13 Aralık 2010 Pazartesi

elmalı rulo çörekler ( bol cevizli)...ve kış mevsiminin en sevimli yanı:)...

 


 sahip olduğumuz en  büyük varlık içimizdeki mutluluk şüphesiz.mutlu olan insan dünyanın en zenginidir gözüyle bakıyorum hayata.ve kendimi zengin görüyorum :) öyle olabilmek adına çaba göstermeli diye düşünüyorum.günün yorucu meşgaleleri arasında,dünyadaki asıl varoluş amacı unutulmamalı,küçük şeyler için kırmamalı insan en sevdiğini diyorum...
söyleyin;gama kedere,derde tasaya yer verecek kadar,uzun mu hayat???
küsmeye,üzülmeye,üzmeye var mı zamanınız??hanginiz sevdiğinize canı gönülden "seni seviyorum"dedi,diyebildi???
kim en sevdiğine,sımsıkı sarılabildi.söylenmemiş ne çok söz var kimbilir içimizde.söyleyemediğimiz ne çok bitmemiş cümle var kimbilir hayatımızda.haydi öyleyse neyi bekliyoruz ki söylememek adına.hayat sevdiklerimizi bizden çalmadan,cümlelerimiz yarım kalmadan sarılalım hayata..

sarılalım hayata sımsıkı,ve geçen zamana inat bir kere daha söyleyelim,en sevdiğimize sevdiğimizi.geç olmadan,yarım kalmadan
seni seviyorum
diyebillelim.

seni seviyorum anne,baba,kardeş,eş,dünya,arkadaş,kuş...seni seviyorum Ya Rab.seviyorum seni içimi ısıtan güneş,sevdiklerimin kokusunu yüzümde hissettiren rüzgar.seni seviyorum beni üşüttüğün için soğuk,üşütüpte sevdiceğime sokulmamı sağladığın için seviyorum seni.seni seviyorum  kötülük yapan insan,seni seviyorum ki sevgimle erisin içindeki kötülük,seni seviyorum eyy! affetmeyi bilmeyen insan,semgimle sana affetmeyi öğretebilmek için.seviyorum seni ey ağaç,sana uzanan ellere inat,en derine sal diye köklerini...seni seviyorum bebeğim,içimde büyüt diye düşlerini...seni seviyorum hayat...hala nefes alabiliyor sevdiklerime seni seviyorum diyebildiğim için...


haydi sende,karartma düşlerini,uzat en sevdiğine ellerini...mutlu olabilmenin yollarını,karşındakinden beklemeden sen ara bu defa.kabahatli olmasan bile özrü sen dile.yüzünde tebessüm oluşturacak ne varsa onu yap bu vakit...
en güzeli;
EN İÇTEN HALİNLE HAYATA GÜLÜMSE..
..
yaşanacak kaç mevsim var kimbilebilir rahmandan gayrı.işte bu nedenle şükrederek yaşamalı hayatı.
sev ki...sevebil ki...hayat da,seninle birlikte güzelleşsin...
sevgi dolu bir hayat diliyorum tüm gönüllere...


 sevginin eksik olmamasını temenni ettğim cici yüreklerinize selam olsun yeniden...

...bu sabah bebeğimle rabbimin verdiği bir güzelliği daha paylaşma fırsatım oldu çok şükür.yeryüzünü beyaza boyayan Rabbimin, bizlere verdiği bu güzellikten istifade ederek,meleğimle beyazın tadını çıkardık,uzun uzun.
çam ağaçlarıyla kaplı pencemizin önü.ağaçlarda kardan yataklar var adeta.kuşlar ağaçların dallarına konarak, karı içmeye çalışmakta su niyetine.

onların,bembeyaz düşler içinde,kanat çırpışlarını,yüreğinin sesini elimin altında hissedebildiğim,miniğimle izlemek öyle güzel ki.her anın tadını yaşıyorum.bebeğime yaşatmaya çalışıyorum...ve en güzeli o saf gözlerindeki mutlulukla,mutlu oluyorum...




bebeğim için yaptığım "kar bayan" da mutluluk resmimizin bir parçası elbette.ehh her zaman "kardan adam" olacak değil ya değil mi???...bebeğimin resimlerini çektim kar bayanla.zaten tam da bebeğimin boyunda yaptım.yaparken inanılmaz keyifli dakikalar yaşadık birlikte.bu sene bebeğim sadece beni izlemekle yetindi.Rabbimin izniyle seneye birlikte yaparız inşallah:)...










eğlencemiz bittiğinde kardam adam oluverdi tabiki şapkasını çıkaran,kar bayan:)).
biz de evimizden izledik bir süre daha kuş sesleri eşliğinde kendisini......
anlayacağınız bugün mutluluğu karda bulduk ana oğul..
ve eğlencenin dibine vurduk:)



şimdi de sıra  cici mamalarımı sunmakta.bebeğimin diş hediğinde  beni yalnız bırakmayan sevgili komşularıma yapmıştım bu ruloları.kaynağı neresi diye merak ediyorsanız tabiki en güvendiğim adres cahide/jibek ablalarımın mutfağı.lezzeti şahane,yapımı oldukça kolay ve çok bereketli...jibek ablacığımın bu güzel tarifine sanırım hayır demek pek mümkün olmayacak.üstelik yaklaşık bir hafta kadar bayatlamadan duruyorlar ki sanırım herkesin istediğidir bayatlamayan tarifler...




not:
***bu cici ruloları etkinliği çok güzel bir şekilde devam eden,parlayan yeni yıldız yeşil mutfaktan tarifler bloğunun sahibi özlem arkadaşıma gönderiyorum ve kendisine kolaylıklar diliyorum...etkinliğini desteklemek için sizi ona gönderiyorm:))

***yine güzel bir etkinlik başlatan sevgili arkadaşım hasretli lezzetlerin blogcanı hasrete gönderiyorum.kolaylıklar diliyorum.kurabiye etkinliği için mutfağına uğrayın derim.
süpersiniz ikiniz de kızlar:))


MALZEMELER
125 gr. margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
2 yumurta
1 su bardağı şeker
5 su bardağı un
1paket kabartma tozu
1 paket vanilya

İÇ MALZEMESİ
4 adet elma
3 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay bardağı ceviz
yarım çay bardağı su

mintiden notlar:
***tarçın sevmeyenler içerisine tarçın eklemeyebilirler.ama inanın elmalı lezzetlerin vazgeçilmezidir tarçın.

***dilerseniz bu tarifte elmaları rendelemek yerine ince dilimler halinde de doğradıktan sonra ceviz ve tarçın ile buluşturabilirsiniz ki;sevgili arkadaşım paşa kızı buna benzer bir lezzetinde elmaları dilimleyerek sarmış ve süper bir görüntü elde etmişti.

