21 Mart 2016 Pazartesi

mikrodalgada browni / 7 dakika keki....



Universiteden arkadasim Rabia nin tarifi bu...
ilk duydugumda Rabiş 7 dakikada kek mi olur canim demistim kendi kendime.
Aldim tarifi Rabia dan,denedim hemen...
Sonuc mu??
Bildiginiz Browni....
Hem de firinda yaptiginizdan daha da yumusak bir Browni ...


Ben cok bebegendim.Acil gelen misafirler icin super...
Cirpiyosunuz kekinizi...Atiyosunuz mikrodalgaya...Siz daha cayinizi demlemeden kekiniz hazir...

MALZEMELER...
1sb süt
1sb+ ceyrek sb. kadar tozşeker
1Su bardagindan 2 parmak eksik siviyag
4 yk.kakao
2 yumurta
1, 5 sb.un
1pk k.tozu
1 pk vanilya


yapilisi....

1-Öncelikle sut ve sekeri koyup bir kaba cirpiyoruz.sekeri isterseniz 1.5s.b. koyabilirsiniz.
Ben 1sb.dan biraz fazla koydum.Ama tam 1, 5degildi.iyice cirpiyoruz.
2-Üzerine kakao ve siviyag ekleyip cirpiyoruz tekrardan.bu karisimdan 1.5su bardagi kadar alip kenara ayiriyoruz.
3-Kaba 2adet yumurta kirip iyice cirpiyoruz.
4-Uzerine un, vanilya, k.tozunu suzgec yardimiyla eleyerek ilave ediyoruz ve cirpmaya devap ediyoruz.Firin kekinden biraz daha civik olmasi sizi korkutmasin.Ben icine birazcikta ceviz attim.3-4adet ceviz ici.
5-Mikrodalgayi 70en yuksek sicakliga ayarliyoruz.700watt ta 7dakika pisecek.Benim mikrodalgam Arcelik marka.Ben en son sicakligi degil de ondan bir onceki sicakligi sectim 7+2 dakika pisirdim.ilk denemem oldugundan en ust sicakligi secmedim.Bi dusuk sicaklik oldugundan 2-3dakijaya daha ihtiyac duydum.
6-Ilk sicagi ciktiktan sonra kurdanla delin ve ayirdiginiz sosu uzerine gezdirin
.
Afiyet olsun...


Not....
Mikrodalgadayken uzerini kapatmaniza gerek yok...
Asina oldugunuz browni lezzetinin bi tık ötesi.
Uzerine hindistan cevizi serpebilirsiniz...

19 Mart 2016 Cumartesi

4 aylik bebeğimin gelisimi


Minik tatli şey seni.. 4. Ayinin icindesin bebegim.
Günden gune daha cok buyuyorsun masallah.Ikinizle evde olmak birlikte babanizin eve dönus saatini sabirsizlikla beklemek şahane hissettiriyor bana kendimi. :-)

-Ellerini cook guzel kullaniyosun masallah.oyuncaklari yakalayabiliyorsun ve iki elinle kavriyosun.  
Eline verdigimiz her oyuncagi dooogruca agzina goturmeye calisiyorsun ki bu suan senin icin en vazgecilemez olay.
-Ayagina ilk kez 13martta dokundun.Ve simdilerde her sirtustu yatisinda ayagini yakalamaya calisiyorsun.
-En cok ellerine bakiyor, elinin devaminda kolunu gormene sasiriyorsun 
:-D
-11 martta asilarini yaptirdik.Bir bacaktan pnomokok digerinden 5li karma.Cok aglamadin masallah.ama aglamayisin canimi acitiyor kuzucum.o zaman hiiic kiyamiyorum sana.Hemencecik susuyorsun masum melegim benim.
-yine 11mart itibariyle demir vitaminine de basladik.kilo basina 1damla her sabah ac karnina veriyorum.
-Elbetteki gunde 3damla olmazsa olmazimiz D vitaminimiz.
Kabiz degilsin ama 3gune bir kaka yapiyosun annecim.
Uyku duzenin degisiyo ama genel anlamda aksam 10da uyumus oluyorsun cok sukur.
-Gunduz uyku saatlerin...sabah 10....oglen 13 ve aksam 17-18...gece uykusu 21-22 arasi...
Ek gidaya gecmiyoruz...ilk 6ay sadece anne sutu...
Emmelerin bu ay 3saate daha yakin annecim...
-Kahkaha atmaya bayiliyorsun.Ozellikle babaciginla...Oyun arkadasin once baban, sonra abin, sonra ben ...
-tv cok ilgini cekiyor ama elbette yasak abin bile bunun farkinda ve sana izlettirmiyor.
-gunde 1-2defa kusuyorsun.
-En onemli gelisme sirustu duzgun yatarken artik yuz ustu rahatlikla ve kendi basina donebiliyorsun.
-Hatta yuzustu donup 180derece kendi ekseninde donebiliyorsun.Hatta ilk dusmeni 16martta yasadik. :'(  biraz agladin ama cok sukur bir sikinti yok.
-Sirt ustu yatirdigimda kafani hep kaldirmak etrafini seyrwtmek istiyorsun.

