Gerçekleşmesini istediğimiz planlarımızı düşündükçe, zamanın hızla akmasını,o günlerin hemencecik gelivermesini ister gibi oluyorum.Büyükşehirde insanın stresi de büyük oluyor.Şunu hemen söylemeliyim ki ben metropol insanı değilim.Büyükşehirlerdeki keşmekeşlikler,trafik,beklemeler,karmaşalar,koşuşturmalar,kirlilik,kalabalık, nefes aldırmıyor insana adeta.Temiz hava çekmek için dışarı çıksan,kaçarak içeri giriyorsun.Alışveriş mağazaları öylesine bağlıyor ki insanı,bir girdiğinde 6 saatten evvel çıkamıyorsun.İşten çıktığında evine,en az bir saatte ulaşıyorsun.Zaman hızla akıyor ve sen hiçbirşey yaşayamıyorsun.
İşte bu nedenle eşimle birlikte;daha küçük,daha sakin,zamanın ağır aktığı,telaşların olmadığı,akrebin yelkovanı harala gürele kovalamayıp,sakince takip ettiği,denize mutlak kıyısı bulunan,yeşilin kucağında olan,dingin,modern,güneşin yakıp kavurmadığı,en sıcak zamanda bile,bir nebze serinliği barındıran,kendi halinde şirince bir diyarda yaşamak istiyoruz.
İşimizden çıkınca,yavrumuzu kreşten alıp sahilinde yürüyebileceğimiz,dilediğimizde balığımızı tutabileceğimiz,doğayı fotoğraflayabileceğimiz,dalgıçlık öğrenebileceğimiz,yelkenlimizle açılabileceğimiz,haftasonu; kırlarında uçurtma uçurabileceğimiz,yavrumuza piknik keyfini yaşatabileceğimiz,piknik yeri kapmak için sabahın 7sinde mesire yerine gitmek yerine,canımızın istediği vakitte gidip eğlenebileceğimiz,ayaklarımızı "kedi-köpek gezmiş midir?" düşüncesi olmadan toprağına basabileceğimiz,dalından yemiş koparabileceğimiz,penceremizi açtığımızda gökdelenler yerine,maviliği kucaklayabileceğimiz,bahçesine hamaklar kurabileceğimiz,sardunyalar yetiştirebileceğimiz,canımız istediğinde,arabalarımıza atlayıp dilediğimiz yere çıkıp gidebileceğimiz,bisikletlerimizle doğa turu yapabileceğimiz,sabahında koşumuzu yapıp,ardından işin yolunu tutabileceğimiz,öğlenleri evimizde buluşabileceğimiz,sinema kuyruğu,tiyatro kuyruğu,ekmek kuyruğu,alışveriş yaptıktan sonra hesabı ödeyebilme kuyruğu ve ardı arkası kesilmeyecek olan kuyrukların uğramadığı,trafiğinde saatlerin heba edilmediği,kendimize daha çok zamanın kaldığı,rüzgarların saçlarımızı okşadığı,gecesinde mehtabı bulabildiğimiz,yıldızların yeryüzüne daha yakın olduğu:)ayın parlak göründüğü,yakamozların tatlı pırıltılarına şahit olabileceğimiz bir diyar olsun istiyoruz.
Çok şey istemiyoruz aslında:)Bu mutlulukları düşündüğümde,içim kıpır kıpır oluyor işte.
Ankara bana birbirinden güzel,güzellikler bahşetti.Bu şehri seviyorum,yeri yüreğimde apayrı.Mutluluğa vuslatın şehri Ankara benim gönlümde.Lakin ömür öylesine kısa ki doyadoya yaşamak istiyoruz eşimle.Evler alıp,mal mülk biriktirmek,paraları yastık altı yapmak bize göre iş değil.Her tatil zamanı başka yerler olsun güzergahımızda.Arada kaçamaklar yapalım istiyoruz günübirlikte olsa...
Heybemizde suyumuz-ekmeğimiz,yüreğimizde sevgimiz bir de miniğimiz olsun yanımızda yeter.
Gezmek,görmek,eğlenmek,keşfetmek,her lezzeti ait olduğu yerde tatmak istiyoruz kısmetse.Zaman geçip gittiğinde cüzdanımızdaki biriktirdiklerimize değil,yüreğimizdekilerine bakmak istiyoruz.
Şimdilik bunlar hayal gibi görünse de,birgün gerçekleştirmeyi istediğimiz,yığınla olgudan sadece en basitleri,ilk aklıma geliverenleri.Bakalım hayat bizlere bunları yaşayabilme fırsatı verecek mi?Bakalım bunları yaşamaya,nefesimiz yetecek mi?Herşeyden önce herzaman ki gibi hayırlı olanı diliyorum Rabbimden dedikten sonra;
lezzet yolculuğumuzdaki yeni durağımıza yol alıyoruz.
Peynirli yufka böreğine kimse hayır diyemez zannediyorum.
Ben bayılıyorum.Ve hemen sizlere tarifini veriyorum.
Malzemeler:
4 adet yufka
250 gr. kadar tam yağlı beyaz peynir
yarım demet maydonoz
1,5 su bardağı yogurt
1 çay bardağı sıvıyağ (biraz çıtır isterseniz z.yagı, yumuşak isterseniz ayçiçekyağı)
1-1 yumurtayı derince bir kaseye kırın, diğer yumurtanın sarısını ayırıp,beyazını diğer yumurtaya karıştırınız ve iyice çırpınız,yoğurt ve yağı ekleyerek karıştırmaya devam ediniz.(ben çok az kabartma tozu yada karbonat da ekliyorum.bilginize)
2-Diğer yandan peyniri iyice ufalayınız,maydonozu incecik kıyıp peynire ekleyiniz.Fırın tepsisinin tabanını yağlayınıyada yağlı kağıt seriniz.Ben yağlamayı tercih ediyorum.
3-İlk yufkayı tepsinin dışına taşacak şekilde serin .(Yufkanın taşan kısımları en son böreğin üzerine örtülecek ve boylece böreğimizin kenari kısımları açık kalmayacak)
4-Karışımdan ilk kata sürünüz ve üzerine peynirli harçtan seriniz.Her kata önce harçtan sürüp,sonra peynirli harctan serpiniz.En son yufkayı tepsinizin büyüklüğünde kesip,artan ufaklarını soslayarak böreğe dahil ediniz.En alta düzlediğiniz,kenarlardan taşan yufkayı böreğin üzerine doğru kapattıktan sonra,tepsinin büyüklüğüne göre ayarladığınız yufkayı,böreğin en üstüne düzleyiniz.Böreği dilimledikten sonra kalan yoğurtlu karışıma en başta ayırdığınız yumurta sarısını,eğer çok azlmışsa biraz daha yoğurt ve yağ ilave ederek çırpıp, tamamını dökünüz.
5-Dilerseniz üzerine susam yada çörekotu serpebilirsiniz.Hazırladığınız böreği zamanınız varsa 1-2 saat hatta bir gece buzdolabında dinlendiriniz.Fıırını 200 derece ayarlayıp ve 20-25 dk pişiriniz.
Sıcacık çayınızla birlikte ,sevdiklerinize servis edebilirsiniz.
Afiyet Olsun...
Hayallarinizin,bir tebessüm kadar yakınınızda olması dileğiyle...
Yüreğimden hiiiç eksik olmayın inşallah...