***jibek ablama buradan sevgiler gönderiyorum.kendisi tarifinde,yoğurt ve ya süt demişti ben yoğurdu tercih etmiştim.sizlere hatırlatmak istedim,dilerseniz süt te kullanabilirsiniz....

not: elmalı kurabiye hamuru gibi kıyır kıyır bir hamuru yok.Lütfen elmalı kurabiye lezzetini aramayınız bu tarifte.Biraz daha yumuşak bir hamura sahip."Minti neden söylemedin" olmasın sonra:))

YAPILIŞI
1-Elmaları soyunuz ve rendeleyiniz..şeker ve suyu da katıp,suyunu çekip karamelize oluncaya kadar pişiriniz.üzerine en son ceviz ve tarçın serpip karıştırınız ve soğumaya bırakınız.
2-Hamuru yapmak için;önce margarin ve şekeri mikserle iyice çırpınız..içine yoğurt,yumurta ve sıvıyağı da ekleyip çırpmaya devam ediniz.sonra elenmiş un,vanilya ve kabartma tozunu ilave edip,yumuşak bir hamur elde ediniz.
3-hamuru iki parçaya bölünüz ve yarım santim kalınlığında açınız.ben biraz kalın açtığımın farkındayım.lütfen siz daha ince açmaya çalışınız.ve üzerine soğuyan içten yayarak açtığınız hamuru rulo halinde sarınız.

4-eğer aceleniz yoksa,buzdolabında yarım saat veya bir saat bekletin.benim acelem olduğundan yaklaşık 15 dakika kadar dondurucu da beklettim ki kafi geldi.acelesi olanlar bu yöntemi uygulayabilirler...

5-daha sonra birer parmak kalınlığında dilimler halinde keserek yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziniz.175 derecelik önceden ısıtılmış fırında hafif pembeleşene kadar pişiriniz.


AFİYET OLSUN
DİYORUM...

mintiden herkese sevgi ve selamlar.
yüreklerinizden eksik olmamayayım inşallah...


12 Aralık 2010 Pazar

Ayranlı Dut Yaprağı Sarması ...(MALATYA YEMEĞİ)



 
GÜZEL BİR PAZAR DİLİYORUM TÜM YEMEK SEVERLERE,

bugün size Malatya'dan bir lezzetle merhaba demek istiyorum.bir Malatyalı olarak,Malatya yemeklerine ne kadar az yer verdiğimin farkındayım:((.Malatya yemeklerinin zenginliğini ve bulgura olan düşkünlüklerini bilirsiniz az çok.kayısısından sonra,bulguru alır sırayı.sayısız bulgurlu yemek çeşidi çıkar inanın,Malatya sofrasından.
.
 Analı kızlısı, içli köftesi, sumaklı ekşili çorbası,
sıkma köftesi, ayva köftesi,Yumurtalı sıkma köftesi,mercimekli çiğ köftesi,Patlıcanlı köfte,Dut yaprağı, kabak, Pazi, ayva yaprağı sarması,
Zeytinyağlı marul sarmaları, nahna sarması,tevek sarması,fasulye yaprağı Sarması,
pancar yaprağı sarması, soğan dolması, kiraz yaprağı dolması, balcan (patlıcan) dolması, Pıtpıtı pilavı,ayalı çorbası, pirpirim çorbası,ekşili köfte... bunlardan sadece bazıları.

hepsini biliyor muyum yada mutfağımda yapıyor muyum??ne mümkün.
genelde annemin gelmesini bekliyorum memleketten,özlediğim lezzetleri yiyebilmek için.annem geldiğinde, hemen köfte işlerine yorarım kendisini.hakkını vererekte yapar hani ellerine sağlık diyorum buradan anneciğime.bakın şimdi kokusu taa burnuma geldi sanki annemin yaptığı,salçalı sıkma köftenin.yemeyeli epey zaman oldu.ben de yaparım gerçi çok uzak değilim elbette bu lezzetlere.lakin benim gibi  bu lezzetlere aşina olan ve severek yiyen birileri eşlik etmeli ki daha lezzetli olsun değil mi?.eşim de bu konuda pek iyi bir yardımcı sayılmaz:))genelde sevmez bulgur işlerini çünkü,laf aramızda tam bir et düşkünüdür kendisi:))

eh ne yapalım ben de anacığımı beklerim .
bizim ailede hemen herkes iyidir yemek konusunda.anneannem mesela;hala kendi elleriyle yapmak ister yemeklerini ki,tadına doyum olmaz inanın.hele meşhuuur "anneanne pilavı" vardır ki,tek geçerim ben.zaten ismini de biz torunlar uydurduk.hiç kimse o pilavı,anneannem gibi yapamaz hayatta.biz torunları tarafından tescillendi bi kere:))buna annem ve hamarat leyla teyzem de dahil.

zaten hep diyorum ben memelekette olsam gerek annemin leziz yemeklerine,gerek teyzemlerle anneannemin el emeklerine kalsa coşar,taşardı bloğum.uzak olunca işte böyle sene de bir kere yayınlayabiliyor insan,memleket yemeklerini.
olsun...
gönüller uzak olmasın yeterki...
rabbim sevdiklerimizin acısını bizlere göstermesin yeterki :)

işte bu köfteyi yazın memlekete gittiğim de yemiştim annemde.annemin ellerine sağlık diyorum ve size nasıl yapacağınızı anlatıyorum...

 gerekli malzemeler.
1  su bardağı yarma
1 kg yoğurt
2 büyük boy soğan
1-2 diş sarımsak
2 kaşık un
1 adet yumurta
2-3adet domates
1 kaşık biber ya da domates salçası
Tuz
pul biber
karabiber
yetecek miktarda dut yaprağı
Yapılışı
1. dut  yapraklarıı toplanır ve yıkanarak hazırlanır.

2. Yarma bir miktar,ılık su ile ıslatılır, küçük bir teflon tavada bir yemek kaşığı kadar yağın içinde soğanlar pembeleşinceye kadar kavrulur. yumuşayan yarmaya eklenir.tuzunu da ilave ettikten sonra hamur kıvamına gelene kadar yoğurulur.

3. dut yaprakları hazırlanan iç ile incecik sarılır.sarmaların küçük parmak kalınlığında olması tercih edilir.dut yaprağının bir ucuna,yaklaşık bir misket büyüklüğünde hamur konur ve diğer ucuna doğru,yaprağın sağını solunu kapatmadan basitçe ama sıkıca sarılır.