Masallah akranlarina oranla yuksek boy ve agirlik olculerine sahipsin.Babişimiz sana inanilmaz cok duskun.Abin seni cook seviyor.heep yaninda gormek istiyor...

Sevgiyle buyuyorsun bebegimmm...
Sevgimiz heeep seninle...Ailen seni coook seviyo...

2 Mart 2016 Çarşamba

3 aylık bebeğimin gelişimi



Minik aşksın sen...
Gözlerine bakmaya doyamadığım,koklamaya dahi kıyamadığımsın...
Miss kokunu içime her çektiğimde hamdolsun diyorum Rabbime...Hamdolsun seni bizlere verdi diye....
Bizi anne baba yapan abindi belki ama aile yapan ise sen oldun...Seninle bir kez daha yuvamızın sıcaklığını,aile olmanın mutluluğunu yaşadık..."Çocuklarımız" hakkında,"çocuklarımızla" ılgili "cocuklar" kelimesinin verdiği o şahane his ile birlikte konusuyoruz şimdi babanla.
O,çoğul eki senin sayende işte miniğim...
.Hamdolsun Rabbime....binlerce kez hemde...

Şimdiler de büyüyorsun...

Nasıl kusan bir bebeksin anlatamam...İlk 2 ay gerçekten canımıza okudun miniğim:) :))) Sabah akşam makine dolusu baby çamaşırı kirlenir de yıkanır mı?Söyleseler inanmazdım.Ama kirleniyomuş ve bu kadar sık yıkanıyomuş işte.Abartısız her 3 dakikada bir kusuyodun.akşama kadar sürekli kıyafet çarşaf üst baş değiştirmekle geçti zamanımız.Babanın da benimde canımıza okudun resmen...Sana kıyafet yetiştiremez olduk minik şey.Yenileri kurumadan temizleri kirlettin.Günde 10-20-30kez kustun belki de....Abartmıyorum....Ama kilo alımın ve genel durumun çoook iyi olduğun için kusmaların da normal kabul edildi doktor beylerin gözünde.Yapacak bişey yok bize de temizlemek düştü...2.ayında 2 günde bir yıkar olduk çamaşırları yani azlttın kusmalarını.Şimdilerde ise günde 1-2 kez kusuyosun çok şükür....
Yani atlattık sanırım o zor dönemleri çok şükür....Kusmuklu Baby seniii :) :) :)))

Kilo ve boy olarak Persentil değerlerinin üzerinde %95 lerdesin çok şükür.İştah konusunda kimse elini öpemez obur şey seni :) :Uyku düzenin ilk 2 ay yine kabus gibiydi.Gece 3e kadar hiiiç uyumuyordun.AMA şimdilerde akşam 9-10 gibi uyuyorsun ...


1,AY...(Aralık)
-Çok kusmukluydun miniğim...
-Gece 3lere kadar kesinlikle uyumuyordun.Baban kucağında zıplata zıplata sallaya sallaya zor uyutuyordu.Babamıza çok şey borçluyuz en büyük yardımcımızdı bu zor dönemde...
-Çok emen ,emmek isteyen inanılmaz OBUR bir bebektin...Emiyor,kusuyor,kusunca acıkıyor,yine emiyordun.Tam bir kısır döngü...
-3680 gram doğdun...
-Yenidoğan sarılığı yaşadın.Bilirubin seviyen 13oldu.7,gün Gataya gittiğimizde ölçümlerin normal çıktı.Kandaki Bilurubin seviyen 8 e düşmüştü...Bol bol emerek atlatmışsın sarılığı Işına ihtiyaç duymadan...
-Normalde bebekler ılk hafta doğum kilolarının altına düşer.Ancak obur kedim 300gram alarak iştahlı bir baby olduğunu da kanıtlamış oldun.... 
-İLK AY hepatit B aşısı ilk doz yapıldı.
-Topuk kanı alındı...
-Görebilmen ve seslere duyarlılığın ilk haftalarda bile çok iyiydi bu nedenle işitme testine gerek duymadık.
-Abinin aksine elleri kapalı bir bebektin :) Pamukçuklarını bile zor temizlerdik...
-Unibaby yenidoğan pamk+su olan ıslak mendil ve unibaby pişik kremi kullanıyorz sana...
-Baby me altaçma örtüsü kllanıyoruz...mustela sabun ve şampuanı ıle yıkanıyorsun...
-Bezlerin prima premium care yenidoğan ve gündüz için canbebe...
-ilk bir hafta mama kullandık ara ara sütün yetmediğini düşündüğümüz için.
-emzik istemiyorsun,,,

