Buğdayı ise;üzerini geçecek kadar suyla doldurup,bir taşım kaynattıktan sonra altını kapatıp,kapağı kapalı şekilde akşamdan ıslanmaya bıraktım.
2-Haşladığınız nohut ve fasulyeleri ıslattığınız buğdayın içine ekleyerek pişirmeye başlayınız.Beraberinde pirinci de yıkayıp katınızve yaklaşık 1-1,5 çay kaşığı kadar tuz ilave ediniz.
3-Yaklaşık 10-15 dadika kaynamalarını sağlayarak özlenmelerini bekleyiniz.Kesinlikle buğdayınızı haşladığınız yada ıslattığınız suyunu dökmeyiniz.Buğdayın haşlanan suyu aşurenizin daha kıvamlı olmasını sağlayacaktır.
4-Yıkadığınız kayısı ve incir kurularını küçük küçük doğrayarak aşurenize ilave ediniz.Sıcak suda
5 dakika beklettiğiniz sarı üzümlerive şekerini de de ilave ederek 10 dakika kadar daha kaynatınız.(şeker oranını damak tadınıza göre tadına bakarak daha az yada daha çok ekleyebilirsiiniz)
6-Aşurenizin kıvamını sıcak su ilavesiyle dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.
7-Şeker oranı da istediğiniz gibiyse ocağı kapatıp,kaselere paylaştırarak üzerini arzu ettiğiniz çerez çeşitleriyle süsleyebilirsiniz..
NOT:
a)Dilerseniz içine ocaktan indirmeden önce portakal kabuğu da rendeleyebilirsiniz.hoş bir aroması oluyor.
b)Dilerseniz çerezleri pişerken de ilave edebilirsiniz.ben pişmiş çerez tadını sevmediğimden sadece üzerine ilave ettim.
c)Cevizi pişerken katarsanız aşurenizin kararmasına neden olursunuz.
d)Daha beyaz aşure isteyenler suyuna 1 bardak kadar süt ilave edebilirler.Lain ben katmıyorum.
e)Ben hiç denemedim ama kıvamlı olmadığını düşünüyorsanız yada buğdayınız özleşmedi ise 1 fincan nişastayı suda çırpıp içine katarak kıvamını arttırabilirsiniz.ama genellikle buğdayın özü, kıvamı için yeterli oluyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