 
4. Hazırlanan sarmalar tencereye dizilir, üzerine bir bardak kadar su eklenerek yaprakların üzerine yerleşecek şekilde bir kapak kapatılır ki dağılma olmasın.içi hamurdan yapıldığı için dağılma yada yaprakların açılması genelde beklenmez.kısık ateşte yapraklar pişene kadar pişirilir.

5. Bu arada yoğurt hafifçe sulandırılarak koyu bir hale getirilir,içine dövülmüş sarımsak, 2 kaşık un ve yumurta eklenerek,çırpılıp hazırlanır.

6. Kaynamakta olan sarmalara bu karışım alıştırarak eklenir ve bir süre kaynamaya bırakılır.

7.  ayrı bir tavada soğan doğranır, sıvı yağ ile pembeleşene kadar kavrulur, bir kaşık salça eklenir bir süre daha kavrulur, domatesler eklenir ve pişene kadar kapağı kapatılır. Tuz, karabiber ve pul biber eklenir.

8-servis tabağına alınan sarmaların üzerine,bu sos gezdirilerek servis yapılır.

mintiden notlar:
***Özellikle ilkbahar mevsiminde, dut ağaçlarının yeni yeni yaprak açmaya başladığı zaman yapılan sarmada, dutun henüz yeni açan nazik, küçük yaprakları kullanılır.

***sarmada kullanılacak yaprakları haşlamaya gerek duyulmaz genellikle,çiğden sarılır ve açılmayacak şekilde sıkıca tencereye dizilir.

*** hazırlanan sarmalar oldukça kısık ateşte pişirilmelidir.


afiyet olsun diyorum,
herkese güzel bir pazar diliyorum...
güzel paylaşımlarda yeniden buluşuncaya dek,yüreğinizden sevgiyi hiç eksik etmeyin.
mintiden herkese sevgiler...

10 Aralık 2010 Cuma

Nohutlu Pirinç Pilavı


 Hayırlı akşamlar diliyorum herkese,
Bugün cuma,
Günlerin en güzeli bence.Hem hayrı ve bereketi dolayısıyla,hem de haftasonunun müjdecisi olduğundan.Yarın,eşimle ve bebeğimle mutlu bir gün beni bekliyor olacak,Allahın izniyle.Güzel bir haftasonu kahvaltısıyla başlayıp,akabinde;Aydınlıkevlerde özel okul işleten ortak bir arkadaşımıza kahve içmeye giderek devam edeceğiz haftasonumuza.Bakalım akabinde neler olacak.Hımm unutmadan Venice Kids'den bebeğime aldığım bir giysiyi de değiştireceğim yarın.
Herkese mutlu yuvalarında,sıcacık ve saadet dolu bir hafta sonu diliyorum şimdiden...
mutlu kalın emi sevgili arkadaşlarım...
ve 
yüreğimden eksik olmayın inşallah...

 En sevdiğim pilavlardan biri olan nohutlu pirinç pilavı için ;

Malzemeler
1 su bardağı baldo Pirinç
1 su bardağı haşlanmış nohut
1.5 su bardağı tavuk suyu
1yemek yaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı sıvıyağı
1 tatlı kaşığı tuz
1-2 damla limon

Hazırlanışı
1-Pirincinizi 10-15 dk kadar sıcak suya ıslatın,nişastasından arınması için bolsuyla yıkayın ve süzün.

2-sıvıyağını tencereye alın ve pirinci ekleyin.pirinci sıvıyağında iyice kavurun.biraz kavrulduktan sonra tereyağını ekleyin ve tereyağını yakmadan,kavuma işlemine devam edin.ardından sıcak tavuk suyunu ve tuzu ekleyin.

3-kaynamaya başladıktan sonra limon suyunu damlatarak,kısık ateşe alın.pilav suyunu çekmeye yakın,nohutları ekleyin hafif karıştırarak pilavın üzerini kaşıkla düzeltip,suyunu tamamen çekinceye kadar pişirin..daha sonra yaklaşık15-20 dakika kadar üzerine bir bez örterek,yada havlu peçete koyarak kapağını sıkıca kapatıp,dinlendirin.
***ve dilediğiniz şekilde servis edin.

not:eğer haşladığınız nohutlar çok yumuşak değilse,pilava suyunu eklediğiniz ilk anda ekleyerek,nohutların pilavla birlikte daha iyi pişmasini sağlayabilirsiniz.lakin nohutlar yeterince pişmişse,dağılmaması için pilavınız suyunu çekmeye yakın ekleyin derim.sevgiler...


mintiden notlar:
***pirinç pilavınızın tane tane görünmesi için pirinci,suyu eklemeden önce çok iyi kavurmanız gerekir.
***bembeyaz bir pirinç pilavı elde etmek için pirincinizi tereyağında değil, sıvıyağında kavurun.kavurma işleminden sonra tereyağını ekleyin.
***yine 1-2 damla limon pilavınızın lapa olmasını önleyecektir.
***pilavınıza atacağıız karabiber pilavınızı lezzetlendirebilir ama pilavınızın rengini de koyulaştırabilir aynı zamanda.sanırım bu durumu,seçim hakkınıza bırakmak durumundayım:))

***benim pirinç pilavı ölçüm değişmez.....her zaman için;
1 su bardağı pirince,
1,5 su bardağı su şeklinde olmuştur.
***pirincinizi nişastasından arındırıncaya kadar yıkarsanız,pilavınız lapa olmayacaktır.

***pilavınızı muhakkak kısık ateşte,dinlendire dinlendire pişirin ve buharı önlemek amacıyla havlu kağıt koyarak,ağzı kapalı bir şekilde servis öncesi 15 dakika kadar dinlendirin.
***ve  son olarak;diri bir pilav istiyorsanız muhakkak baldo pirinç kullanın.
mintiden herkese sevgiler...