2,AY...(Ocak)
-Kusmaların biraz daha azaldı.En azından günde 10-15 kez kusar oldun Bu bile az bize:)..
-Gece ve gündüz uykusunu ayırtedebilir oldun şimdilerde.Bu konuda elimden geldiğince geceleri o sevimli nazlarına gülmemeye senle göz kontağı kurmamaya çalışıyorum.(Bu çok zor tabiki)Altını hemencecik değiştirip kapatıyorum.Gündüzleri ise farkı anlaman için oyunlarla değişiyoruz altını.gülücüklerle oyunlarla...
-Bu ayki aşıları polio,verem ve karma...
 iki bacağından ve bir kolundan oldun aşılarını.3ın 1 :))
.Kıyamam hemencecik susuverdin aşıdan sonra bu daha çok acıttı içimi...
-Kilo alman yavaşlamış ama oburluğun iştahın devam ediyo.Boyun akranlarına göre önden gidiyomuş:)
-Bu ayın başlarında ellerini keşfettin.Ocak ayında (baban bir haftalığına Abantta iken keşfettin ellerini) önce ellerine bakmaya başladın ardından ıkı hafta sonra ağzını keşfettin ve ellerini ağzına götürmeye başladın...
-Verdiğim oyuncakları henüz tutmayı bilmiyorsun.tutup hemen bırakıveriyorsun...
-emzik istemiyorsun,,,


3,Ay (Şubat)
- Kalça ultrasonun şubat 19da yapıldı bi sorun yok çok şükür...
-Bu ay aşıların yok...
Ellerini daha rahat kullanıyosun.Parmaklar hiiiç ağızdan çıkmıyo özellikle...Ve doğal olarak miss gibi kokuyo...
-Verdiğim oyuncakları iki elinle kavrayabiliyorsun düşürmeden3-4 dk oynayabiliyorsun...
Gulucukler dağıtıyor sesli kahkahalar atatbiliyorsun.Ama abin daha güler yüzlü bir bebişti.seni güldürmek bazen abine göre daha zor olduğnu düşünüyorm.Çünkü abin herşeye gülen bir bebekti :))))
-emzik veriyorm ama inatla istemiyorsun :))))


Hoşgeldin Miniğim...



Meğer sana hazırlanıyormuş; yeşilden maviye tüm renkler,...
Seni bekliyormuş mis kokulu çiçekler... 
Yarına bes kalaymış seninle tüm dünler... 
Bugün sen`mişsin; Seninle yeniden aşka tutuştu küller...
3 olmak boylesine guzelken seninle 4 olmanin mukemmelligine ermis durumdayiz.
Hoşgeldin Miniğim...
 Dünyamızi renklerinle boyadın; Artık hep boyle rengarenk kalsin. ..

26 Şubat 2016 Cuma

Yillar Geciyor




Ömür akiyor....
Yillar coooook hizli geciyor...
Ne tutabiliyor insan zamani...
Ne de yakalayabiliyor âni....

23 Şubat 2016 Salı

Aşk-ı Keyf....

mintiden sevgiler
A
Bebisim de oglum da misil misil uyuyor epeydir.Biz de film keyfi yapalim dedik.Miss gibi bi kahve olmazsa olmazdi oyle degilmi.

Suan ki mutlulugumu huzurumu keyfimi anlatmaya kelimeler yetmez biliyorum.Bunlari veren Rabbime hamd ediyorum.
Saglikliyim, asik oldugum adamla evliyim,ustelik o adama ilk gunkinden daha cok asigim.Evlatlarim nefeslerini hissedebilecegim yakinlikta.Kendi evimizde dört duvarimiz icindeki saltanattayiz
Hamdolsun yuce Mevlama.Boyle bir mutlulugu dost dusman herkese nasip etsin insallah.

10 Şubat 2016 Çarşamba

Oglumla Ev Keyfi...




Dörtduvar arasindayim...
Şikayet gibi oldu degil mi?
Evet dort duvar arasindayim ama dort duvar arasinda olmaktan bu kadar keyif alinamazdi sanirim

Minicik bir can daha eklendi mutlu yuvamiza Bin defa sukur Rabbime.Bebegim hakkinda baska bir post hazirlamak Istiyorum, ona özel.

iste dogum izninde olmamdan mutevellit iki kuzucugumla sicacik ve musmutlu yuvamda, iki minik canimla evde olmanin keyfini yasiyorum...

mutlu, musmutluyum elhamdulillah.
Bebegim uykusunda.
Disarda kar yagiyor.ellerimizde sicacik saleple oglumla yanyana, dizdize, siki fiki, mutlu mutlu saleplerimizi yudumluyoruz.