9 Aralık 2010 Perşembe

ay yüzeyi kurabiyesi...ve pilatese dair mini sohbet...


 güzel ve neşe dolu bir sabah diliyorum,sesimi duyan,duymayan herkese....

bugünkü pilates tamamen karın üzerine yoğunlaşmıştı,eh haliyle dermanı kalmıyor insanın.ama bu tatlı yorgunluk yerini derin bir hazza bırakıyor,dinlendikten sonra.
son aylarda eşimle kahvaltı rollerini değiştik iyiden iyiye.uyandığımda güzel bir kahvaltı beni bekliyor oluyor genelde:))kahvaltı sonrasında neredeyse saat 10:00 a kadar tüm zamanımı bebeğime ayırıyorum.uyku saati 10:30 olan bebeğim,uyuduğunda da genellikle pilatese ayırıyorum 20-25 dakikamı....sonrası değişkenlik arzediyor elbette:))

***

dün pilates yaptığımdan bahsetmiştim,iyiki de etmişim,bu sayede ne çok pilates meraklısı arkadaşım varmış görmüş oldum.ama pilates ilgi uyandırmayacak bir spor da değil hani.garanti veriyor bir kere.
gerçekten düzenli olarak yapıldığında,hareketler doğru uygulandığında ve en önemlisi platesin vazgeçilmezi olan,doğru nefes alıp verme sağlandığında,garanti veriyor pilates.
diyor ki;
"siz bu hareketleri eksizsiz ve süreklilik içinde tekrarlayın,3 hafta içinde gözle görülür şekilde sıkı bir vücuda yada hangi bölgeyi çok çalıştırıyorsanız o bölgenin sıkılaştığına şahit olacaksınız."
üstelik kuğu gibi bir boynun ve 2 santimetreye kadar uzayan bir boyun da müjdecisi.
bunu bilmek şahane hissettiriyor insanı,hırslandırıyor:)

***
tek başına  pilates yeterli mi???
elbetteki hayır.

pilatesten  önce,sağlıklı beslenme diyor uzmanlar.önce sağlıklı yaşam,düzenli ve dengeli beslenme,bedenin sahip olması gereken vücut ağırlığına ulaşma.ardından pilates.
pilatesle kilo verilir elbette lakin beraberinde sağlığa ve bünyeye uygun sağlıklı bir diyetle.
sadece pilates olmaz mı???elbette olur.kişinin 3-5 kilo fazlalığı vardır ,yada kilo vermiştir ama bedenin sıkılaşması gerekmektedir,işte o zaman sadece pilates yapılması yeterlidir diye düşünüyorum.


ben hamileliğimde pilates yapmadım.
neden???
çünkü öncesinde pilates geçmişim yoktu.buradan da hamile bayanlara daha evvelden pilatesle tanışıklıkları yoksa yapmalarını önermiyorum.çünkü pilates kas oyunudur aynı zamanda.kişinin pilates geçmişi yoksa sakıncalı olabilir.ama sürekli pilates yapan yada vücudu daha evvelinden pilatese alışık olan bayanlara hamilelikte de pilatesi öneriyorum elbette. hamilelikte kaslar alabildiğine esner,uzar,gevşer.hamilelikte uzayan ve gevşeyen kasların gereğinden fazla esnemesini engelliyor pilates.ve hamilelik süresince pilates yapıldığında;

**kaslar çok esnemediğinden fazla kilo almıyor insan,
**vücuk sıkılaştığı için gereksiz çatlaklar oluşmuyor en önemlisi,
**ve doğum sonrası vücudu eski haline döndürmek,pilates yapılmayan zamankinden çok daha çabuk oluyor.

bu nedenle daha evvelinden pilatesle tanışıklık var ise  hamilelikte de yapılmalı diyorum nacizane.çünkü vücuda faydası büyük.doğum sonrası bayanlar içinde hakeza,diğer sporlarınn aksine pilatesi öneriyorum.pilatese eşdeğer başka spor var mı derseniz,hiç düşünmeden yüzme derim.aynı sıkılığı yüzmeyle de sağlayabilirisiniz.lakin zamanı olmayanlar,yüzmeyi bilmeyenler veya yorucu bulanlar için;günde yalnıızca 25 dakika pilates diyorum.

bilinenin aksine pilates,pilates topundan ibaret de değildir.birçoğunun aklına "pilates topum yok" şeklinde bir
düşünce takılabilir.evet plateste top olmalı,lakin şart değil.top üzerinde yapılan çok fazla hareket var elbette.bunlardan mahrum kalmamak adına,top temin edilebilinirse güzel olur.,lakin olmasa bile vücut sıkılığını sağlayacak öyle çok hareket varki.
siz yeterki isteyin.


 dünde dediğim gibi internette bu konu ile ilgili çok sayıda video var yararlanabileceğiniz.
lakin açılmıyor videolar,yada bilgisayarımın konumu pilates yapmam için müsait değil diyorsanız o halde sizi TV8 ekranlarına davet ediyorum.
hafta içi hergün Ebru Şallı'yla pilatese dair herşey için;
saat 10:30dan 11:10 e kadar,yaklaşık yarım saatinizi ayırmanız yeterli.
inanın bana sadece yarım saat çok şey değiştiriyor hayatınızda.

.dedikten sonra artık cici kurabiyeme geçmek istiyorum.ne çok konuştum bugün değil mi.sevdiğim konularda çenem düşer hep.


(made in minti)

beğenerek yaptığım ve tadına hayran kaldığım bir kurabiyedir.
ağızda dağılacak yumuşaklıkta olmuyor hemen belirtmek istiyorum,yaptıktan sonra hüsran yaşamamanız adına.
biraz gevrek bir kurabiyedir...

MALZEMELER:

Hamuru İçin:
250 gram margarin 
1 yumurta  
1,5 çay bardağı pudra şekeri 
yarım çay bardağı kakao
1 pkt kabartma tozu
1 pkt vanilya
Aldığı kadar un

içi için
1 çay bardağı dövülmüş fındık
2 yemek kaşığı toz şeker


YAPILIŞI:
1-margarini pudra şekeri ile krema gibi oluncaya dek yoğurun.üzerine yumurtayı kırın.kakaoyu da ekleyerek iyice karıştırın.

2-üzerine bir miktar un,kabartma tozu ve vanilyayı ekleyerek karıştırmaya devam edin.aldığı kadar un ekleyerek hamuru iyice yoğurun.çok sert bir hamur olmamalı buna dikkat edin.kulak memesi kıvamında hatta biraz daha yumşak olmalı.
3-bu arada ayrı bir kapta dövülmüş fındık ve şekeri karıştırın.

4-Hamurdan küçük parçalar kopartarak yuvarlayın ve mümkün olduğunca ince olmasını sağlayarak içini açın.
İç malzemeden koyarak hamuru kapatın. elinizden geldiğince yuvarlak yapmaya gayret gösterin.basık olmamalı şekli.yağlı kağıt serili yada yağlanmış tepsiye dizin.180 derecelik fırında kurabiyeleri pişirin.kürdan yardımıyla kontrol ederek pişip pişmediğine bakabilirsiniz.


afiyet olsun herkese... sevgilerimle...

8 Aralık 2010 Çarşamba

çeri domatesli salata


Güneşli bir Ankara sabahından herkese merhaba...
bu sabah öylesine pozitif enerjiyle doluyum ki anlatamam.bahar gelmiş adeta.
ya yeryüzüne,ya da benim gönlüme.
ışıl ışıl içim.
öylesine şen.
sevgili arkadaşlarım bu sabah,tarifimden evvel minik bir öneriyle başamak istiyorum yazıma.

yüksek enerjimi platesten alıyor olabilirim.
çünkü inanılmaz pozitif bir enerji veriyor bu spor,insana.
minik yavrusunu kucağına alalı bir sene olmuş bir anne olarak,doğum öncesi kiloma çoktan erişmiş durumdayım çok şükür.lakin kilo vermek bir yana,daha sıkı bir vücuda sahip oluyor insan.

çalışmayan,günlerini evinde geçiren her bayana şiddetle platesi öneriyorum.ve düzenli uygulama sonrasında 3 hafta sonrası için garanti veriyorum.vücudunuzdaki değişikliğe siz bile şaşıracaksınız.

güneşin ruhumu okşadığı şu güzel dakikalarda,30 dakikalık plates sonrası yeşil çayımı alıp elime,bebeğimin uykuda geçireceği kısa zamanı hesaba katarak,sizlere daha evvelden yaptığım paratik salatamı sunmak için, geçtim pc başına.




bu cici salata için kullanılan malzemeler
10-12 adet çeri domates
göbek marul
1 adet havuç
2 adet salatalık
1 yemek kaşığı nar ekşisi
2 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz
yarım çay kaşığı zerdeçal




hazırlanışı:
1-yıkadığınız marulu dilediğiniz irilikte doğrayın.yine salatalıkları da doğayın.ben biraz iri doğramayı tercih ettim, bana daha lezzetli geliyor.üzerine bir havucu rendeleyin.ve çeri domatesleri ilave edin.

2-bir kasede zeytinyağı,nar ekşisi,zerdeçal ve tuzu  karıştırarak salatanın üzerine gezdirin.ve dilediğiniz şekilde süsleyerek servis yapın.


afiyet olsun herkese...mintiden sevgiler

7 Aralık 2010 Salı

çift katlı muzlu etimek tatlısı

 
 made in minti

 selamların en güzelini gönderiyorum yüreklerinize...
ve tüm islam aleminin hicri yılbaşını kutluyorum derin muhabbetlerimle...

***
tüm annelerin de tahmin ettiği ve yaşadığı üzre yeni yaşına girmiş minik oğlumla geçirdiğim mis kokulu dakikalara doyamıyorum hala.onu uyuttuğumda bile kokusu geliyor burnuma,koşa koşa yanına gitmek istiyorum.lakin uyandırmaktan korkuyor,yanaşamıyorum.
Rabbim herkese tattırsın yaşadığım bu güzellikleri dedikten sonra,arkadaşlarıma yaptığım bir tatlıyı paşlaşmak istiyorum sizlerle bugün.

etimekli lezzetleri sevmeyen yok sanırım.
muzlusu,vişnelisi,sadesi ayrı ayrı şahane lezzetler kendi başlarına.
etimek lezzetine,geç alışmama rağmen vazgeçilmezim olduğunu tüm içtenliğimle söyleyebilirim sizlere..
 sanırım en çok da,damağımda kalan karamel kokusundan hoşlanıyorum ben,
daha evvel etimekli bir reçete paylaşırken de söylemiştim sizlere.

dilerseniz diğer etimek lezzetine yeniden gözgezdirebilirsiniz.

bu gün muzlu etimek tatlısının reçetesi var sırada,
paylaşmak üzere sizleri bekleyen...
haydi buyrun reçeteye:)




malzeme listesi
2 paket tuzsuz etimek
2-3 adet muz


şerbeti için:
2 su bardagı şeker
2,5 su bardağı su

muhallebisi için
1 litre süt
6 yemek kaşığı şeker
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı tereyağ
6 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı mısır nişastası


Üzeri için:
2 paket krem şanti (ben iki paket krem şanti kullandım ki tavsiye ederim size de,zira yetersiz kalıyor.ama tepsiniz küçükse o zaman 1 peket yeter elbette.
1 su bardağı süt


 

Süslemek İçin                                              
1 çay bardağı dövülmüş ceviz 
1 yemek kaşığı pudra şekeri
4-5 adet bebe büskivisi
1 tatlı kaşığı tarçın

yapılışı:
1-
Etimeklerin ilk sırasını geniş bir borcama dizin.karameli yapmak için 1 su bardağı şekeri bir tencereye koyup karıştın..İyice eriyip karamelize olduktan sonra üzerine 2 ,5 su bardağı suyu ilave edip kalan 1 su bardağı şekeri de ekleyip karıştın..Şeker tamemen eriyene dek kaynatın..Ocaktan alıp etimeklerin üzerine gezdirin.iyice ıslanmasını sağlayın.etimeklerin kuru kalan kısımlarına kaşık yardımıyla yeniden şerbet dökebilrsiniz..

2-diğer tarafta bir litre sütün içerisine ( süt miktarı 750 de olabilir tepsinizin büyüklügüne göre uyarlayın)  vanilya ile tereyağı hariç,geriye kalan muhallebi malzemelerini ekleyip,çırpn ve  kaynayana kadar karıştırarak muhallebiyi hazırlayın.tereyagını ve vanilyayı da kaynamaya başladıktan sonra ilave edin ve 3-5 dk daha karıştırın.dinlenmek üzre 5-10 dk bekletin, ardından şerbet dökülen etimeklerin üzerine muhallebiyi yayın.


3-muhallebinin üzerine şerbete batırılan etimekleri yeniden bir sıra halinde dizin.Muzları dilimleyip etimeklerin üzerine dizin.soğuk sütle krem şantiyi hazırlayarak muzların üzerine yayın.
 

(kremanız çok arttıysa.ikinci kez dizdiğiniz etimeklerin üzerine döktükten sonra da krem şantiyi sürebilirsiniz ki,inanın bana çok daha güzel olur.benim sonradan aklıma geldi.farkındaysanız krema altta oldukça kalın aslında.kremayı ikiye bölüp.bir kısmını ilk dizilen ikinci kısmını ise ikinci dizilen etimeklerin üzerine dökmek en akıllıca olanı diye düşşünüyorum ..birdahakine inşallah,diyerek temenni de bulunuyorum kendi kendime....)

4-bu arada üzerine ben 2 paket krem şanti kullandım ki size de tavsiye ederim.ama kalıbınız küçükse veya kremayı ikiye bölmeyi düşünüyorsanız 1 paket şanti yeter elbette...
krem şantiyi sürdükten sonra bir süre buzdolabında bekletin.