Icimiz sicacik....
Ellerimiz sicacik...
Yuregimiz sicacik...

30 Ekim 2015 Cuma

Hamsi Tava


Herkese Merhabalar,
 Hamsi tavayı sevmeyen,yapmayan,yapmayı bilmeyen yok sanırım.
Eh tarif vermeye gerek bile yok.Temizlediğiniz yada temizlenmiş hamsilerininzi tuz attığınız mısır ununa buluyor az yağ koyduğunuz tavanıza sıkışık sıkışık diziyorsunuz.Orta ateşte kızarıncaya kadar pişirip ters çevirme aparatıyla yada dümdüz bir kapak yardımıyla tersini çevirip kızarmaya bırakıyorsunuz.Miss gibi kızaran hamsilerinizi servis tabağına alıp afiyetle yiyosunuz...
Basit,leziz ve sağlıklı...
Afiyet olsun...

Köy Keki...



Esim cocuklugundaki keki isteyip duruyor benden.Ne yaparsam yapayim o bulgur bulgur keki yapamiyordum malesef.Benim de cocuklugumda bu tepsi keki yapilirdi en cok.Bol yumurtali olur ama hiiic yumurta kokmazdi.Tepside pisen ve baklava dilimi kesilen icinde hiicbiseycik olmayan sade mi sade bi kek...

Sadecikten bi kek iste...

Ama bu kez o kipir kipir bulgurumsu yapiyi yakalayabildigim ve esim begendigi icin bloguma ekleyeyim de unutmayayim istedim.

Malzemeler:
3adet yumurta
1su bardagindan bir parmak eksik siviyag
1sb.toz seker
1 sb.yogurt
1paket vanilya
Limon kabugu
1, 5 paket k.tozu


YAPILISI:.
1-Şekerle yumurtayi bembeyaz oluncaya kadar cirpin.kopuren bu karisimin ustune yagini ve yogurdunu koyup birazcik daha cirpiyoruz.
2-Limonun kabuğunu rendeliyor vanilyasını ekliyoruz.Unumuzu ise eleyerek azar azar ilave ediyoruz.Elediğimiz unun üzerine k.tozunu döküp çırpıyoruz.Bu aşamada mikser kullanmayıp kaşık yardımıyla çırpmaya devam ettim.Koyu kaşıktan pek dökülmeyen bir kıvama sahip olan hamurumu yağladığım düz tepsiye döküp önceden ısıttığım fırına sürdüm.Yaklaşık 180 derecede 10 dakika turbo fırında kabardıktan sonra ısıyı 160 a düşürerek pişirme işlemine devam ettim.İlk 20 dakika açmıyoruz.Sonrasında kürdan yardımıyla kontrol edebiliriz.

AFİYET OLSUN...
 

10 Ekim 2015 Cumartesi

Çay Sofrası...Kızlarla Kız Kıza... :)


Selamlar ve sevgiler herkese,
Bir çay daveti sofrası daha...
İçinde bol muhabbet bol kahkaha olan sıcacık ve sevgi dolu bir sofra...

Hastaneden kız arkadaşlarımla epeyden beridir bir araya gelelim diye sözleşip duruyorduk.Özellikle Asistanlarımızdan Neslişin Berkayımla muhabbeti herkeslerce bilinir.Berkay Koza anaokuluna gittiği zamanlarda Neslişi görmeden onu öpüp saçlarını okşamadan keşe gitmezdi..O zamanlar Berkayla birlikte gelip giderdik işe.O kreşe ben ise işe.Ahh ah yavrucuğum 28 aylıktan beri yollarda...


İşte iş arkadaşlarımdan Neslişle muhabbeti de bu geliş gidişlerde geliştirdi.Neslihan ablası hayran oğluşumun huyuna husuna,sakin yapısına,meraklı oluşuna,soruları cevaplayışına...Berkay da sanırım güzelliğinden mütevellit pek bi bayılırdı Neslihan a...

Beni kıskandıracak derecedeydi hatta Neslihan ablasına ilgisi söyleyeyim.Yanak yanağa koyar Neslihanın o simsiyah uzun dümdüz saçlarını eliyle okşar bir de öperdi üstelik.Hatta o dönemlerde benim saçımın neden Neslihan ablasınınki gibi düz olmadığını parmaklarının arasından akmadığını sorgulardı. :(( Vallahi üzülürdüm o aralar.

Eski kreşimize gitmeyeli 1,5 sene oldu.eh haliyle de Neslihan ablası Berkay ı çok özledi.Hem Berkay ı görmek hem muhabbet etmek adına Neslihan Çiğdem Ve Ayşe ziyaretimize geldileeer...