5-bir taraftan da üzerine serpmek için;bebe bisküvilerini irice  ezin.üzerine dövülmüş cevizi tarçın ve pudra şekerini ekleyerek karıştırın.tarçın ve bebe bisküvisi tatlınızın tadını ikiye katlayacak inanın bana.ama krem şanti bir süre donmalı ki bisküviler hamur 

 olmasın...



***ben muzlu yapmayı tercih ettim ama elbetteki siz bu tatlıyı birçok meyveyle deneyebilirsiniz. benim hedefim bir sonraki tatlımı vişneli yapmak.bence vişneli de çok nefis olacaktır.


***son olarak üzerini hazırladığınız karışımla süsleyerek bir gece buzdolabında bekletin.ertesi gün dilimleyerek servis yapın.ve çatalınızdaki muhteşem lezzeti hissetmeye bakın...











şimdiden herkese afiyet olsun diyorum.
sevgiler gönderiyorum.
normal etimek tatlısınıdan farkı;hem çift kat etimekli olması,hem de kat arasında muz konularak yapılıyor olması.










tekrardan afiyetler diliyorum... sevgiler


5 Aralık 2010 Pazar

Hint Güneşi


 

 HERKESE GÜZEL BİR PAZAR DİLİYORUM...
Hint rüzgarının evimizde esmeye devam ettiği şu günlerde,çoook evvelden yapıp,misafirlerime sunduğum ve yayınlamaya birtürlü fırsat bulamadığım
hint güneşini,
ismi de dahil olmak üzere,herşeyi bana ait olan bu lezzeti paylaşmak istiyorum sizlerle.

ADI neden HİNT GÜNEŞİ???

tahayyül edersiniz ki japon güneşinden etkilenerek ortaya çıkardığım bir lezzet esasında.Japon güneşini ilk kez portakal ağacında görmüş ve itiraf etmeliyim ki çok beğenmiştim.japon güneşi içeriğinde et barındırır...yani benim lezzzetime göre biraz daha zengin bir içeriğe sahiptir.benim tarifimde et yeralmadığından ve japon güneşine göre daha fakir bir içeriğe sahip olduğundan,benim tarifim HİNT GÜNEŞİ ismini aldı.bu tarifi epeyden beri bekleyen arkadaşlarım için;hemen tarife geçmek istiyorum...



kullanılan malzemeler:
1 adet yufka
3 adet patlıcan
1adet patates
3-4 adet mantar(opsiyonel)
tuz
yarım çay kaşığı karabiber
3 yemek kaşığı sıvıyağ
1 adet küçük kurusoğan



yapılışı:

1-ilk olarak patlıcanları közleyin.patatesi haşlayın ve mantarları dilerseniz çok az soteleyin.
2-közlenmiş patlıcanları bıçak yardımıyla iyice kıyın.içerisine haşladığınız patatesi ezerek,mantarları da rendeleyerek ekleyin.
3-son olarak tuz,karabiber ve sıvıyağını ilave ederek karıştırın ve servis tabağına alın.
4-bir yufkayı 8 e bölün.içerisine hiç birşey koymadan boş bir şekilde sigara böreği gibi sarın ve uçlarının açılmaması için suyla yapıştırın.çok az sıvıyağ koyulmuş teflon tavada kızartarak,servis tabağına aldığınız mezenin üzerine dizin.yufkaları dilediğiniz kadar kızartabilir ve dilediğiniz sıklıkta dizebilirsiniz

5-yufkaların orta kısmına dilerseniz iki kaşık yoğurt koyabilirsiniz ki japon güneşinde yoğurt konulr normalde.ama ben kurusoğanın közlenmiş patlıcanın yanına,yoğurttan daha fazla yakışacağını düşündüğümden yarım halkalar halinde soğan dilimleri koydum.






bu lezzeti ilk olarak 2010 iftar soframda denemiş ve arkadaşlarıma sunmuştum ki hem lezzeti hem de görünümü beğenilmişti.değişik birşey olsun istiyorsanız denemenizi önerebilirim.içeriğindeki patlıcan,patates ve mantar miktarlarını değiştirebiilrsiniz.ya da dilerseniz kızarttığınız yufkaların içine,kıymalı bir harç yapıp koyabilirsiniz ki çok daha lezzetli ve zengin olur diye düşünüyorum...




afiyet olsun minti'den herkese 

3 Aralık 2010 Cuma

şeker hamurundan ilk pasta deneyimim...bebeğime özel...

herkese hayırlı cumalar diliyorum evvela.
sizlere daha evvel şekeri hamuru ile yapılan pastaları çok beğendiğimi,butik pastacılığa hevesim olduğunu,lakin bana çok ütopik geldiğini söylemiştim.ama madem bu kadar istekliyim ve madem bu işe birgün muhakkak dahil olacağım; neden bu işe el atacağım gün,benim için çok özel bir gün olan,bebeğimin ilk doğumgünü olmasın dedim.ve bebeğimin doğumgünü pastasını kendim yapıverdim.umarım beğenirsiniz.

şunu söylemeden de geçemeyeceğim.bu işe gönül vermiş,ve gerçekten güzel işler ortaya koymuş insanları yürekten tebrik ediyorum.butik pastacılık sabır işi,emek işi...bu işten para kazanan insanlara,aldıkları para helal olsun diyorum.çünkü gerçekten kolay olmayan bir iş.
 
gerçi insan yaptıkça pratiklik kazanıyordur elbette lakin yine de sanırım bu ince işçilik bana göre değil.
ince işler sabır işidir.oysa ben sabırsızımdır,hemen oluversin isterim.

örneğin;bilenler varmıdır bilemiyorum,bayanlar bu konuya çok uzaktır genelde ama;eşim 3D MAX le uğraşır boş zamanlarında.hayal edebildiğin herşeyi bu proğramla tasarlayabilirsin.lakin tahammülün ve sabrın varsa tabi.mesela bir odada ne hayal edebiliyorsan,kaba eşyalardan tutunda,giydiğiniz terliğe,okuduğunuz broşürden,su içtiğiniz bardağa kadar kendiniz,kendi stilinize göre tasarlayabiliyorsunuz.eşim bu konuda çok iyi.arşivine ulaşabilseydim size,tam da yeri gelmişken tasarladığı resimlerden bir kaçını paylaşacaktım lakin,öylesine karışık isimler var ki,yaptıklarını hangi klasörde arşivlediğini bulamadım. bir keresinde de denemek için ben oturmuşdum proğramın başına ,inanın bir bardağı yapmak bile 15-20 dakikasını  alıyor ki bardak şekli çıkarabilirseniz şayet...hayal et,tasarla,yap,rengini dokusunu belirle.render al...anlayacağınız ben o kadar sabırlı değilim.
işte bu şeker hamuruyla yapılan işler de bana 3D MAX kadar uğraştırıcı ve onun kadar zor geldi.devam eder ve yeni pasta tasarımları ortaya çıkarır mıyım?bilemiyorum,şimdiden bunu kestirebilmek çok zor.belki özel günler de ve çok heveslendiğim vakitlerde olabilir.

ama bebeğim için harcadığım emeğe,uğraşmama değdiğini düşünüyorum.çok acemi olduğumdan bana çok güzel görünüyor ama bu işi profesyonel olarak yapan arkadaşlarıma eminim çok acemice gelecektir.eh ne yapalım bu,butik pastaya ilk adımımdı.ve elimden bu kadarı geldi diyorum

ilk deneyimimi beğenilerinize sunuyorum...

bebeğim ileride beğenir umarım.onun için,ona özel bu ilk denememin içeriğinde;

kakaolu mini pandispanya,çikolata ganajı ve çikolatalı krema kullanıldı.neden ahtopot diye soracak olusanız ne bileyim işte.o an aklıma ilk o geldi.belki de en son şeker hamuru çalışmasında ahtopot görmüştüm,ondan etkilenmiş de olabilirim....


 en güzeli ise;bir anne olarak her ahtapot koluna bir anlam yüklemem gerektiğini bana hatırlatan ve benim yerime,çok da güzel dile getiren sevgili sarkaç arkadaşımın naif düşüncesi olsun istiyorum,ahtapot yapma nedenim...

"Her kol annesinin bebeğini sarmalayan
sevgisini, 
sevincini,
özenini, 
dikkatini, 
merhametini,
güvenini, 
saygısını
ve şükrünü
ifade ediyor gibi geldi"diyor sevgili sarkaç yorumunda...ne de güzel diyor...

 meğer ahtapot yapmam için ne hadar değerli bir neden varmış.sevgili sarkaç bu değerli düşünce için teşekkür ediyorum sana... yorumun beni çok mutlu etti sevgili arkadaşım...


teşekkürler...mintiden sevgiler...

şeker hamurundan ilk pasta deneyimim...bebeğime özel...


herkese hayırlı cumalar diliyorum evvela.
sizlere daha evvel şekeri hamuru ile yapılan pastaları çok beğendiğimi,butik pastacılığa hevesim olduğunu,lakin bana çok ütopik geldiğini söylemiştim.ama madem bu kadar istekliyim ve madem bu işe birgün muhakkak dahil olacağım; neden bu işe el atacağım gün,benim için çok özel bir gün olan,bebeğimin ilk doğumgünü olmasın dedim.ve bebeğimin doğumgünü pastasını kendim yapıverdim.umarım beğenirsiniz.

şunu söylemeden de geçemeyeceğim.bu işe gönül vermiş,ve gerçekten güzel işler ortaya koymuş insanları yürekten tebrik ediyorum.butik pastacılık sabır işi,emek işi...bu işten para kazanan insanlara,aldıkları para helal olsun diyorum.çünkü gerçekten kolay olmayan bir iş.
 
gerçi insan yaptıkça pratiklik kazanıyordur elbette lakin yine de sanırım bu ince işçilik bana göre değil.
ince işler sabır işidir.oysa ben sabırsızımdır,hemen oluversin isterim.

örneğin;bilenler varmıdır bilemiyorum,bayanlar bu konuya çok uzaktır genelde ama;eşim 3D MAX le uğraşır boş zamanlarında.hayal edebildiğin herşeyi bu proğramla tasarlayabilirsin.lakin tahammülün ve sabrın varsa tabi.mesela bir odada ne hayal edebiliyorsan,kaba eşyalardan tutunda,giydiğiniz terliğe,okuduğunuz broşürden,su içtiğiniz bardağa kadar kendiniz,kendi stilinize göre tasarlayabiliyorsunuz.eşim bu konuda çok iyi.arşivine ulaşabilseydim size,tam da yeri gelmişken tasarladığı resimlerden bir kaçını paylaşacaktım lakin,öylesine karışık isimler var ki,yaptıklarını hangi klasörde arşivlediğini bulamadım. bir keresinde de denemek için ben oturmuşdum proğramın başına ,inanın bir bardağı yapmak bile 15-20 dakikasını  alıyor ki bardak şekli çıkarabilirseniz şayet...hayal et,tasarla,yap,rengini dokusunu belirle.render al...anlayacağınız ben o kadar sabırlı değilim.
işte bu şeker hamuruyla yapılan işler de bana 3D MAX kadar uğraştırıcı ve onun kadar zor geldi.devam eder ve yeni pasta tasarımları ortaya çıkarır mıyım?bilemiyorum,şimdiden bunu kestirebilmek çok zor.belki özel günler de ve çok heveslendiğim vakitlerde olabilir.

ama bebeğim için harcadığım emeğe,uğraşmama değdiğini düşünüyorum.çok acemi olduğumdan bana çok güzel görünüyor ama bu işi profesyonel olarak yapan arkadaşlarıma eminim çok acemice gelecektir.eh ne yapalım bu,butik pastaya ilk adımımdı.ve elimden bu kadarı geldi diyorum


bebeğim ilerde beğenir umarım.onun için,ona özel bu ilk denememin içeriğinde;

kakaolu mini pandispanya,çikolata ganajı ve çikolatalı krema kullanıldı.neden ahtopot diye soracak olusanız ne bileyim işte.o an aklıma ilk o geldi.belki de en son şeker hamuru çalışmasında ahtopot görmüştüm,ondan etkinmiş de olabilirim....

beğenilerinize sunuyorum...

teşekkürler...mintiden sevgiler...

1 Aralık 2010 Çarşamba

İYİKİ DOĞDUN...SANA SÜTÜM,HAKKIM,UYKUSUZ GECELERİM HELALDİR YAVRUM...