İyiki geldiler.Bol muhabbetli, bol eğlenceli bi gün geçirdik beraberce...


Kızlar için minik hazırlıklarım oldu elbette...Onlar da pastayla gelince Berkay a doğumgünü gibi oldu.Mumları üfleyen Berkay pek eğlendi.Güzel bir günün ardından kızları uğurlayıp,çayımızı tekrar ısıtıp Ayşecikle bahçeye oturmaya indik.Çünkü kızkıza vakit geçiricez diye beyleri bahçeye atıvermiştik.Onlar çay muhabbetini aşağıda yaparken biz kızlarla evde kaynattık.Sonrasında da bahçede ailece oturup sohbete devam ettik.


Davet Masasında Olanlar
Çatlak kurabiye (ilk deneyimimdi.Bir sonraki yapışımda fırında kalma süresini kısa tutucam.Çok kuru oldular)
Sigara böreği  (domatesli biberli peynirli kaşarlı)
Galeta unlu poğaça (patatesli)
Sakızlı muhallebi
Kısır
Islak kek (dolapta unuttuğumuz için masada görünmüyor.Sonradan hatırlayıp getirdik)
Makarnalı rus salatası
Ayşenin poğaçaları :)
Kızların hazır yaşpastası :)

afiyet olsun...

26 Eylül 2015 Cumartesi

Kara Erik Reçeli

mintiden sevgiler

Reçellere yeni yeni alışıyorum diyebilirim...
Bu konuda profesyonel olduğum söylenemez ama en iyisini deneyip bulma konusunda gösterdiğim çaba ise küçümsenemez bence.Örneğin geçen sene adını hatırlamadığım bir siteden aldığım bir tarif üstüne şeftali ve kara erik reçeli denemiştim.Reçellerim bu sene bile hala aynı tazeliğini koruyor bozulma yada şekerleme olmadı;
 Ancaaaaak:

Tarifte bir kg meyveye 1 kg toz şeker yazdığı için ben de aklımı kullanmak yerine tarifi birebir uygulamıştım.
Sonuç mu?
 Kıvamı harika ama şekerli mi şekerli bir reçel...

Ben de eşim de aşırı şekerli reçelleri sevemiyoruz.Bu nedenle ben geçen yıl yaptığım gibi birebir ölçü kullanmıyorum.Bu yıl Vişne reçelimi de Kara Erik reçelimi de az şekerle yaptım.Sonuç daha ekşimsi şekeri az bir reçel.Ve bence meyvenin kendine has aroması daha fazla geliyor.

AMA KESİNLİKLE KİMSEYE İLLE DE BU ŞEKİLDE YAPIN DEMİYORUM...

Sizler bildiğiniz tariflerden vazgeçmeyin.Ancak aranızda benim /bizim gibi daha şekersiz reçel sevenler varsa onlar deneyebilirler...

 Nasıl Yaptım:

Yaklaşık 1,2 kg (1200gr) kadar kara eriğim vardı evde. Onları bi güzel yıkayıp çok küçük olmayacak şekilde dilimledim.Bir tencereye koydum.Üzerine yaklaşık 1,5 su bardağı kadar toz şeker ilave ettim.Kapağını kapatıp bir gece beklettim.Ertesi gün yeterince sulanan tencereme birazcık daha yani yarım su bardağı kadar daha su koyduktan sonra ocağa aldım.Kaynatmaya başladım.Erikler pişince kevgir yardımıyla bir tabağa çektim.Kalan sıvı kısmını kaynatıp koylaştırma işlemine devam ettim.Bu aşamada tencerenin dibinde çok su kalmadı ama yaklaşık 1-1,5 su bardağı kadar olan bu sıvı kısmı koyulaştırmam gerekiyordu.O yüzden içine yarımdan fazla olan bol sulu limonumdan sıkıp iyice kaynattım.Eğer erikler içindeyken kaynatmaya devam etseydim eriklerim marmelata dönerdi.Şekil bozuklğu yaşanabilirdi.Bu nedenle erikleri ocaktan alıp kalan kısmı koylaştırdım.Kıvam kazanan sulu kısıma tabağa çektiğim erikleri ilave ettim tekrar.5 dakika da bu şekilde kaynattıktan sonra ocaktan alıp kavanoza koydum ve sıcağıyla kapağını kapatıp ters çevirdim.

Kendime Not:
-Şeker oranı yüksek olmadığından koyulaşma işlemi biraz uzun sürdü endişelenecek bir husus yok.

-Yani birebir tarifle reçel yapmak her halükarda daha kolay bence.çünkü şeker bol olduğundan kıvama daha kolay geliyor.Ancak eşim çok koyu ve çok şekerli bir reçel istemiyor. 
(Herşey onun için )
 Bu nedenle benim denediğim tarif daha cıvık akışkan bir yapıya sahip ve daha ekşi.Ağza ilk gelen aroma eriğin tadı ve ekşiliği sonrasında ise reçelin şekerli yapısı...
Yarımdan fazla limonu korkmadan sıktım.Limonu bol kullanabilirsiniz...

-Geçen sene de yaptığım gibi içerisine 4-5 adet ayva çekirdeği attım.Ayva çekirdeği jölemsi bir kıvam kazandırmakta...

AFİYET OLSUN...


Vişne Kompostosu...




Kış hazırlığı yapılır da kompostosuz olur mu?
Elbette olmaz.Kompostoları pek sevemediğimden ev ahalisine de pek ısrarlı davranamıyorum.Açıkçası kırk yıl komposto içmesem eksikliğini hissetmem.Birçok evde ise baş tacı yapılır.Kışın ve özellikle ramazan ayının vazgeçilmezi haline getirilir ki buna da saygım sonsuz elbette.Benim kompostoyla ilişkim tamamen çocukluğuma dayanıyor esasen.Yani çocukluğuma inmek lazım sanırım :) :))

Cidden çocukluğumda kompostonun özellikle kışları kayısı hoşafının eksik olduğu günü bulmak neredeyse imkansızdı.Babaannem içine elma armut kurusu yada üzüm kurusu da atardı muhakkak.Ama ben hep suyundan içer posalı kısmını hiç mi hiç sevmezdim.Ne kadar değerli oysa bağırsak ve bağışıklık sistemi için değil mi???

...Çocukluk işte...

Şimdiler de ise oğluma iç diye ısrar etmiyorum ama arada meyve suyu niyetine içip vitamininden nasiplenmesini de istemiyor değilim...


Yapılışı:  anlatmaya gerek görülmeyecek kadar basit,hemen herkesin rahatlıkla yapabildiği,yapıverdiği, bilmeyenin kalmadığı ama bilmeyenler için ise inanılmaz kolay ve pratik açıkçası...

Vişnelerimi saplarından ayıklayıp misler gibi birkaç suda yıkıyorum.Kaynatılmış kavanozlarımın içine aldığı kadar vişneyi dolduruyorum.Tüm kavanozların üzerlerine tek tek 1er yemek kaşığı toz şeker ilave ediyorum.Hatta bazen daha az bile koyuyorum şekerini.Sonrasında ise kalan boşlukları dolduracak kadar içme suyu (damacanadan)dolduruyorum.Eşim kapaklarını sıkıca kapatıyor.Genişçe bir tencereye kapakları alta gelecek şekilde yerleştiriyor kavanozların yarısından fazlasını geçecek şekilde de soğuk çeşme suyu ilave ediyorum.Ocağa indirip kaynamasını bekliyorum.Kaynamaya başladıktan sonra yaklaşık 15 dakika kaynatıp altını kapatıyorum.Kapakları aşağıda kalacak şekilde baş aşağı bir vaziyette bir beze sarıp dinlendiriyorum.Ertesi günü ters çeviriyorum ve kiler dolabıma yerleştiriyorum.

Hem pratik hem eğlenceli bir iş...

AFİYET OLSUN...


 

Semizotlu Kabak Konservesi





Selamlar Herkese...
Yeni bir kış hazırlığı daha..
Bu konserveyi ilk kez deniyorum.Deneyen var mı araştırmadım açıkçası.Ancak tamamen kendime özel yaptığım bu yemeği kışın da tatmak istedim.Bakalım yazın yediğim kadar leziz olacak mı?Ya da bozulacak mı?Tamamen deneme...
Eğer bu kış memnun kalırsam buraya not yazarım güncellemede bulunurum merak etmeyin :)




Malzemeler:
 1 kg kabak
1bağ semizotu
2-3 kg domates
2 diş sarımsak
tuz ve çok az sıvıyağ

Yapılışı:
1-Domateslerin kabuklarını soyup çok az sıvıyağ koyduğum tencereye ilave ederek pişirmeye başladım.Onlar suyunu çekerken kabuklarını soyup orta irilikte doğradığım yeşil kabakları ilave edip karıştırdım.
2-Diğer taraftan ayıklayıp yıkadığım semizotlarını da doğrayıp kabak ve domateslerin üzerine ilave ettim.Karıştırıp kapağını kapattım.

3-Biraz piştikten sonra tuzun attım, sarımsakları da minik doğrayarak ilave ettim,karıştırdım ve kavanozlara doldurdum.Kapaklarını da kaynattım kavanozların ve hemen sıkıca kapatıp ters çevirdim..

NOT:
-Pazara gitme fırsatım olmadığından ayaş domatesleriyle değil market domatesleriyle yaptım.Renginden de belli olacağı üzre..Seneye muhakkak ayaş domatesleriyle yapmayı düşünüyorum.