BEBEĞİMMM...
benim mimoza çiçeğim...
nasıl anlatayım sana olan duygularımı,ben anneyim dökebilirmiyim ki,nasıl dökeyim içimdeki sana olan sevgiyi.yüreğimi açıp ortaya koysam bile az gelir anlatmaya,anlatamam ki miss kokulum,yürek sızım.nasıl da geçti koskoca bir yıl.göz açıp kapayıncaya dek, bak,bir çırpıda uçuverdi sanki aylar...

ahhh biricik evladım...aynı bedeni paylaştık seninle biz dokuz ay,içimdeki kıpırtılarını dün gibi hatırlıyorum hala.seni kucağıma aldığım o ilk anı aklımdan çıkarabilmem mümkün değil.ahhh yavrummm,ahhh benim biricik evladım...o titreyen elini avucuma aldığım ilk anda,seni tenime sardığım  o,ilk anda başladı sana müptelalığım...koyun koyuna,burun buruna olmak öyle güzel ki seninle bebeğim.annen olmak,senin gibi özel ve duygulu bir çocuğun annesi olmak öyle güzelki...o ağzının misk-i amber kokusunu içime çekmek öyle güzelki...bunu anlatmak mümkün değil,tüm kelimeler yatişse imdadıma anlatamayacağımı,en iyi ancak,anneler bilir...

küçüğüm...babanla bana öyle güzel mutluluklar yaşattın ve yaşatıyorsun ki yavrum.seni öğreniyoruz her geçen gün.seninle öğreniyoruz hayatı bir kez daha...saflığı,temizliği  gözlerinde görüyor,masumiyetin en çıplak haline seninle tanık oluyoruz...biz seninle büyüyoruz miniğim....nasılda güzel dile getiriyorsun isteklerini.incitmeden almayı,istemeden vermeyi minicik yüreğinle nasıl da güzel anlatıyorsun meleğim... varlığın çok güzel.saflığın temziliğin sarıyor sarmalıyor yüreklerimizi.

varlığınla,melekler etrafımızda uçuşuyorlar.uykusuz geçen her gecemde gücüm takatim oluyorlar.senin canın her yandığında,biliyorum ki benden önce meleklerin koşuyorlar.sana kol,kanat oluyorlar.benim olmadığım anlarda onlar seni koruyorlar...ahh miniğim öyle safsın ki,bana bakarken beyaza boyanıyor dünya.beyazdan başka renk kalmıyor adeta...gözlerin huzur veriyor,ellerin yarınlara dair umutlarıız oluyor...

"İnsanlar;anneleri onları ne yaptıysa,odurlar" der  (EMERSON).sen elimde hamurumsun şekillendiriyorum. elimden geldiğince kendin olmanı istiyorum bebeğim.cinsiyetin,şahsiyetin, sıhhatin bile belli değilken ben seni,sen olduğun için,benim yavrum olduğun için sevmiştim.ne olursan ol hayırlarla gel demiştim.Rabbim seni hayırlı kıldı hakkımızda.bize seni emanet gönderdi.düşeceğin vakit elinden tutanın,sana hayatı öğretmeye çalışan ilk öğretmenleriniz.Rabbimin emaneti,gözbebeğim;sana iyi olmayı,insan olmayı,şefkati merhameti öğretmeye çalışıyorum evvela.hayırlı bir kul,salih bir evlat olman için dua ediyorum 

küçük oğlum benim,sen güzel bir mayayla mayalandın evladım.Allahım razı olsun güzel yürekli babacığından.şefkatiyle  sarıp sarmalamakta bizi,sevgisiyle üzerimizi örtmeyi bilmekte,her üşüdüğümüzde,yeleğimiz oluvermekte çok şükür.dilerim insan olmayı,şefkati,sadakati,sevmeyi,saygıyı babandan alırsın bebeğim.dilerim annen kadar affedici ve yufka yürekli olursun.dilerim ilk,affetmeyi öğrenirsin hayatta ki;affetmek erdemliktir bilesin.

gün gelir,yıllar akıp gider de,sen bu satırları okursan ve ola ki ben hayatta olamazsam bilesin ki;annen seni her daim sevdi ve seni sevmekten bir an bile vazgeçmeyecek oğlum.helal yoldan ayrılmamanı,alın terinle yetinmeni,hakla adaletle davranmanı,Rabbenaya olan vazifelerini bilmeni-uygulamanı,hayırlarla uğraşıp,hayırsıza göz süzmemeni,yaradılanı yaradandan dolayı hoşgörmeni,güllerin efendisini yüreğinden eksik etmemeni,hak kitabı elinden hiç indirmemeni,şefkat ve merhamedi hiç soğutmadan,yüreğinde sıcacık tutmanı,tutabilmeni diliyorum annen olarak.dularım seni her daim koruyacak evladım.


SANA; SÜTÜM,HAKKIM,UYKUSUZ GECELERİM VE HARCADIĞIM EMEKLERİM HALALDİR.





sen uykusuz gecelerimin en tatlı rüyasısın MİNİĞİM.ben senin için her daim sabahlarım bebeğim.sen hiç hasta olma!!!lakin olsan dahi,başucunda HER DAİM beklerim.gözyaşlarını kipriklerimle silerim.üzerini açtın mı?terledin mi?nefes alabildin mi diye ben,defalarca defalarca,hiç off demeden başucuna gelirim.ben senin annenim.ANNELERE BİŞEYCİKLER OLMAZ...acıyan yerlerini gözyaşlarımla örterim...



AHH OĞLUŞUM,AHH ANESİNİN NAZLISI,BİR TANESİ
bir senedir anneciğinin gözleri önünde,her an dilindesin.
İYİKİ DÜNYAYA GELMİŞ,İYİKİ BİZLERİ SEÇMİŞSİN.
YENİ YAŞIN KUTLU,ÖMRÜN HAYIRLI OLSUN KÜÇÜĞÜM
ANNE BABACIĞINLA,SEVDİKLERİNLE UZUN,SAĞLIK,BAŞARI VE HAYIRLARLA DOLU NİCE NİCE YAŞLARA İNŞALLAH...
İYİKİ DOĞDUN MİNİĞİM...
İYİKİ ANNENİN BİRİCİĞİ OLDUN...

ahh minik oğlum benim,iyilerle haşrolursun inşallah... hayat seni hiç incitmesin dilerim.yürüdüğün yollarına dikenler hiç çıkmasın evladım.Altından kalkamayacağın dertler uğramasın sana, hayallerine çelme takacak,düş kırıklıkları çıkmasın yoluna...Umut dolu düşlerin, bitmeyen gülücüklerin izi olsun yarınlarında...


Senin hep iyi amellerine şahit olayım inşallah...heyecanlarım,senin başarılarını izlerken çoğalsın, endişelerim,yerini derin oh'lara bıraksın, düşüncelerim,gelen güzel günleri çoğaltsın, RABBİM BİZİ BİRBİRİMİZE YAKIN TUTSUN İNŞALLAH,KÜÇÜK SEVGİLİM BENİM...

BİRİNCİ YAŞ GÜNÜN KUTLU OLSUN ANNECİĞİM...birlikte yaşamak,hayatı birlikte öğrenmek,yolumuza çıkmamasını dilediğim sıkıntılarımız olsa dahi,birlikte göğüsleyebilmek dileğiyle
ANNEN DE BABAN DA RABBİM NEFES VERDİĞİ SÜRECE HEP YANINDA...


.                           
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...