-Ben satılan semizotundan kullanmadım.Bahçemizde istemediğimiz kadar semizotu bulunduğundan tazecik tazecik bahçeden toplayıp doğradım,bilginize.Markettekiler daha iri ve yeşil yapraklı oluyor.Ve bekletmeye yıkamaya hiiç dayanıklı değil hemen kötü oluveriyor.Bahçemizdeki semizotu ise kendiliğinden yetişiyor.Biz ekip yetiştirmedik.Bahçenin en istemediğimiz yerinde bile yetişiyor.Çünkü semizotu çok arsız bir bitkidir.Tohumu yanlışlıkla nereye dökülse hemen oracıkta bitiverir.Daha minik yapraklı ve kırmızımsı-kızılımsı sapları vardır.Bu yaz bol bol semizotu yedim omega değerinden mütevellit :) 

-Dilerseniz yaptığım bu konservenin yemek şeklindeki yapılışına buradan
ulaşabilirsiniz... 

-Domates kabak ve semizotu miktarlarını kesinlikle damak tadınıza göre artırıp azaltabilirsiniz.Ben yoğun semizotu sevmediğimden normal doğradım.Yani bol domatesli normal kabaklı ve daha az semizotlu yapmayı tercih ettim.Siz de nasıl arzu ederseniz o miktarları ekleyebilirsiniz konservenize.. 

AFİYET OLSUN...



22 Eylül 2015 Salı

Kislik Menemen Konservesi



Ve elbette kış hazırlıklarımızın vazgeçilmezi menemen...
Geçen yıldan kalan menemenimiz olduğu için çok da fazla yapmak istemedim.5-6 kavanoz çıkıverdi bu sene.Yine her yıl ben yağsız yapardım.Biberleri kızartmaz biberle domatesi aynı anda tencereye koyar suyunu çekinceye kadar bekler kavanozlara doldururdum.

Bu yıl değişikliğe gittim.Bi sebep var mı?? ne bileyim?? Kışın kavanozu açıp tavaya aldığımda yazdaki o lezzeti çok da elde edemediğimi düşünüyorum.Bu düşüncemde yalnız mıyım acaba ?diye sorarken etrafıma,pekte yalnız olmadığımı farkettim.Sorduğum kişiler kavanozu açtıklarında yazın aldıkları o şahane lezzeti alamadıklarını söylediler.
İşte bu nedenlerden dolayı hem menemensiz kalmamış hem de çok abatmamış oldum.Bence bizim eve yeterli bu yıl 5-6 kavanoz......
Bu yıl nasıl yaptığıma gelecek olursak:


Bildiğiniz üzre iki cins domates vardır menemen yapımında kullanılan.Ben 7 kg soldaki sulu ve daha lezzetli olan domatesten,4 kg da sağdaki daha susuz,diğerine göre biraz daha lezzetsiz lakin daha etli olan "yumurta domates"ten aldım.


Sulu olan normal domatesleri soyma işiyle uğraşmadım.Yıkayıp rendeleyip (rendelerken kabuğunu çöpe atıyoruz) direk tencereye koyup altını açtım.Çok sulu olduğundan önce bu domateslerin biraz suyunu çektirdim.Bu arada yumurta domates dediğimiz diğer domatesleri soyabilmek için alt kısımlarına bıçakla bir çizik atıp kaynamakta olan su dolu tencerenin içine bırakıp birkaç dakika kaynattım.Çatalla domatesleri bir kaba çekip soğuduktan sonra kabuklarını soydum.ve salata tahtasında doğrayarak diğer kaynayan sulu domateslerin üzerine ilave ettim.Kaynatarak sularını çektirme işine devam ettim.
Yumurta domatesler daha kalın bir kabuk yapısına sahiptirler ve kesinlikle kabuklarıyla yemeklerde kullanılmazlar.Diğer domatesler bazen kabukla doğranabilir yemeklere,yemeğine göre değişir :) .Çünkü incedir kabukları.


Dedikten sonra suyunu çekinceye kadar domatesler kaynarken tencerede hafif acılı kıl biberleri doğrayıp geniş bir tavada az yağda hafif kızarttım.Dediğim gibi geçen senelerde yağsız yapardım ancak bu sene biberleri hem biraz daha irice doğradım hem de yağda hafif kızarttım.Ve üstelik domatese ilave etmedim.Kızaran bibeleri bir kaba çektim.Kavanozları kaynar sudan geçirdikten sonra dibine biberlerden koydum üzerine kepçeyle domatesten ilave ettim.yeniden biber yeniden domates koyup en son kaynamakta olan kapağını takıp eşime sıkıca kapattırıp hemen ters çevirdik.ve 24 saat bu şekilde dinlendirdim.Bu arada elbette menemene tuz atmayı unutmuyoruz.Ben domatese tuz attım.Bibere gerek yok aynı yerde buluşuyorlar zaten...

:)

Böyle işte.Bu yıl menemenleri bu şekilde yaptım.Kışın afiyetle sağlıkla yeriz inşallah...Sizlere de fikir olur diye düşünüyorum...
sevgilerimle...
Afiyet olsun...

Yeşil Fasulye Konservesi...

  

Selamlar herkese
Ben genelde faslyeyi her yıl kış hazırlığı olarak dondrucuya atardım.Fasulyeleri yıkayıp ayıklayıp doğrayıp çiğden poşetlerdim.Bazı poşetlerin içine kış domatesini kullanmak istemediğimden kabukları soyulmş domates de ilave ederdim.Kışın dondurucudan çıkarıp bi güzel pişirirdim.Yani hiç bir işleme tabi tutmadan şoklamadan haşlamadan direk çiğden atardım dondurucuya.Dilerseniz sizler de benim her sene yaptığım bu yöntemi güvenle uygulayabilirsiniz.

Ben bu yıl neden konserve işine girdim.Çünkü dondurucumda hiç yer kalmıyor ve fasulyeler çok yer işgal ediyordu.Bu nedenle bu sene konserve yapmayı daha uygun buldum.

Peki nasıl yaptım fasulye konservemi??

Özellikle bi siteden tarif almadım.Biraz kayınvalidemin biraz da annemin yapımından ilham aldım diyebilirim.Net ölçü verebilecek miyim onu da bilmiyorum ama bunu deneyeceğim en azından.Nasıl yaptığımı buraya yazmak istiyorum çünkü çoook leziz oldu seneye de unutmayıp aynısını yapmak istiyorum...

Malzemeler:
2 kilo fasulye tazecikten
5kg domates
1 küçük soğan
5-6 yeşil biber hafif acılı
tuz

Yapılışı:

1-Fasulyelerimi kayınvalidem ayıklamıştı sağolsun.Sonrasında ben onları yıkayıp doğradım.Aradaki sert fasulyelerin dışını almayıp içlerini çıkardım sadece.

2-Büyükçe bir tencereye biraz sıvıyağ koyup küçük bir soğan doğradım.Birkaç kez çevirdikten sonra üzerine fasulyelerimi ilave edip karıştırdıktan sonra kapağını kapattım.Yeşil biberleri küçük küçük doğrayıp üzerine ilave ettim.Ve bu arada domateslerimi soyup doğrama işine giriştim.doğradığım domatesleri üzerine ilave edip ara ara karıştırdım.Kapağı hep kapalıydı unutmayalım pişerken buharın gücüne ihtiyaç var.
3-Faslyeler pişerken ben diğer yandan başka bir tencerede soyup doğradığım domatesleri pişirmeye devam ettim.Çünkü çok nazik olan fasulyelerim ben domatesleri soyup doğrayana kadar hemencecik pişivermişti.Üzerine tekrardan domates koyup pişirseydim çoook pişmiş olacaktı.Bu nedenle biraz kendime iş çıkardım fasulyenin altını enn kısığa getirdim ve domatesini ayrı tencerede pişirdim.

4-Kaynar sudan geçirdiğim kavanozlara pişen fasulyeleri dondurdum.üzerindeki bosluğu da kaynayan domatesle doldurup kapagını eşime sıkıca kapattırdım.

NOT:
-Küçük bir tencerede kavanoz kapaklarını kaynatıyordum bu işlemler esnasında.eşim maşayla alıp hemen sıkıca kapattı kavanozları sağolsun (Benim baş yardımcım elim ayağım canyoldaşım olur kendileri :) ...
-Gelecek seneye kendime not bence biraz daha az pişirmeliyim.bu yıl tamamen pişiverdiler hatta artan fasulyeleri afiyetle yedik yemekte.Açıldıktan sonra bi tık daha kaynama payı bırakmak adına birazcık az haşlansın minticim :)))
-Kesinlikle salçaya gerek yok kışın,enfes kırmızılıkta oldular zira.
-Heralde galiba sanırsam bir çay bardağına yakın sıvıyağ ilave etmişimdir.Tam ölçü veremiyorum canlar çünkü genelde göz kararı koyuyorum.Yada biraz koyuyorum iki pişiyor bi sonraki karıştırmamda gözüme yağı az geliyor azıcık daha dolaştırıyorum.Bu nedenle bana kızmayın siz de kendinize göre ayarlayın.ama yine de çok katmayın çünkü konserveyi açtığınızda da ilave edebilirsiniz ısıtırken...SEVGİLER...

AFİYET OLSUN...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...